Etienne Jaumet ile ilk İstanbul konseri öncesinde konuştuk

Etienne Jaumet ile ilk İstanbul konseri öncesinde konuştuk

Bu akşam Kırım Kilisesi’ndeki özel performansı ile ilk kez İstanbullu müzikseverler ile buluşacak olan Zombie Zombie üyesi Fransız müzisyen Etienne Jaumet ile konser öncesinde kısa bir sohbet gerçekleştirdik.

Röp: Cem Kayıran

Fransız elektro pop ikilisi Zombie Zombie’nin üyesi olan Etienne Jaumet, solo olarak yayınladığı kayıtlarla da müzik dünyasında oldukça ilham verici çalışmalara imza atmıştı. Versatile Records’ın en önemli müzisyenlerinden olan Etienne Jaumet, yarın gece minimüzikhol’deki DJ seti kabinde olacak. 28 Mayıs Pazar günü Analog Kültür’ün katkılarıyla Kırım Kilisesi’nde bu kez canlı performansı ile sahnede olacak Fransız müzisyenle, İstanbul’daki performansları öncesinde efsanevi albümleri, gelecek planları ve dahasını konuştuk.

La Visite geçtiğimiz yıllarda yayınlanmış en iyi konsept albümlerden biri. Bu albümün yaratım sürecinde size ilham veren şeyler neler oldu?

Bu albümü hem düzenlemek, hem de kaydetmek için aslında birkaç hafta gibi bir zamanım vardı. Ben de ikisini aynı anda yapmaya karar verdim. Her şarkı için neredeyse birer gün çalıştım. Her gün gelip synthesizer’ımı bağladım, en basit melodilerden yola çıkarak ortaya çıkardığım şeyleri, üzerinde çok da düşünmeye vakit kalmadan kaydettim. Bir nevi yaratıcılığımın akmasına izin verdim diyebilirim. Her zaman kendimde bir şeyler denemeyi severim. Bu kayıt sürecinde yaratıcılığımı geliştirmeye çalıştım. Yani, bana ilham veren şey müzik yapabilme kapasitem oldu. Her yeni şarkı sonrasında, yeni bir şeyler yapmayı başarabildiğim için şaşırdım. Bu arada, bu süreç oldukça keyifliydi.

Syntesizer’larla ilk ne zaman ve nasıl karşılaştınız?  Sizin dikkatinizi çeken ilk synthesizer melodisini duyduğunuz anı hatırlıyor musunuz?  

Küçükken televizyon izlemeyi çok severdim. Çok fazla çizgi film izlediğimi söyleyebilirim. Chapi Chapo, en sevdiğim çizgi filmdi. Müziklerini ise Fransız müzisyen François De Roubaix yapmıştı. Analog synthesizer’ların altın çağı olarak da bilinen 80’lerde, henüz küçük bir çocuktum ve synth melodileri her yerdeydi. Bir şekilde bunlar kafamın içinde yer etti. 90’lara geldiğimizde synth’ler eski moda oldu. Ben de gidip bir dükkandan ikinci el bir synthesizer aldım.

İstanbul’da ilk kez konser vereceksiniz. Buradaki canlı performansınızla ilgili birkaç ipucu verebilir misiniz?

Emprovize çalmayı çok seviyorum, dolayısıyla her setim de birbirinden farklı oluyor. Başka bir deyişle, her defasında aynı şeyi çalamıyorum. Sahnede bilgisayar kullanmıyorum. Sadece birbirine bağladığımı analog synth’lerim olacak. Dolayısıyla, İstanbul’a getirebildiğim synth’lerle neler çalabiliyorsam, onları dinleyeceksiniz. Biraz deneysel sesler ve kulüp tınıları duyabilirsiniz… Analog ile akustik tınıların (vokal ve saksafon) birleştiği bir karışım gibi olacak.

Peki, sırada ne var? Yeni bir Etienne Jaumet veya Zombie Zombie kaydı beklemeli miyiz?

Yeni Zombie Zombie albümü bitti. Eylül’de Versatile Records’dan yayınlanacak. Bu albüm çok fazla zamanımı aldığı için, solo olarak bu sene bir şey yayınlayacağımı sanmıyorum. James Holden, Matias Aguayo, Superpitcher gibi isimlerle onların yakında yayınlanacak albümlerinde birlikte çalıştık.

 

 

Benzer yazılar