Bant Mag. No:31’den // ”Müzikle ilişkim biraz kinetik”: Colin Stetson

Bant Mag. No:31’den // ”Müzikle ilişkim biraz kinetik”: Colin Stetson

Bir orkestraya bedel saksafon çalışıyla Tom Waits’ten Arcade Fire’a, Bon Iver’a eşlikçi olan Stetson ile Montreal’deyken bir pazartesi sabahı telefonda konuştuk.

Röportaj: Cem Kayıran – İllüstrasyon: Naz Tansel

Montreal’de yaşayan Colin Stetson için bir ‘’üflemeli çalgı uzmanı’’ demek az kalacaktır. Bir orkestra gibi çaldığı bas saksafonuyla hazırladığı nefes kesen solo albümlerinin yanı sıra Arcade Fire’dan Tom Waits’e, TV On The Radio’dan Bon Iver’e kadar birçok grup ve müzisyene eşlik ediyor Stetson.

Üç albümden oluşan New History Warfare serisinin son albümü New History Warfare Vol.3: To See More Light’ı geçtiğimiz yıl yayınlayan Stetson, bu yıl Sarah Neufeld’le yeni bir projeye başladı ve bir yandan da solo şarkılar yazmaya devam ediyor. Mayısın son haftasında Primavera Sound’da uzun bir süre için tek Avrupa konserini verecek Colin Stetson’la Montreal’deyken bir pazartesi sabahı telefonda konuştuk.

Bugünlerde neyle meşgulsün?
Mart ve nisanda birkaç turnem oldu. Mart ayında New York’ta yeni bir grupla çaldım. Sonrasında da Sarah Nufeld’le duo olarak turne yaptık. Önümüzdeki hafta Primavera Festivali’nde çalacağım. Genel olarak kendi başıma çalışıyorum ve bunun için zaman yaratmaya çalışıyorum.

Sarah Neufeld’le yeni bir projeye başladığınızdan bahsettin. Başka bir müzisyenle ortaklaşa bir çalışmaya başlarken neleri göz önünde bulunduruyorsun?
Bilmiyorum. Gerçekten vakit ve çabama değeceğini hissettiğim zaman başka insanlarla müzik yapıyorum. Yani ortada iyi bir sebep yoksa başka biriyle çalışmıyorum sanırım. Bu ender olan bir şey ve eğer o duo gibi bir şey yapıyorsam, bu yapılacak müzikte eşsiz bir potansiyel olduğunu hissetmemden kaynaklanıyordur. Genelde birlikte çalıştığım insanlarla da iyi anlaşırım. Bu da önemli olan başka bir şey. Birlikte zaman geçirmeyi sevmediğim biriyle bir proje üzerine çalışmak istemem.

Arcade Fire, Justin Vernon ve Tom Waits gibi onlarca harika isimle birlikte çalıştın şimdiye kadar. Kendi müziğin ve onların müziği arasında etkileşim görebiliyor musun?
Müziğim yapısı itibariyle Tom Waits’in müziğinden fazlasıyla ilham alıyor. Onun müziğini dinleyerek büyüdüm ve sonrasında onunla çalışmak, kendisinin müzik yapma biçimi gözlemlemek adına çok iyi bir fırsattı. Bir tiyatro gibiydi. Oradan edindiklerimi, kendime ait müzik yapma biçimine katmaya çalıştım. Ortada birtakım benzerlikler ve paylaşılan metotlar var sanırım. Vakit harcadığınız her şeyden, yapıyor olduğunuz müziklerden ilham almamanız imkânsız. Justin Vernon’la Bon Iver turnesinde çok fazla zaman geçirdik ve biliyorsun, benim son albümümde de birlikte çalıştık. Onunla beraber olmaktan çok keyif alıyoruz bana kalırsa. Melodi anlayışı, sabır ve bunun gibi şeyler paylaşılan şeylermiş gibi geliyor bana. Onların müziğinde ve benim müziğimdeki ortak değerler.

New History Warfare Vol. 3 yayınlanalı bir yıldan fazla oldu. Albümü dinlediğin zaman nasıl hissediyorsun? Üçlemenin sona erdiğini düşünüyor musun?
Üçleme kesinlikle sona erdi. Yaptığım şeyleri sonradan çok fazla dinlemem. Tabiî ki müziği sürekli çaldığım zamanları saymazsak. Müzikle olan ilişkim biraz kinetik ve hareketli. Şarkılar ve albümler zaten varlar. Ama konserlerimde, hepsi olmasa da büyük kısmı biraz değişiyorlar.


Röportajın tamamını okumak için buraya tıklayarak Bant Mag. No:31’e ulaşabilirsiniz.

Benzer yazılar