37 İstanbul Film Festivali’nden Öne Çıkan 50 Film

37 İstanbul Film Festivali’nden Öne Çıkan 50 Film

Bu yıl 37.’si düzenenlenen ve İstanbul’un dokuz farklı salonunu 12 günlüğüne devasa bir festival coşkusuna boğacak olan İstanbul Film Festivali’nin programı açıklandı. Siz de muhtemelen katalogları aldınız, filmleri şöyle bir incelediniz ve bilet almadan hemen önce ufak bir kafa karışıklığıyla sınanıyorsunuz. Panik yok, Bant Mag. ekibi imdadınıza yetişiyor ve festivalin kaçırılmayacak filmlerini, ilgiye değer işlerini sıralıyor. Bergman klasikleri, yan bölümlerdeki diğer eski tarihli başyapıtlar, Ulusal Kısa ve Belgesel bölümlerindeki filmleri halihazırda radarınıza almışsınızdır düşüncesiyle, bu bölümler dışındaki taptaze filmler arasından 50 tanesini şöyle sıraladık:

Yazı: Melikşah Altuntaş

Olmazsa Olmazlar

You Were Never Really Here: Geçtiğimiz Cannes Film Festivali’nden beri Türkiye’deki gösterimi bir türlü gerçekleşemeyen muazzam Lynne Ramsay filmi, özgün kurgusu, düşmeyen tansiyonu ve kendine has derin hüznüyle enfes bir beyaz perde tecrübesi. Bu modern zamanlar Taxi Driver’ı, Bant Mag.’in 2017’nin en iyileri listesinde de Call Me By Your Name’in ardından 2 numaranın sahibi olmuştu.

iff_isleofdogs

Isle of Dogs / Köpek Adası: Wes Anderson imzalı taptaze bir stop-motion animasyon demenin bile izlemek için yeterli olduğu film, bir de geçtiğimiz Berlinale’nin en çok övülen ve festivalden En İyi Yönetmen ödülünü de kapan filmi olmasın mı, değmeyin heyecanımıza…

Transit: Son olarak muhteşem filmi Phoenix ile kalpleri bir kez daha çalan Christian Petzold’un, sinemasına hayran olanları yine mest etmeyi başaran son filmi, göçmenlik sorununa değinmesinin yanında, Petzold’un pek sevdiği kimlik meselesini de didiklemeye doyamayan bir film.

Western: Cannes’ın geçtiğimiz yılki Belirli Bir Bakış seçkisinin belki de en sağlam filmi olan Western, Almanya’dan Bulgaristan’a giden bir işçi grubunun yaşadıkları üzerinden, yabancı topraklarda varoluş meselesine dair çarpıcı bir seyirlik ortaya çıkarıyor.

iff_leanonpete

Lean on Pete: Önceki filmleri Weekend ve 45 Years’ın yanı sıra HBO dizisi Looking ile de kendine has bir hayran kitlesi elde eden pek yetenekli İngiliz yönetmen Andrew Haigh imzalı bu büyüme hikayesi, başrolündeki Charlie Plummer’ın performansıyla da göz dolduruyor.

The Rider: Geçtiğimiz Independent Spirit ödüllerine En İyi Film dahil beş dalda aday olan ve izleyicisini Amerikan bağımsız sinemasının köklerine doğru bir yolculuğa çıkaran bu meditatif seyirlik, Cannes’da Yönetmenlerin On Beş Günü ödülünü de kapmıştı.

iff_twarz

Twarz / Mug / Yüz: Bir önceki filmi Body ile Berlinale’den En İyi Yönetmen ödülü ve yüzlerce hayranla dönen Malgorzata Szumowska’nın şimdiden kariyerinin en iyi filmi ilan edilen bu son filmi, seyircisini Polonya’nın ilk yüz naklini geçiren kahramanının dünyası üzerinden tuhaf bir yolculuğa çıkarıyor.

Hannah: Festivale bir önceki enfes filmi Medeas ile de konuk olmuş Andrea Pallaora’nın, vicdani bir ikilemin ortasında kalmış yalnız bir kadını merkez aldığı son filmi, başroldeki usta oyuncu Charlotte Rampling’e Venedik’ten En İyi Kadın Oyuncu ödülü getirmişti.

iff_disobedience

Disobedience / İtaatsizlik: Şu sıralar hit filmi Gloria’nın Julianne Moore’lu bir Amerikan uyarlamasıyla uğraşan ve A Fantastic Woman ile taze bir Oscar’ın da sahibi olan Sebastian Lelio’nun, din ve cinsel dürtüler arasındaki ilişkiyi kurcaladığı filmi, başrollerde Rachel Weisz ve Rachel McAdams’ı buluşturuyor.

Skyggenes Dal / Valley of Shadows / Karanlıklar Vadisi: İskandinav sinemasına özel bir zaafı olan izleyiciler için, atmosfer olarak Let the Right One In’i andıran, ses bandı ise Kieslowski’nin filmlerine hayat veren meşhur besteci Preisner imzalı bu gergin ilk film, nevi şahsına münhasır bir çocukluk kabusu.

iff_Madeline’s Madeline

Madeline’s Madeline / Madeline Madeline’i Oynuyor: Amerikan bağımsız sinemasının en başarılı kadın yönetmenlerinden Josephine Decker’ın Sundance’de prömiyer yaptıktan hemen sonra Berlinale’de izleyici karşısına çıkan son filmi, ruhsal dengesizliklerle boğuşan bir ergenin tuhaf öyküsü.

The Miseducation of Cameron Post Cameron Post’a Ters Terapi: : Sundance’in bu yılki en büyük ödülünü kapan filmi, bir kızla öpüşürken yakalandığı için bir ‘düzcinselleştirme’ merkezine yollanan kahramanı Cameron Post’un burada tanıştıkları ve yaşadıklarına odaklanıyor. Başrolde Chloe Grace Moretz’i izlediğimiz filmde American Honey ile kalpleri kazanan Sasha Lane de yer alıyor.

Las Herederas / The Heiresses / Mirasçılar: Paraguay’dan çıkan bu çarpıcı ilk film, Berlinale’den başrol oyuncusu Ana Brun’e En İyi Kadın Oyuncu ödülünün yanı sıra iki ödül birden kazanmış bir dram. İki kadının zorluklarla mücadele ettiği 30 yıllık ilişkisine odaklanan film, Neredesin Aşkım? bölümünün de en iyilerinden.

My Generation: İzleyicisini, usta oyuncu Michael Caine’in rehberliğinde 1960’lar İngiltere’sinde tadına doyulmaz bir yolculuğa çıkaran bu eğlenceli belgesel, yönetmen David Batty’nin hareketli rejisi ve The Beatles’dan The Rolling Stones’a uzanan leziz ses bandıyla, kaçmaz bir deneyim vaat ediyor.

Aydede: Antalya’nın küçük bir köyünde E.T.’nin yerli versiyonu Badi’yi izleyip gaza gelen öfkeli bir ergen ve hem oğlu, hem başına bela olan bir miras, hem de başka birine kayan mahcup gönlüyle başı dertte genç annesinin buruk hikayesi, Türkiye sinemasında son yılların en etkileyici ilk filmlerinden birini müjdeliyor. Başroldeki sarsıcı performansıyla Ezgi Mola’ya dikkat.

iff_exlibris

Ex Libris: The New York Public Library Ex Libris: New York Halk Kütüphanesi: Gözlemci belgeselleriyle hayranlık uyandıran Frederick Wiseman’ın Venedik’ten ödül ve övgüler toplamış son filmi, New York’un simge merkezlerinden Halk Kütüphanesi’nin ritüellerini gözler önüne seren, anıt gibi bir belgesel.

Fang Hua / Youth / Gençlik: Geçtiğimiz yıl izlediğimiz I Am Not Madame Bovary ile rejisini konuşturan Çinli yönetmen Feng Xiaogang’in 1970’ler Çin’inde geçen son filmi, on yıllara yayılan bir aşk öyküsünü anlatıyor. Film, Çin’in bu yıl en çok izlenen filmi olmuş durumda.

Chien / Köpek: İnsanlıkla derdi, onu kendi bedeni ve ruhundan ayırıp bir köpekle bağ kurup adeta onun yerine geçmeye kadar varan bir adamın, dönüşüm hikayesini anlatan Fransız yapımı bu roman uyarlaması, geçtiğimiz Locarno Film Festivali’nin öne çıkan işlerinden biriydi.

iff_marlina

Marlina The Murderer In Four Acts / Katil Marlina: İlk gösterimini yaptığı Cannes Film Festivali’nin Yönetmenlerin On Beş Günü bölümünde, garip atmosferi, fişek gibi kurgusu ve güçlü rejisiyle öne çıkan bu Uzakdoğu western’i, intikam peşinde bir kadının hikayesini anlatıyor ve yer yer Kill Bill’i andırıyor.

Tuzdan Kaide: Berlinale’nin Forum bölümünde dünya prömiyerini gerçekleştiren bu kendine özgü ilk film, 25 yaşındaki Burak Çevik’in imzasını taşıyor. Festivalin hem Ulusal, hem de Uluslararası Yarışma’sında yer alan ve tüm oyuncu kadrosu kadınlardan oluşan film, kesinlikle herkese göre olmayan o özel sinemasal tecrübelerden.

iff_As Boas Maneiras : Good Manners

Fırsat Yaratıp Görülesiler:

Yukarıdaki 20 filmden fazlasının peşinde olanlar için en az üsttekiler kadar ilgiye değer bazı filmler de şöyle:

As Boas Maneiras / Good Manners / Görgü Kuralları
Ev / The Home
Drei Zinnen / Three Peaks / Üç Tepe
La Familia / Aile
Carre 35 / Plot 35 / Parsel 35
Marvin / Reinventing Marvin
L’atelier / The Workshop / Atölye
Pomiedzy Slowami / Beyond Words / Kelimelerin Ötesi
Pororoca
Sashishi Deda / Scary Mother / Korkunç Anne
Winter Brothers / Kış Kardeşleri
Yol Kenarı
Styx
Andid Edlilega / And Breathe Normally / Rahat Bir Nefes
Obscuro Barroco
Beast / Canavar

iff_touchmenot

Risk Almayı Sevenler:

Kan, revan, seks, şiddeti harlayan ve daha karanlık ya da deneysel sularda gezen, festivalin herkese göre olmayan ancak kesinlikle görülmeye değer filmleri ise şöyle:

Touch Me Not / Dokunma Bana
Lowlife / Sefil Hayat
Makala
Unsane / Saplantı
The Green Fog / Yeşil Sis
Holiday / Tatil
Caniba / Yamyam
Love Me Not / Sevme Beni
Dhogs / Köpuzlar

iff_gracejones

Meraklısına:

Özellikle müzik, sinema ya da başka sanatlara ilgi duyan, beyaz perdede farklı sanat disiplinleriyle haşır neşir işler izlemek isteyenler için kaçmaz bir liste:

Grace Jones Bloodlight and Bami / Karşınızda Grace Jones
Matangi / Maya / M.I.A.
Gri Değil, Siyah: Ankara Rocks!
Distant Sky – Nick Cave & The Bad Seeds Live in Copenhagen
24 Frames / 24 Kare

 

Benzer yazılar