İstanbul’da başlayıp İstanbul’da biten bir albüm: Ali Kuru’dan “Egzotik”

İstanbul’da başlayıp İstanbul’da biten bir albüm: Ali Kuru’dan “Egzotik”

Egzotik isimli uzun soluklu ve eklektik albümünü Londra merkezli plak şirketi Leng Records’tan geçtiğimiz yaz aylarında yayınlayan Ali Kuru, albümün hazırlık aşamalarına ve canlı performanslarına dair sorularımızı yanıtladı.

Albümde genel olarak kimi zaman aralara serpiştirilmiş, kimi zaman da daha ön planda olan ve buraya ait tınlayan doku ve nüanslar yer alıyor. Egzotik’in hazırlık aşamalarında sana ilham veren şeyler nelerdi?

Bölge, kıta ve janr gözetmeksizin uzunca bir süredir dünya müzikleri topluyorum. Ortadoğu, Güney Amerika, Pasifik, Asya, Balkanlar gibi… Müzik yaparken çoğunlukla bunlardan etkileniyorum diyebilirim.

İnternet çağında çok fazla rastlamadığımız, uzun soluklu bir kayıt Egzotik. Bir yandan da kendine has bir akışı ve hikaye örgüsü var. Farklı etkileşimler barındırmasına rağmen, Egzotik’teki bu bütünlüğü yakalayabilmek için özellikle üzerinde durduğun, dikkat ettiğin unsurlar oldu mu? Albümü belli bir konsept üzerine mi inşa ettin?

Giriş ve bitişi İstanbulla alakalı olsun istedim. Çünkü albümün yapım aşaması, hatta tüm çocukluk ve gençliğim İstanbul’da geçtiğinden başrolü çoktan hak ettiğini düşündüm. Albümün genelini de 4-5 aylık zaman diliminde yaptığım için benzerlik olmuştur. Bütünlük açısından onun önemli olduğunu düşünüyorum. Çünkü kullandığınız ekipman ve kurulum, hatta prodüksiyon teknikleriniz zamanla değişiyor ve bu müziğinize bazen pozitif bazen negatif etki ediyor. 

Bu senenin başlarında yayınladığın Mandari isiml EP’de olduğu gibi, Egzotik için de Leng Records’la çalıştın. Onlarla yolunuz nasıl kesişti ve nasıl bir ortak noktada buluşuyorsunuz?

Müzik prodüksiyon ve DJ’likte eski olmama rağmen tam olarak ne yapmak istediğimi ve nasıl bir yol takip etmek istediğimi bilmiyordum. 2008’den beri kontakt halinde olduğum plak şirketleri ise house, tech-house ağırlıklı, daha çok “dancefloor bomb” parçalar yayınlamak istiyorlardı. Bu konuda kendileriyle sorun yaşıyordum çünkü ben daha dinlenebilir ve sakin parçalar yapıyordum. Gönderdiğim parçalar her seferinde yeterince hızlı değil, şöyle olsun, böyle olsun denerek değiştiriliyordu.

İşte o noktada kayboldum ve müzikten uzaklaştım. Geçen yıllar içinde arada müzik yapsam da hiçbir zaman tam anlamıyla kanalize olamadım. Ta ki 2016’da “Luna” ve “Araf” parçalarını yapana dek. Parçaların kayıt ve miksi bittiğinde beğendiğim birkaç plak şirketine demoyu gönderdim. Ertesi gün Leng Records’tan cevap gelmişti. O gün kontratı imzaladım, üç ayi çinde de plak basıldı. Satış anlamında her şey çok iyi gitti ve ardından Mandari EP çıktı. O sıralarda albüm yapmak istediğimi söylediğim ve üstünde çalıştığım bazı parçaları gönderdim, beğendiler ve albüme başladım. Biraz uzunca anlattım ama, kısacası bana her konuda destek oldular sağolsunlar.

Albümü dinledikçe, canlı performansa dair de büyük bir merak oluşuyor ister istemez. Bu parçalar sahneye oldukları gibi mi taşınıyorlar yoksa konserlerde, performanslarda başka formlara mı bürünüyorlar?

Genel hatları itibari ile parçaların belirgin kanalları, çağrışım yapması açısından aynı kalıyor. Sampler, drum machine, synth module, gitar pedalları kontrolünü ben sağlıyorum. Bunların üstüne perküsyon, nefesli ve telliler çoğunlukla doğaçlama çalınıyor.

Egzotik’teki kimi şarkıların Nicola Cruz, Peter Power gibi isimler tarafından yapılmış harika remiksleri de bulunuyor. Bu isimlerle çalışmaya nasıl karar verdin? Müzik tarihinden ya da bugünden herhangi bir ismi albümden bir parçaya remiks yapması için seçebilecek olsaydın kim ve hangi şarkı olurdu?

Nicola ve Peter’ın prodüksiyonlarını beğeniyordum ve tanışıklığımız vardı. Albümden bahsettim ve parçaları gönderdim, dinlediler ve remiks yapmak istediler. Canson, Ichisan, Oceanvs Orientalis ve Xinobi de yeni çıkacak remiksler üzerinde çalışıyorlar.

Madem hayal kurmak servest, Aphex Twin “Bazaar”a; Sonic Youth da “Le Voyage De Space”e yapsaydı çok janti olurdu.

Benzer yazılar