2018’in dikkat çekmiş solo sergileri

2018’in dikkat çekmiş solo sergileri

Gazete Duvar, Sanat Dünyamız, K24 gibi pek çok mecrada karşımıza çıkan sanat eleştirmeni ve yazarı Kültigin Kağan Akbulut Bant Mag. için 2018’in kendisinde iz bırakan solo sergilerini seçti.

Yazı: Kültigin Kağan Akbulut
2018 listelerinin tamamını görmek için buraya tıklayarak Bant Mag. No:66’ya ulaşabilirsiniz.

Günler Üzerimize Yığılıyor - Nermin Er

“Günler Üzerimize Yığılıyor”
Galeri Nev İstanbul
Nermin Er*

“Kâğıdı bir heykel malzemesi olarak kullanan Er,  Günler Üzerimize Yığılıyor sergisinde soyut mekânlarını karşımıza getirdi. Dünyanın içinden geçtiği tuhaf zamanlarda hislerle dolaşabileceğimiz mekânlar…”

*İstanbul doğumlu Nermin Er, Mimar Sinan Üniversitesi güzel Sanatlar Fakültesi’nin heykel bölümünden mezun. 2004’den bu yana Galeri Nev İstanbul ile çalışan Er, 2018’in son sergilerinden olan Günler Üzerimize Yığılıyorile kâğıt ve mürekkebi birer malzeme olarak aldı ve yığılma, birikme, dağılma, toplama gibi düşünsel temalar üzerine odaklandı.

son çıkış - alican leblebici

“Son Çıkış”
Mixer
Alican Leblebici*

“Leblebici portre sevdasını, hiperrealist elini ve kavramsal düşüncesini Son Çıkış sergisinde bir araya getirdi.”

*Adıyaman doğumlu Alican Leblebici hiperrealist resimleri ve otoportreleri ile tanınıyor. Otoportrelere olan eğiliminin arkasında kendi kimliğinin izlerini keşfetme isteği yatan Leblebici’nin son solo sergisi “Son Çıkış” ise beden, sınır ve güvenlik politikalarına eğildi.

yok yerler - deniz aktaş

“Yokyerler”
artSümer
Deniz Aktaş*

“Aktaş, Yokyerler‘de doğa ve yıkımı, insan ve mekânı, temsil ve metaforu aynı kâğıt üzerine işledi. Bir kimliksizlik hali dediği Yokyerler oradan oraya sürüklenen insanlığın temsiline dönüştü.”

*Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi resim bölümü mezunu Deniz Aktaş, Yeditepe Üniversitesi Sosyal bilimler Enstitüsü’nün plastik sanatlar bölümünde yüksek lisans eğitimini tamamladı. İstanbul, Paris, Münih, Milano gibi şehirlerde karma sergilerde yer alan Aktaş’ın ilk kişisel sergisi Yokyerler insan yapımı konstrüksiyonlar ile doğa arasındaki görünür ve görünmez etkileşimler üzerinden mekânın kimliğini sorguladı.

erdoğan

“Şeylerin Ufku”
Sanatorium
Yunus Emre Erdoğan*

“Erdoğan, gittikçe yalınlaşıp tek bir nesneye varan desenlerinde nesnelerin öteki yüzünü açtı. “Şeyler”in potansiyeline metafizik bir bakışla yaklaştı.”

*2015’de Sanatorium’da açtığı Gizliden Sesler isimli ilk sergisinin ardından çeşitli karma sergi ve etkinliklere katılan Yunus Emre Erdoğan resim bölümünden mezun olduğu Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesinde yüksek lisans programına devam ediyor. Erdoğan’ın ikinci kişisel sergisi Şeylerin Ufku sanatçının hazır nesne ve füzen resimlerden oluşan bir yerleştirmesini sundu.

oculus - yusuf sevinçli

“Oculus”
Galerist
Yusuf Sevinçli*

“Sevinçli’nin siyah-beyaz analog fotoğraflardan oluşan sergisi imgeler, mekânlar ve metaforları şiirsel bir dille karşımıza getirdi. Daha önemlisi de serginin sonuna yerleştirdiği ‘fotoğrafçının odasıyla’ o şiirselliği bir anda yıkıverdi.”

*Seçkideki tek fotoğraf sanatçısı olan Yusuf Sevinçli İstanbul’da tamamladığı eğitiminin ardından İsveç’te belgesel fotoğrafçılığı üzerine bir ustalık sınıfına katıldı. Hem yurt içinde hem de yurt dışında pek çok galeride hem kişisel hem de karma sergilere katılan Sevinçli’nin yayınlanmış beş fotoğraf kitabı da bulunuyor. Sevinçli’nin ismini kubbelerin merkezinde bulunan küçük dairesel veya oval pencere ya da yuvarlak delik anlamına gelen, eski Roma’ya özgü mimari bir terimden alan sergisi Oculus çoğunlukla Fransa ve Türkiye’de çekilmiş siyah-beyaz analog fotoğrafları bir araya getirdi.

Sonsuz Küçük, Sonsuz Büyük - yüksel dal

“Sonsuz Küçük, Sonsuz Büyük”
Mixer
Yüksel Dal*

“Dal’ın Sonsuz Küçük, Sonsuz Büyük sergisine 2018’in sürprizi diyebiliriz. Dal, küçük çizimleriyle insanları, tanrıları, cadıları, büyücüleri zamansız bir noktaya taşıdı.”

*İnsan doğa ilişkisi (yerküre, uzay-zaman, sınırlar-yürüyüş) rastlantı-düzen, fantastik dünya, bilinç ve gelişim üzerinden yeni dünya tahayyülleri, varlık-hiçlik gibi kavramlara odaklanan Yüksel Dal, listenin en genç sanatçısı. Dal’ın ilk solo sergisi Sonsuz Küçük, Sonsuz Büyük sanatçının çizgiyi başlangıç noktası alarak etkisiyle spontan bir şekilde gerçekleştirdiği işlerinde ilkel ya da çağdaş figürleri, insanları, tanrıları, cadıları, büyücüleri, kralları, köleleri kendi belleğinden kâğıda aktardığı işlerden oluşuyordu.

2018 listelerinin tamamını görmek için buraya tıklayarak Bant Mag. No:66’ya ulaşabilirsiniz.

 

Benzer yazılar