“Kolektif olmayan bir yapı düşünmek insanlığa aykırı”: Tampon

“Kolektif olmayan bir yapı düşünmek insanlığa aykırı”: Tampon

1 Nisan’da İstanbullu efsanevi punk grubu Tampon’un tarihi değer taşıyan ilk albümü Planet Tampon çok özel duyulan ve çok özel hissedilen bir plak baskısı olarak bizlerle buluşuyorken grupla arayı kapatıyoruz!

Röportaj: Ekin Sanaç

Faaliyetlerine 20 yılı aşkın süre önce başlamış İstanbullu, kadın vokalli efsanevi punk grubu Tampon, retrospektif albümü Planet Tampon’la karşımızda. Üstelik koleksiyonluk özel baskısıyla dinleyiciyle buluşan bu plak, Tampon konserlerinde ezbere söylenen klasik parçaların yanısıra üç gıcır parçaya da yer veriyor. Aynı zamanda grubun eski gitaristi olarak da tanıdığımız Özge Duchoslav’ın Prag merkezli bağımsız plak şirketi Prof Sny Records etiketiyle gelen plak, grubun bugüne kadar yayınladığı ilk albüm. Heyecan büyük. Yürekler kabarık… Hikâyeyi Tampon’un vokalisti ve kurucusu Aslı (Akıncı) ve grubun son kadro gitarlarının sorumlusu Umut’tan (Diavolo) dinliyoruz.

Tampon olarak bu albümü kaydetmeye ne zaman ve nasıl motivasyonlarla karar verdiniz? Başından beri Prof Sny Vinyl’la birlikte geliştirdiğiniz bir fikir mi oldu?

Umut ve Aslı: Biz 1 Nisan’da doğduk. Şaka gibi bir motivasyonla yeniden bir araya gelip beraber müzik yapmaya başladığımız an ki fıskiyesi belediye hortumunun… İlham perilerimiz aynı gezegenden; ziyan ve zarar gibiyiz… Biz aslen her zaman kayıt yaptık, hep ev kayıtları oldular. Sonra Prof Sny Records, yani Özge çıktı karşımıza perdenin arkasından ve Çek Cumhuriyeti’nde kurmak istediği plak şirketinden bahsedince işte tam kafasına oturdu hikâye… Tampon 1990’ların ortalarından bugüne kadar konser grubu olarak var oldu, ayrıca anonimin hastasıyız. Zaman zaman uluslararası toplama albümlerde yer aldık ama hiçbir şekilde albüm olabilecek bir kayıt yapmadık. Albüm yapma fikri bu kimyaların bir araya gelmesiyle oluştu. Aynı kozmoz gibi!

Albüm yapmamız konserlerimize gelen izleyicilerin de talebiydi hep ama işin diğer boyutu, yani plak yapımcılarının parçalarımızı, sözlerimizi, duruşumuzu değiştirmemizi isteyecek olması kaçınılmazdı ki bu da aynı anda bu albüm fikrini ortadan kaldırıyordu. Prof Sny Records’la başından sonuna anlaşacağımızı düşünerek bu işe başladık ki öyle de oldu.

Tampon’un 20 yıl sonra resmen ilk albümü bu. Bu zamanlamayı Tampon için güzel kılan unsurları kısaca anlatabilir misiniz?

Aslı: 1. Kadro değişimi / 2. Müzik sevgisi / 3. Fikir zehir gibidir, biz zehirlendik a.k.a “Fikirtepe”.

Elbette plak şirketinin bizden, içimizden birinden olması, yediklerini hazmedemiyen bir mide gibi Tampon olarak ilk defa albüm kaydı yapsak da Tampon’un canlı performanslarındaki ruhu mutlakiyet oldu. Planet Tampon’da hem “Dolapdere”, “Dinazor”, “TC” gibi klasik Tampon parçaları hem de “Tampon” ve “Candy Castles” gibi yeni parçalarımız var. Kapağı ben ve Esat Başak’la birlikte Eren Küçükerdem hazırladık. Müzik süpervizörlüğümüzü sevgili dostumuz Ünver Şahin yaptı. Planet Tampon retrospektif bir albüm.

Tampon yeniden konserler çalmaya başladığından beri de birçok kadro değişikliğinden geçti? Şu anki ekibin nasıl şekillendiğinden ve genel anlamda bu konuya yaklaşımınızdan biraz bahsedebilir misiniz?

Aslı: Tampon’da ekip çeşitli sebeplerden çok değişti. Yaprak gibiyiz rüzgârda bazen! Gruptaki uyumu şu anki kadromuzla yakaladığımıza inanıyorum. Yaşam da İstanbul gibi, bayır aşağı… Yurtdışı hikâyeleri on sene es geçti Tampon’u ama müziği gittiğim her yerde yaptım. New York’ta yaşarken birçok grupta çalıp söyledim. Diğer grup arkadaşlarım da müziğin içinden insanlar; Umut Diavolo ve Anıl Patrikoski’nin ortak grubunun adı Dead Steffi’ydi. Bas gitarda da artık Kiwi var. Onun da diğer grubu Skastika diye bir ska grubu.

tampon

Albümün kaydı mükemmel duyuluyor. Stüdyo ve miks sürecini biraz anlatabilir misiniz? Bu kaydın içinize sinmesi için neler gerekliydi? Bunu nasıl sağladınız?

Aslı: Öncelikle başından sonuna işini bilen insanlarla çalışıldı. Tampon’un son kadrosunda Umut gitarlar ve basta, ben vokallerde, Anıl davullarda. Tüm gitarlar ve baslar yeniden düzenlendi. Albümde her parçada 4-5 gitar yer alıyor. Davullar, vokaller, back vokaller her şey özenle kaydedildi. Enstrümanlarda ya da vokallerde herhangi bir düzeltmeye gidilmedi. “Dolapdere”deki köpek havlamaları, cam kırılması, siren sesleri gibi, “Orduya” parçasının sonundaki ayak sesleri gibi birkaç efekt bile içimize sinene kadar defalarca denendi. Her şeyden önemlisi kanal kayıtta çok zor da olsa Tampon’un herzamanki canlı performanslarındaki enerjisini kaybetmek istemedik. 2016 Haziran’ından Ağustos sonuna kadar kayıt ve miks sürdü. İstanbul Jamsession Stüdyosu’nda dostumuz Erhan Kabakçı tarafından kayıtlar ve pre-miks yapıldı. Daha sonra Prag Hostivar Stüdyosu’nda miks ve plak için mastering yapıldı ki mastering’in plak için yapılması ses kalitesi bakımından oldukça önemli. Prof Sny’nin partneri olan, plak basımı konusunda dünyanın en eski ve en geniş kapasitedeki plak basım fabrikasında özel kan efekti baskısı verilmiş transparan beyaz plaklarımız kapaklarıyla birlikte basıldı ki bu da önemli plaklar jelatininde satışa sunulacak. Türkiye’de herhangi bir işlem yapılmadı desek mesajımızı göndermiş oluruz. Plak elde edilebilecek en iyi ses kalitesini elde edebilmek için 45 devir olarak basıldı. Ayrıca bahsettiğim gibi plakların üzerindeki kan efekti özel bir baskı tekniğiyle verildi. Bu işlem elde ve her bir plak için ayrı uygulanıyor yani her kişinin elinde bir diğerine benzemeyen bir kan efekti olacak. Efektsiz hayat geçmez. Bu arada albüm sadece eski usul ve plak olarak piyasada olacak.

Sizce böyle bir albümü şimdi yerine 1990’larda hazırlasaydınız neler farklı olurdu?

Aslı: Şu an aramızda olmayanlar duymuş olurdu! İyi olurdu herhalde. Hiç düşünmedim. Müzikal anlamda Türkiye çeşitliliğini sağlamış olurdu. Daha çok insana ulaşılır, onların zihinlerinde bir kanal açılırdı.

Albüm plakta olmazdı, kayıt bu kadar kaliteli olmazdı. Hatta CD belki okumuyor olurdu! Bilmiyorum.

Albümde üç yeni parça yer alıyor. Parçalar ne zaman ve nasıl bir dinamik içinde yazıldı?

Aslı ve Umut: Albümden önce Kötü Kedi Şerafettin için Umut’la “Kötü Kedi” adında parça yaptık. Tamamen kendi imkânlarımızla, arkadaşlarımızın stüdyosunda (Repertuar Köpekleri/Aytac Çelender) ve evde kaydettik. Büstün (Bülent Üstün) film çıkmadan önce Şero için bir “compilation” yapmak istediğini söylemişti. Çok eğlenceliydi.

“Tampon” parçasını Umut hapishanede yazdı. Bir Tampon marşı! Enstrümansız bestelenmiştir. “Tek Tabanca” parçası eski gitaristimiz Özge’nin parçası. Eski grubu diğer parçaları gibi bu yazdığı parçayı da izinsiz olarak kendi albümlerine koymuştu. Bu albümü yapma fikri doğduğunda Özge, “Bu parça Tampon’a çok yakışır, yaparken de hep sen söylesen ne güzel olur diye içimden geçirdiğim bir parçaydı” dedi. Sokakta uğranan tacize karşı bir tepki parçası. Umut’un harika sololarıyla çift gitar olarak yeniden düzenlenmiş halini ilk kez dinleyecek herkes. “Candy Castles”ı ise Umut’la stüdyoda kayıtlar sırasında yazdık. Çaldıklarımızın tekrarından sıkıldığımız için sanırım. Anıl, ben, Umut kimyasında bir parça. Ruh halimizi yansıtıyor. Albümün çocuğu gibi; Kadıköy doğumlu.

İşin içine emprovize perileri girdiğinde “Hortum” parçasının gitarlarını çakmakla çaldık. Bu arada albümde olamayan, dakikalara sığamayan, hafıza kartlarını aşındıran bir sürü parçamız var.

Röportajın tamamını okumak için buraya tıklayarak Bant Mag. No:56’ya ulaşabilirsiniz.

Benzer yazılar