Cannes 2015 günlükleri – 2

Cannes 2015 günlükleri – 2
Yarışma filmlerinin heyecanıyla hepten ısınan Cannes’da günü 5 filmle kapatmanın yorgunluğu ve mutluluğunu taşımaktayım…

Sabahın 08.30’larında Mad Max, ardından Tale of Tales, sonrasında ise Our Little Sister ile coşan 2.300 kişilik Lumière salonundaki smokin ve abiye şovdan uzakta Quinzaine’in (Director’s Fortnight) açılış filmi, Philippe Garrel imzalı In the Shadow of Women ile sabah 09.00’da başladı yazarınızın günü…

Garrel’in 6 dakikalık enfes bir direniş belgeseli ile açılan gösterim, Theatre Croisette’in perdesini süsleyen 35 mm. çekilmiş (ama ne yazık ki 35’den gösterilemeyen) In the Shadow of Women, eğlenceli ve açıldıkça açılan bir ilişkiler komedisi.
Dünün açılış filmi Catherine Deneuve ve Benoit Magimel’li Standing Tall ise duygu yüklü bir büyüme hikayesi arayanlara deva niteliğindeydi. Adeta Boyhood‘un hızlandırılmış bir versiyonu niteliğindeki film, tam bir festival gönülçeleni olduğundan, açılış filmi kararı tam isabet!
Markette Amerikan bağımsızları kovalamak için de doğru bir gün olduğunu düşündüğümden, uzun süredir merak ettiğim festival hitleri Nasty Baby ve hemen ardından şamatası bol Tangerine‘i art arda yapıştırmak boynumun borcuydu. Sebastian Silva’nın önceki filmlerindeki garipliklerine yenilerini eklediği Nasty Baby‘si, özellikle son 20 dakikada çığrından çıkan bir alternatif aile taşlamasıyken, Tangerine çığrından çıkmışlığın kitabını yazdı! Trans kahramanlarını Hollywood’un kirli sokaklarında, çılgın bir ihanet sarmalıyla koşturan ve mizah dozu bir an bile düşmeyen Tangerine salondakileri kahkahaya boğdu!

Cannes’da Türkçe film izleme keyfini yaşatan ve yine Quinzaine’de gösterilen Deniz Gamze Ergüven imzalı Mustang ise İnebolu’da geçen bir beş kızkardeşin baskı ve yasaklarla mücadelesine odaklanıyordu… Gerek senaryosu, gerek diyaloglarda çeviri Türkçe’siyle, anadilden bakıldığında yer yer saç baş yolduran filmi, Arcades Sineması’nı dolduran yabancı sektör profesyonellerinin pek sevdiğini söyleyebilirim. Tüm film boyunca verdikleri reaksiyonlarla bolca katılım gösteren seyirci, finale doğru kendisini filme epey kaptırmış görünüyordu. Filmle ilgili Cannes’daki yorumlar bir hayli olumlu bu Karadeniz işi Virgin Suicides için, darısı kısa film Salı‘nın başına.

Festivalde bugün

 
Festivalde bugün Yorgos Lanthimos’un The Lobster ve Woody Allen’ın Irrational Man‘i prömiyer yapacak. Ben bir gün geriden gelip Tale of Tales’i ve Un Certain Regard’dan Rams, One Floor Below ve An izlemeyi düşünüyorum. Takipte kalın!

image4 (1)

Benzer yazılar