Kundura Sinema’nın devam eden şubat programında izleyebileceğiniz başyapıtlar

Kundura Sinema’nın devam eden şubat programında izleyebileceğiniz başyapıtlar

Beykoz Kundura’nın sinemanın nadide eserlerini bir araya getiren heyecan verici gösterim programı, her ay yeni filmler ve özel gösterimleri içeren çok sayıda başyapıtla devam ediyor. Bu ay Kundura Sinema’da, önemli bir kısmını Türkiye’de ilk kez beyaz perdede göreceğiniz bazı nefis klasikleri, gidip izlemeniz için sizi harekete geçirebilecek nedenleri sıraladık.

Keskin Bir Başyapıt:
Taksi Şoförü / Taxi Driver (1975)

Amerikan sinemasının yaşayan en büyük birkaç yönetmeninden biri olan Martin Scorsese’nin kariyerinin en nadide işlerinden biri olan bu sert ve etkileyici başyapıt, unutulmaz bir performansla sinema tarihine geçen Robert DeNiro ile 70’li yılların ışıltılı New York sokaklarını başrole taşıyor. Vietnam gazisi Travis Bickle’ın taksi şoförlüğü yaptığı New York sokaklarındaki buhranlı sürecini gözler önüne sererken, seyircisini Travis’in yaşadığı hayalkırıklığı ve gerçekten kopma tecrübesinin bir parçası haline getiren bu efsane filmde, gencecik bir Jodie Foster, kariyerinin ilk dönemlerindeki Harvey Keitel ve Cybill Shepherd gibi yıldızları da izleme fırsatı buluyoruz.

Kırık Bir Aşk Hikayesi:
Casablanca (1942)

Pek çok kaynakta ‘tüm zamanların en iyi aşk filmi’ olarak gösterilen ve sinema tarihinin gelmiş geçmiş en etkileyici filmlerinden biri olan bu tadına doyulmaz klasik, yıllar sonra yeniden Türkiye’de beyaz perdeye yansıyor. En İyi Film, Yönetmen ve Senaryo kategorilerinde Oscar ödüllerini kucaklamış olan bu 77 yıllık başyapıt, savaşın gölgesinde oradan oraya sürüklenmiş ve ister istemez yıpranmış bir sevdanın kalıntılarını eşeliyor. Başrollerdeki Humphrey Bogart ve Ingrid Bergman’ın buruk ve etkileyici performanslarıyla sahip olduğu hüznü ikiye katlayan film, “Play it again, Sam” repliğiyle de hafızalara kazınmıştı.

Tadına Doyulmaz Bir Jarmusch kültü:
Dünyada Bir Gece / Night on Earth (1991)

Amerikan bağımsız sinemasının usta yönetmenlerinden Jim Jarmusch’un Amerika ve Avrupa’da çeşitli şehirlerde geçen, birbirinden farklı beş taksi yolculuğunu pediküle aktardığı bu eğlenceli ve hüzünlü kült klasik, Gena Rowlands, Winona Ryder, Roberto Benigni, Beatrice Dalle gibi dünya sinemasının önemli oyuncularını başrole taşıyor. New York, Los Angeles, Paris, Roma ve Helsinki’den hareket eden her bir taksinin içinde ayrı bir olay kopuyor ve her birinde müşteri ile taksi şoförleri arasında tadına doyulmaz bir sohbet gerçekleşiyor. Seyir zevki bir hayli yüksek bu modern klasiği beyaz perdede izleme fırsatı kaçmaz.

Soluk Soluğa Bir Aksiyon:
Tetikçinin Gecesi / Collateral (2004)

Usta yönetmen Michael Mann’ın en başarılı aksiyon filmlerinden biri olan bu diken üstünde izlenen film, hayallerini sürekli erteleyen bir taksi şoförü ile onun peşine takılan soğukkanlı bir tetikçinin Los Angeles sokaklarında bitmek bilmeyen bir kaçma kovalama macerasına seyircisini ortak ediyor. Mann’ın dijital filmciliğe geçiş sürecinde devrim sayılabilecek bir teknikle çektiği ve sinemanın ustalıklı işlerinden birini ortaya koyduğu filmde, Tom Cruise’u kariyerinde bir anlamda ilk kez bu denli soğuk ve katıksız bir kötü adam olarak izliyoruz. Filmdeki taksici rolüyle Oscar adaylığı kazanan Jamie Foxx’a da dikkat.

Çarpıcı Bir Belgesel:
Barcelona’yı Beklerken / Waiting for Barcelona (2018)

Geçtiğimiz yılın kayda değer belgesellerinden biri olan ve Juho-Pekka Tanskanen’in ilk yönetmenlik deneyimi olan bu etkileyici belgesel, evsiz bir adamın gözünden izleyicisini Barcelona sokaklarında gezintiye çıkaran, çarpıcı bir film. Finlandiyalı yönetmeninin bakış açısıyla, Barcelona sokaklarından buruk aşk hikayeleri, sıradışı dostluklar ve sokaklarda kol gezen polislere kadar pek çok kişi ve detayı kadrajına sığdıran Tanskanen’in belgeseli, vurucu siyah beyaz sinematografisiyle de kendine hayran bırakıyor.

Özel Gösterim:
Bazıları Sıcak Sever / Some Like It Hot (1959)

Billy Wilder’ın sinema tarihine adını altın harflerle kazımış, Marylin Monroe, Tony Curtis ve Jack Lemmon’lı bu unutulmaz başyapıtı, dünyanın en önemli festivallerini gezdikten sonra Türkiye’de ilk kez izleyici karşısına çıkacak olan yepyeni restore edilmiş kopyasıyla Kundura Sinema’da izleyicisini bekliyor. Peşlerindeki gangsterlerden kaçmak için kadın kılığına giren iki işsiz müzisyenin maceralarına odaklanan bu komedi klasiği, tekrar tekrar izlemekten sıkılmayacağınız o efsanevi klasiklerden.

Canlı Müzik Eşliğinde:
Son Adam / The Last Laugh (1924)

Friedrich Wilhelm Murnau’nun, Berlin’de lüks bir otelin kapı görevlisinin hikayesini anlattığı 95 yıllık  bu sessiz film klasiği, Yiğit Özatalay ve Mustafa Kemal Emirel’den oluşan Yürüyen Merdiven’in canlı müziği eşliğinde Türkiye’de ilk kez izleyici ile buluşacak. Sinema tarihinin ilk ve en özgün başyapıtlarından birini, bu özel tecrübe ile deneyimlemek için Kundura Sinema’nın yolunu tutmak her sinemaseverin boynunun borcu bize göre.

Beyaz Perdede Kaçmaz:
5’ten 7’ye Cléo / Cléo from 5 to 7 (1962)

Yaşayan efsanelerden, sinema tarihinin gelmiş geçmiş belki de en önemli kadın yönetmeni Agnes Varda’nın imzasını taşıyan bu ilk ve pek çoklarına göre en özel filmi, bir hastanenin önünde biyopsi sonuçlarını beklemeye başlayan genç ve güzel bir şarkıcı olan Cleo’nin, 60’lı yıllar Paris’inde 5’ten 7’ye çıktığı gezintiyi merkez alıyor. Yeni Dalga akımının öncü başyapıtlarından biri olan bu klasik, sinema tarihine unutulmaz bir bağımsız kadın portresi armağan etmiş keskin bir film.

Hafıza Üzerine Çarpıcı Bir Modern Klasik:
Geçmişi Olmayan Adam / The Man Without A Past (2002)

En son Berlinale’den kendisine En İyi Yönetmen ödülü getiren Umudun Öteki Yüzü / The Other Side of Hope’unu izlediğimiz, Finlandiya sinemasının gelmiş geçmiş en önemli yönetmenlerinden Aki Kaurismaki’nin, 21. yüzyılın en iyi filmleri arasında sayılan bu enfes filmi, bir hastanede hafızasını kaybetmiş şekilde uyanan bir adamın geçmişin izlerine doğru çıktığı macerayı konu ediyor. Vaktiyle kaçırmış olanlar ve yeniden görmek isteyenler için ıskalanmaması gereken bir gösterim.

Diğer Kaçırılmaması Gerekenler:

Kundura Sinema’da şubat ayı içerisinde ayrıca, Audrey Hepburn’lü romantik komedi klasiği Roma Tatili / Roman Holiday, 1957 yapımı bir başka aşk filmi klasiği Unutulmayan Aşk / An Affair to Remember, Polonyalı yönetmen Ewa Podgorska’nın bir şehrin bilinçaltına inen belgeseli Teşhis / Diagnosis, Djibril Diop Mambéty’nin romantik yol filmi Bir Çakalın Yolculuğu / Touki Bouki The Journey of The Hyena, ve sevimli animasyon Fındık İşi 2 / The Nut Job 2 da izleyici ile buluşacak.

Şubat 2019 programı:

22 Şubat Cuma

21:00 Bazıları Sıcak Sever / Some Like It Hot

23 Şubat Cumartesi

16:00 Barcelona’yı Beklerken / Waiting for Barcelona

19:00 Dünyada Bir Gece / Night on Earth

24 Şubat Pazar

16:00 Tetikçinin Gecesi / Collateral

19:00 Taksi Şoförü / Taxi Driver

*Yiğit Özatalay ve Mustafa Kemal Emirel’den oluşan Yürüyen Merdiven’in canlı müziği eşliğinde

Kundura Sinema’ya Nasıl Gidilir?
Kundura Sinema seyircileri, film saatlerine göre özel olarak ayarlanan tekne ve servis hizmetlerinden yararlanabilirler.

Tekne hareket Saatleri:
İstinye Vapur İskelesi yanı: 15:00 ve 19:00 | Beykoz Kundura İskelesi: 16:00 ve 20:00 seansları bitiminde | Ücret (Tek yön): 5TL *Olumsuz hava koşulları nedeniyle saatlerde değişiklik yapılabilir. Hareket saatinden en az 15 dakika önce iskelede hazır olmanızı rica ederiz.

Servis hizmeti:
Beykoz Kundura-Üsküdar arası servis hizmetimizden son seans bitiminde yararlanabilirsiniz. Dönüş (Tek Yön): Beykoz Kundura-Üsküdar Ücret: 5TL

İstinye iskelesi otoparkı:Kundura Sinema biletinizi göstererek İstinye iskelesi otoparkının Beykoz Kundura misafirlerine özel %25 indiriminden faydalanabilirsiniz.

Özel araçla geliş:
Kendi aracınızla mekâna gelebilirsiniz. Otopark ücretsizdir.

Otobüs:
Beykoz Kundura’ya otobüs ile ulaşabilirsiniz. Kundura Fabrikası durağından geçen otobüs hatları 15T Tokatköy-Üsküdar, 15 Beykoz-Üsküdar, 15F Beykoz-Kadıköy, 15BK Beykoz-Kadıköy, 15D Anadolu Feneri-Kavacık, 121A Beykoz-Mecidiyeköy Kadıköy.

Dolmuş:
Üsküdar’dan düzenli olarak kalkan Beykoz dolmuşları ile Kundura Fabrikası durağına gelebilir, oradan yürüyerek Beykoz Kundura’ya ulaşabilirsiniz.

Deniz yolu:
Yeniköy Motorları: Yeniköy’den 20 dakikada bir kalkan motorlara binip Beykoz İskelesi’nde inebilirsiniz. İskele, Kundura’ya yaklaşık on beş dakika yürüyüş mesafesindedir | İstinye-Çubuklu Arabalı Vapur Hattı: Gün boyu düzenli seferler yapılmaktadır. Son sefer saati 21.30 | Boğaz Hattı: Eminönü, Beşiktaş, Üsküdar gibi noktalardan kalkıp Beykoz’a gelen Boğaz Hattı’nı kullanabilirsiniz. Pazar günleri sefer yapılmamaktadır | Deniz Taksi: Beykoz Kundura’nın özel iskelesi bulunmaktadır. Deniz taksi ile mekâna ulaşabilirsiniz.

Benzer yazılar