2017: En iyi 50 film

2017: En iyi 50 film

İşte Bant Mag. ekibinin dünyada ilk kez 2017 yılı içerisinde vizyona girmiş ya da festival prömiyerini gerçekleştirmiş filmler arasından seçtiği en iyi 50 film!

Yazı: Melikşah Altuntaş – Değerlendirme: Bant Mag. ekibi

50

50. WONDER WHEEL
Her yıl bir film geleneğini, bu yıl da Kate Winslet, Jim Belushi ve Justin Timberlake’li dönem filmiyle sürdüren Woody Allen, her zamanki muzip kaleminden nasibini almış senaryosu, güçlü kadın kahramanı ve Vittorio Storaro imzalı muazzam sinematografisinden güç alan bir filmle karşımızda.

49

49. AUS DEM NICHTS (IN THE FADE)
Fatih Akın’ın, dünya prömiyerini gerçekleştirdiği Cannes Film Festivali’nden, –tüm filmi neredeyse tek başına sırtlayan– Diane Kruger’a En İyi Kadın Oyuncu ödülü getiren son filmi, korkunç bir trajedinin ortasına bıraktığı kahramanına üç aşamalı bir geride kalma süreci yaşatan, etkileyici bir dram.

48

48. THE BIG SICK
Yılın en dikkate değer Amerikan bağımsızlarından biri olan The Big Sick, Pakistan kökenli Amerikalı komedyen Kumail Nanjiani’nin tam da bu etnik varoluşun etrafında gelişen, yarı-otobiyografik senaryosundan eğlenceli bir dramedi çıkarmayı başarıyor. Holly Hunter ve Ray Romano’nun nefis performansları da cabası. 

47

47. MOBILE HOMES
Küçük yaşta anne olan ve hayatına, peşinden sürüklendiği sevgilisiyle birlikte ufak hırsızlıklarla yön verebilen evsiz bir kadının kurtuluş mücadelesini, etkili ve kuvvetli bir sinema diliyle karşımıza getiren Vladimir de Fontenay takip edilesi yönetmenler listesindeki yerini alırken, bu yıl Kanada’dan çıkan belki de en iyi filme de imza atmış oluyor.

46

46. GOD’S OWN COUNTRY
İngiliz Brokeback Mountain olarak formülize edilerek yıl boyu kulakları epey çınlatılan bu yürek ezen gey romansı, yolları Yorkshire’da bir çiftlikte kesişen iki genç erkeğin, birbirleri sayesinde çözülen kilitlerini, büyüleyici bir görüntü yönetimi ve başarılı performanslarla karşımıza getiriyor.

45

45. WONDERSTRUCK
Son başyapıtı Carol’dan sonra, bir önceki filminin üstüne çıkmakta zorlanan Todd Haynes, oldukça güç bir fikir ve son derece zor bir senaryonun altından başarıyla kalktığı filminde, benzer kader bağlantılarına sahip iki çocuğun, 50 yıl farkla akan hikâyelerini, paralel bir kurguyla anlatıyor ve etkileyici bir (sözsüz) filme imza atıyor.

The_Rider_-_Poster

44. THE RIDER
İki yıl önce Songs My Brother Taught Me ile başarılı bir çıkış yakalayan, Amerikan bağımsız sinemasının genç yönetmenlerinden Chloe Zhao’ya, bu yıl Cannes Film Festivali’nin Yönetmenlerin On Beş Günü bölümünde büyük ödülü getiren son filmi, genç bir kovboyun kimlik arayışına odaklanan lirik bir dram.

43

43. SUPER DARK TIMES
Vahşi, özgün ve beklenmedik… Geçtiğimiz yılın sürpriz bağımsız hitlerinden biri olan Super Dark Times, ölümle sonuçlanan bir kazanın yoldan çıkardığı bir grup ergenin arasında gezinen, Stand By Me ve It gibi klasiklere referanslarla dolu, atmosferik ve yüksek tansiyonlu, nostaljik bir gerilim filmi.

42

42. LAST FLAG FLYING
Boyhood gibi iddialı bir filmin ardından yeniden ufak bağımsız filmlere dönüş yapan Richard Linklater’ın, 30 yıl sonra hüzünlü bir yolculuğun buluşturduğu üç eski denizciyi merkez aldığı filmi, 1973 yapımı Hal Ashby harikası The Last Detail’ın da resmî olmayan bir devam filmi niteliğinde. Özellikle Bryan Cranston ve Steve Carell’ın nefis performansları için dahi izlenmeye değer.

41

41. BEACH RATS
Çevre baskısı, kimlik mücadelesi ve “arkadaş” olarak tanımlamadığı tanıdıkların üzerinde yarattığı gerilim duygusuyla mücadele eden genç bir erkeğin, karanlık cinsel keşif öyküsü Beach Rats, ilk filmi It Felt Like Love’la dikkat çeken yazar yönetmen Eliza Hittman’ı sinemaseverlerin radarına sokacak kadar güçlü bir ikinci film.

40

40. DUNKIRK
Christopher Nolan’ın final sürprizine yaslanan, gizem yüklü senaryolardan bir yenisiyle karşımıza çıkmak yerine, seyircisini öykü anlatımını ikinci plana atan, kocaman ve çıplak bir savaş meydanının orta yerine attığı son filmi Dunkirk, işçiliğiyle hayran bırakan bir reji harikası.

39

39. THE SHAPE OF WATER
Yaşayan en yetenekli yönetmenlerden Guillermo Del Toro’nun masalsı bir anlatımla bezediği, canavarların ve üzücü geçmişlere sahip kahramanların cirit attığı klasik anlatılarına bir yenisini eklediği son filmi, formül hissine rağmen, büyüsüne kaptırmayı başarıyor. Venedik Film Festivali’nden Altın Aslan ve potansiyel En İyi Film Oscar’ı da cabası.

38

38. JUSQU’A LA GARDE (CUSTODY)
Yılın en dikkat çekici ilk filmlerinden biriyle Venedik’ten En İyi Yönetmen ödülü kazanan Xavier Legrand’ın yazıp yönettiği bu sinir bozucu dram-gerilim, şiddet eğilimli bir babayla özgürlük mücadelesi veren bir annenin boşanma süreci ve çocuklar üzerindeki psikolojik ağırlığını, sade ve sarsıcı bir anlatımla karşımıza getiriyor.

37

37. İŞE YARAR BİR ŞEY
Türkiye sinemasının en yetenekli kadın yönetmenlerinden Pelin Esmer’in, yerli edebiyatın en değerli isimlerinden Barış Bıçakçı ile beraber yazdığı ve tadına doyulmaz bir şiirsellikle bezediği son filmi, yalnızca yılın en iyi yerli filmi olmakla kalmayıp, son dönem Türkiye sinemasından çıkan en sarsıcı filmlerden birine de dönüşüyor. Başak Köklükaya ve Öykü Karayel ise tek kelimeyle harika.

36

36. LEAN ON PETE
Weekend ve 45 Years gibi nitelikli filmler ile Looking dizisiyle hayran kitlesini genişleten Andrew Haigh’in, bu yıl her nedense yeterince takdir edilmemiş olan son filmi Lean on Pete, yılın popüler temalarından “büyüme yazı” filmlerinden bir yenisini, dingin ve etkili bir sinema diliyle önümüze getiriyor.

35

35. UN BEAU SOLEIL INTERIEUR (LET THE SUNSHINE IN)
Sinemanın eşsiz kadın yönetmenlerinden Claire Denis, olgun bir romantik komediyle karşımıza çıkıp şaşırttığı yeni filminde, Juliette Binoche’un canlandırdığı ressam kahramanının hayatına giren duygusal ve sarsak ilişkiler arasında mekik dokuyor. Hüzünlü, huzurlu ve hayatın olağan akışında, enfes bir orta yaş komedisi kolay kolay önümüze gelmiyor.

34

34. STRONG ISLAND
Amerika’nın güneyinde, yıllar önce korkunç bir şekilde öldürülen erkek kardeşinin geride bıraktığı boşluğu onaramamış, olayın üzerini hızla kapatan güvenlik güçleriyle hesabını kapatamamış siyah bir Amerikalı genç kadının buz gibi adalet isyanı, yılın mağrur ve kalp deşen belgeselleri arasında yerini alıyor.

33

33. MUDBOUND
Dünya prömiyerini yaptığı Sundance Film Festivali’nden bu yana bolca övülüp ödüllendirilen Mudbound, İkinci Dünya Savaşı sonrasında kasabasına dönen iki adamın, Mississippi’deki ırkçı atmosferle sınanışını, enfes bir görüntü yönetimi, kusursuz bir oyuncu ansamblı ve Dee Rees’in çarpıcı rejisiyle buluşturuyor.

32. IT COMES AT NIGHT
İlk filmi Krisha ile dikkatleri üzerine çeken Trey Edward Shults, gerilim dozu bir hayli yüksek, psikolojik ağırlığı damarlarımıza doz doz verilen, atmosferik ve özgün bir salgın filmiyle karşımızda. Shults’ın reji meziyetlerini rahatlıkla sergileyip nasıl bir potansiyele sahip olduğunu kanıtlayan It Comes at Night, yılın en kayda değer gerilim filmlerinden.

31

31. BLADE RUNNER 2049
Türkiye’de gösterime giren kopyasında bazı çıplak bedenler ve bir sevişme sahnesinin akıl almaz bir biçimde kırpılması nedeniyle pek çok sinemaseverin sinemada görme şansı yok olan Blade Runner 2049, 1982 yapımı distopik başyapıta, yıllarca beklediğimize değecek bir devam filmi armağan edip gönülleri kazanıyor.

30

30. WESTERN
Kamerasını Bulgaristan kırsalında çalışmaya başlayan ve bir yandan da kasabalılarla dil engelli bir diyalog içine girmeye başlayan Alman teknik işçilerin arasında gezdiren Western, yılın kenarda köşede kalmış gizli cevherlerinden biri. Yapımcıları arasında Toni Erdmann’ın yönetmeni Maren Ade’nin de bulunduğu film, kuvvetli bir küçük kasaba epiği.

Listenin tamamını görmek için buraya tıklayarak Bant Mag. No:61’e ulaşabilirsiniz.

Benzer yazılar