Bant Mag. No:40’tan // Yasemin Mori’yle şarkı şarkı ‘’Finnari Kakaraska’’

Bant Mag. No:40’tan // Yasemin Mori’yle şarkı şarkı ‘’Finnari Kakaraska’’

Kara deliklerden çıkıp Yasemin Mori’ye yeni albümü Finnari Kakaraska‘yı şarkı şarkı sorduk ve çınarların gölgesine uzandık. Berat Pekmezci çizdi. 

Uzak diyarlardan getirdiği hikâyelerini doğum gününde yayınlayan Yasemin Mori, üçüncü stüdyo albümü Finnari Kakaraska’yla kendi mağarasından kaçıp, dinleyicisiyle buluşuyor. Denizin, doğanın ve kadınların tüm güzelliği eşliğinde, dayatılanı değil inadına kendi oyununu oynayan Mori, neşeli görünen havasına rağmen aslında hüzün kokan hikâyelerini serbest çağrışımlı biçimde anlatmayı sürdürüyor. Yasemin Mori’ye Finnari Kakaraska‘yı şarkı şarkı sorduk, Kakaraska’dan inciler aldık.

Röp: Seçil Kalenderoğlu, İllüstrasyon: Berat Pekmezci

bant-40-mori_01 (1)

“Ellerimin Karası”Gecenin karanlığı çökmüş gökyüzünden karanlık sulara, peşine düşen güneşin mürekkebi gölgeler kimler? Neden acını dindirecekler?
Dünyadaki tüm acı, günahlar, varoluş sıkıntısı, evrimin yavaşlığı karşısında modern hayatın hızı, zihnin zıt kutuplar arasındaki seyahati, dualite… Buradaki tüm mücadele bitecek, hepsi geçici ve öğrenmek için var. Bu yüzden de çok değerli. Bir yandan, koca sonsuzluğun yanında insan bazı zamanlar çok ufak hissediyor. Oysa bedenini teslim ettiğin gün bütün evren yeniden senin olacak ya da sen tüm evren olacaksın. Huzur.

bant-40-mori_02 (1)

“Bitli KaptanAlmışız kuzeyin yıldızlarını arkamıza, koskoca bir denizde tüm yalnızlığımızda rahat bırakmayan “simsiyah ordular” gibi saldıran ah! bu bitler. Kurtulmalı mı onlardan yoksa (mümkünse) birlikte yaşamayı mı öğrenmeli?
Bitlerden kurtulamayanlar şarkı olur, beat’leri bol olur, kurtulanlar rahat yaşar! Ben bir bit eğiticisiyim, zora düşerseniz arayın!

bant-40-mori_03

“Avcı” – “Orman açıldı kutsal bir armağan gibi”Güç ve kibrin yola çıktığı yerde, “Kükredi orman dağıldı kuşlar, bulutlar ağlamaya devam etti.” Gerçekten de ava giden avlanacak mı sence?
Avlanıyor bence. Tüketen tükeniyor, büyük resimde her şey yerli yerinde. Hem geçen gün yavru bir fil, dişlerini ölçmeye yeltenen avcısının üzerine oturup, onu ezerek öldürmüş. Sadri Alışık’ın da dediği gibi bu da mı gol değil?

bant-40-mori_04

“Elim Tetikteİki ayağının bastığı kadar şu şehir içinde bir kara delik, girdap olmuş. Kimler gelsin seninle en dibe, kimler dursun durduğu yerde?
En dibe gidiyorsam kimseleri istemem yanımda…Yok öylemesine akıp gidiyorsam gönlümce, tüm dostlar benimle olsun.

Röportajın tamamı için buraya tıklayarak Bant Mag. No:40’a ulaşabilirsiniz.

Benzer yazılar