Değişim müzikle başlar

Değişim müzikle başlar

9 Mayıs, yani bu çarşamba akşamı Babylon’da gerçekleşecek, Kalben, Ah! Kosmos ve kim ki o’nun sahne alacağı Değişim Müzikle Başlar konserinin gelirini şiddetle mücadele alanlarındaki çalışmaları için kullanacak olan iki önemli dernek bulunuyor: Şiddetsizlik Merkezi ve Cinsel Şiddetle Mücadele Derneği.

Röportaj: Yetkin Nural

Geçtiğimiz haftalarda iki derneğin de üyeleriyle yaptığımız kısa sohbetleri yayınlamıştık. Konsere günler kala ise derneklerle ortak çalışarak geceyi organize eden Melis Nots ve gece sahne alacak Kalben ve kim ki o’dan müziğin değişimdeki olası rolleri ve potansiyeline dair düşüncelerini istedik.

Müzik genel anlamda “eğlence” kavramıyla özdeşleştirildiği için, çoğu zaman hem dünyada hem de ülkemizde kolaylıkla “ciddi” adledilen konuların dışına itilebiliyor.  Türkiye özelinde müziğin toplumsal mücadele alanlarında desteklenmesinin, müzisyenlerin toplumsal alanda mobilize olmasının yaratacağı dönüşümler neler olabilir?

Melis Nots: Evet maalesef müziğin eğlence aracı olarak görülmesi sanatçıların toplumsal olaylardan uzakta görülmesine sebep oluyor.  Aslında daha derine baktığınızda her müzisyenin bir şekilde toplumsal değişime etkisi var. Belki her defasında bir etkinlik ya da toplumsal kampanya ile karşımıza çıkmıyorlar ama yazdıkları her şarkıyla, verdikleri her röportajla ya da konserleriyle bir şekilde bizleri etkiliyorlar.  Hayatınızdaki pek çok önemli anılara soundtrack olmuş şarkıları söyleyen bir sanatçının ağzından şiddete karşı bir şeyler yapmanın önemini duyduğunuzda işte değişim o anda başlamış oluyor. Müzisyenlerin bu tarz etkinliklere destek vermesi çok önemli olduğuna ve toplumsal desteği arttıracağına inanıyorum.

Etkinliğin isminin ortaya koyduğu bu düşünceyi konuşmak isteriz, sizin düşüncenizde toplumsal değişimin ve mücadelenin içinde müziğin ne gibi rolleri söz konusu? Bu etkinliği organize ederken öngördüğünüz temel kazanımlar neler?

Melis Nots: Kimi zaman kendimizi ifade etmek için kimi zaman da sadece dinleyip sakinleşmek için müziğe sarılıyoruz. İnsanlara onların kalplerine dokunan şarkılar yapan sanatçılar vasıtasıyla ulaşmanın çok etkili olduğunu düşünüyorum. Tabii bu kadar güzel işler yapan sanatçıların toplumsal değişimi önemsemesi ve buna katkı sağlamasının da büyük önemi var.  Yaptıkları müzikle toplumun beğenisini kazanmış farklı sanatçıların şiddetsiz bir dünya için bir araya gelmesi bile tek başına çok şey söylüyor. Bu etkinliği duyan herkes bu konsere gelemeyecek olsa da böyle önemli sanatçıların ve sevdikleri bir mekanın yanımızda olduğunu, değişimi başlatmak için bir şeyler yaptığını görmelerinin onlar çok anlam ifade edeceğine eminim.

Kalben: İletişim kurmak, gerçek sorunlara gerçek çözümler bulmak, yüzeydeki şiddetin altını dolduran sebepleri keşfedip; baskıyı, saldırganlığı, tehdidi ortadan kaldırmak için çabalıyoruz bu dönemde. Tecavüz, cinayet gibi ağır suçların kıskançlık ve aşk gibi kavramlarla örtbas edilmesine karşı duruyoruz. Yasal olarak hak görülmüş – yani eşler arasında – cinselliğin bile zorla yaşanmadığı, kadının insiyatif ve seçme hakkına sahip olduğu, bedeni üzerinden yargılanmadığı ve yok edilmediği günlerin özlemiyle üretiyoruz. Müzikle buluşma şansı yakaladığım ve şimdi yazdıklarımı da okuyan tüm güzel insanlara her seferinde üst kattaki kız çocuğunu ağlatmamaktan, kadın-erkek eşitliğinden, sevdiğini mülk edinmemekten bahsederek kendimce bir adım atıyorum özgür günlere doğru. Müzik, insanlar için ortak bir iletişim alanı var ediyor. O alanda edebiyat, sosyoloji ve sivil toplum da var. Aslında idealleri, özlemleri olan müzisyen kendi sözleri ve müziğiyle bir evren var ediyor ve o evrende insanların adil, eşit ve huzurlu yaşamaları için uğraşıyor. Müziğin saf olanı gösterme gücüne yaslandığım için şanslıyım. Saf insan olmanın peşinde müzikle yürümeye devam etmekten başka bir yola gerek görmüyorum. 

kim ki o: Sorgulamanın, ısrarcı olmanın, söz söylemenin “tanımlı” alanlardan çıkabilmesi bizce çok anlamlı. Belki de baskının yoğun hissedildiği ve her şeyin yukarıdan tanımlanmaya çalışıldığı zamanlarda daha çok… Hatta son konserimizin ardından bir dinleyicimiz bize “siz sahneye çıktığınızda daha müzik başlamadan bir söz söylüyorsunuz” dedi ve tabii ki memnun olduk, çünkü bu tam da en başından beri bizim var olmayı umduğumuz şey. Yani mücadeleyi büyütme, inanılan değeleri savunma, var oluştan ayrı bir yerde tanımlamamaya çalıştığımız alanlar. Bu kesinlikle sadece müzik değil, tüm üretim ortamları ve tüm sahnelerde aynı derecede önemli bizce. İki dernek de çalışmaları çok değerli ve önemli olan dernekler. Bu etkinlikle birlikte bir şey yapabilme fırsatı yakalamış olmak bizim için çok anlamlı. Bu arada biraz genele çekerek mücadelelerin salt kazanım üzerinden değerlendirilmesine şüphe ile yaklaştığımızı da eklemeliyiz. Bizim için güzel insanlarla birlikte bir şey yapmak, var olmak kazanımdır.

siddetsizlik-9mayis-V7[1] (1) (1)

Benzer yazılar