Hipnotize edici bir dizi tecrübesi: “The Handmaid’s Tale”

Hipnotize edici bir dizi tecrübesi: “The Handmaid’s Tale”

Henüz ilk bölümün ilk sahnesinden itibaren izleyicisini rahatsız edici bir dünyaya davet edip, hipnotize edici bir seyir tecrübesi yaşatan, BluTV’nin yeni dizisi The Handmaid’s Tale, kalp sıkıştıran müzikleri, gergin atmosferi ve diken üstünde izlettiği hikayesiyle sıra dışı bir dizi.

Yazı: Melikşah Altuntaş

Margaret Atwood’un bizde Damızlık Kızın Öyküsü adıyla yayınlanmış olan nefis romanı The Handmaid’s Tale’den 10 bölümlük bir uyarlama, geçtiğimiz ay Hulu’da, aynı anda bizde de BluTV’de yayınlanmaya başladı. Daha önce 1990 yılında Almanya’nın usta yönetmenlerinden Volker Schlöndorff imzalı, başrollerinde Natasha Richardson, Faye Dunaway, Robert Duvall’ın yer aldığı bir uyarlaması daha bulunan romanı, yenilikçi bir dille ele alan dizi uyarlaması, şimdiye dek televizyonun gördüğü en özel işlerden biri.

The Handmaid’s Tale’i özel yapan şeylerden biri dizinin, her şeyin önüne hazır şekilde sunulmasına alışmış olan televizyon izleyicisini, şoke eden bir ilk yarım saatle açılması. Dizinin kahramanı Offred’in bir kaçma kovalama sonrası yakalanması ve bir dönem atmosferine benzer bir yerde yeniden karşımıza çıkmasıyla devam eden ilk bölüm, distopik ve karanlık atmosferini çok geçmeden açık etmeye ve gizemli hikayenin ipuçları ufak ufak aydınlanmaya başlıyor.

Yayınlandığı dönemde tartışmalar yaratan roman, Margaret Atwood’un dindar kesimlerden tepki toplamasına yol açmış ve romanın distopik gerçekliği ile günümüz dünyasının gittiği muhafazakar yapı sıkça karşılaştırılmıştı. Bugünden bakıldığında da The Handmaid’s Tale’ın geçtiği karanlık gelecek, sanki yeterince özenilmediği takdirde, dünyanın da gittiği tutucu yerde yaşanacaklara benziyor. Bu bağlamda bir çeşit kehanetler bütünü olarak da ele alınabilecek metin, kadının varoluşsal problemleri ile toplumsal rolü üzerine de sağlam cümleler kuruyor.

screen-shot-2016-12-02-at-11-18-35-am

Medium, Eureka ve The 100 gibi gizemi bol fantastik yapımlarda imzası bulunan Bruce Miller’ın yarattığı karanlık dünya, The Handmaid’s Tale’ın her bölümünde önemli bir yönetmene teslim ediliyor. Amerikan bağımsız sinemasında sayısız filmin görüntü yönetmeni olarak karşımıza çıkan ve ilk filmi Meadowland ile dikkat çeken Reed Morano’ya teslim edilen ilk üç bölüm, seyircisini kısa süre bu tekinsiz atmosferin bir parçası haline getiriyor.

Başrolde Mad Men ve Top of the Lake ile televizyon dünyasındaki başarılarını Altın Küre ödülü ve çok sayıda Emmy adaylığı ile kanıtlayan Elizabeth Moss’un şahane bir performansa imza attığı The Handmaid’s Tale’in ünlü isimlerden oluşan bir oyuncu kadrosu mevcut. Shakespeare in Love, Elizabeth ve Enemy at the Gates ile yıldızlaşan Joseph Fiennes, Chuck, Dexter ve 24 dizileriyle tanıdığımız Yvonne Strahovski, Gilmore Girls’ün Rory’si Alexis Bledel, en son Looking’de izlediğimiz genç oyuncu O-T Fagbenle ve Amerikan bağımsız sinemasının parlayan yıldızlarından Max Minghella’nın başarılı performanslar sergilediği dizi, temmuz ayında açıklanacak Emmy adaylıklarında da kendine pek çok kategoride yer bulacağa benziyor.

The Handmaid’s Tale’i BluTV’den izleyebilirsiniz.
26handmaid3-master675 gallery-1484162813-s007c003-160914-r1kl

Benzer yazılar