Bir komün hayali üzerine soluksuz bir konuşma: “Wild Wild Country”

Bir komün hayali üzerine soluksuz bir konuşma: “Wild Wild Country”

“Demokrasi madem çoğunluk kararı, o zaman burada nüfusumuzu iyice çoğaltalım, böylece burada daha evvel yaşayan insanlar kendilerini temsil edecek kişiyi seçme çoğunluğuna sahip olamasın…”

Sohbet: Berrak Tüzünataç, Melikşah Altuntaş – İllüstrasyon: Rajab Eryiğit 

Netflix’in 6 bölümlük belgesel dizisi Wild Wild Country, Sundance Film Festivali’ndeki prömiyerinin ardından online yayınına başladı ve tüm dünya gibi Türkiye’de de büyük ilgi uyandırdı. Diziyi çıkar çıkmaz izleyen Berrak Tüzünataç ve Melikşah Altuntaş, Osho’nun sıradışı komünü üzerinden soluksuz bir sohbete girişti.

Spoiler Uyarısı:
Wild Wild Country’nin altı bölümünü de izlemeden sohbeti okumayınız.  Diyalog, dizideki gelişmeleri açık etmektedir.

Berrak: Eee, dünden beri görüşmeyeli neler yaptın? Kendinden farklı diye komşunu zehirlemeye kalktın mı, anlat bakalım.
Melikşah: Aynen. Uyandım, elimi yüzümü yıkadım, dişlerimi fırçaladım, dedim ki komşu evlerdeki benden farklı yaşamları nasıl sonlandırabilirim, hemen içme suyuna zehir karıştırmak aklıma geldi.

Berrak: Evet, çok doğal bir refleks.
Melikşah: Yani gündelik yaşamda her zaman başımıza gelebilecek şeyler.

Berrak: Tabii ki, zaten insan anlamadan edemiyor… Ben ise şöyle yaptım, baktım, benden farklı yaşayan kim var diye. Ve çok tedirgin oldum. Hemen benim gibi yaşayan insanları onlara karşı örgütlemeye karar verdim. Nasıl?
Melikşah: Harika bir fikir gerçekten.

Berrak: Çünkü herkes benim gibi yaşamalı hayatım!
Melikşah: Hahahaha yani Wild Wild Country’nin temelini oluşturan zemin bu mantık, diyorsun.

Berrak: Yani, olayların başlangıcı bu değil mi sence de?
Melikşah: Aynen öyle hakikaten.

Berrak: Farklı hayatlar yaşayan insanlardan inanılmaz bir tedirginlik duymak.
Melikşah: Kendinden farklı olan her şeyden korkmak, onu değiştirme ve dönüştürmeye çalışmak, hiçbir şey yapamıyorsan yok saymak.

Berrak: Potansiyel tehlike olarak görmek. Ve en önemlisi üstüne alınmak ve sistemle en alakasız insanları bile kendisine karşı ciddi bir tehdit saymak… Hikâye oradan başlıyor ve tabii tehlike olarak görülen grup da kendinden geçiyor.
Melikşah: Onlar da zaman içinde gerçek bir tehlikeye dönüşüyor.

Sohbetin tamamını okumak için buraya tıklayarak Bant Mag. No:63’e ulaşabilirsiniz.

Benzer yazılar