“Malzemeyi dönüştürerek yeni okuma biçimleri ya da bağlamlar oluşturmak”: Ege Kanar

“Malzemeyi dönüştürerek yeni okuma biçimleri ya da bağlamlar oluşturmak”: Ege Kanar

Fotoğrafçılığı varlıksal bir görüş açısıyla deneyimleyen sanatçı Ege Kanar’ın, 2017’deki sınırlı ilk baskısının ardından 2018’de yeniden basılan Hammer For Scale çalışması, ABD Jeoloji Araştırmaları Kurumu arşivinin derinliklerinde karşısına çıkan kaya çekici görüntülerinden yola çıkarak hazırladığı bir antoloji ortaya koyuyor. Hammer For Scale, sanatçının Kadıköy Poşe’de görülebilen duvar yerleştirmesiyle yeni bir boyut da kazanmış durumda. Ege Kanar’a Hammer For Scale’i sorduk ve doğayı dönüştürmek amacıyla kullanılan arkaik bir el aletinin anlamından sıyrılarak yeni anlamlar kazanma hikâyesini irdeledik.

Röportaj: Gizem Kayar

Ege, Hammer for Scale için ilk kıvılcım nasıl çıktı? Bu derlemenin hikâyesinin nasıl başladığından biraz bahsedebilir misin?

Son dönemde çeşitli çevrimiçi arşivler üzerine çalışıyorum, amacım bu malzemeyi belirli müdahaleler aracıyla dönüştürerek yeni okuma biçimleri ya da bağlamlar oluşturmak. Kısaca ifade etmek gerekirse içlerinde pek çok örtük anlam barındıran bu görüntü kümelerini sanatsal bir ifşa sürecinden geçirmeyi ve kurumların bu arşivler yardımıyla dünyayı biriktirirken kullandıkları ideolojik filtreleri görünür kılmayı denediğimi söyleyebilirim.

Arkeolojik denebilecek bir tavırla tematik ya da biçimsel giriş noktaları aradığım bu açık arşivlerden bir tanesi de USGS (A.B.D. Jeoloji Araştırmaları Kurumu) web koleksiyonu. Bu arşivde yer alan manzara fotoğraflarıyla ilgilendiğim bir dönemde karşıma önce ölçek için referans teşkil etmeleri amacıyla çeşitli jeolojik oluşumlarla ilişki halinde fotoğraflanmış kalemlerin, daha sonra da yine aynı amaçla fotoğraflanmış kaya çekiçlerinin görüntüleri çıktı. Bu çekiç görüntülerini söz konusu arşivden ayıklayarak yan yana getirmeye ve oluşturacağım bu sekans içinde yer alan her görüntüyü de açıklayıcı metinlerinden soyutladığım bir fotoğraf altı yazısıyla birlikte sunmaya karar verdim.

Serinin ufak bir kısmını ilk kez 2016 yılında, 14 sanatçının katılımıyla kolektif bir yayın olarak tasarlayıp ürettiğimiz Aralık 2’ye dahil etmiştim. Bundan birkaç ay sonra da kitap üzerine çalışmaya başladım.

Bu çalışma için sana ilham veren malzeme ile doğa arasındaki ilişkiyi biraz açabilir misin?

Kitapta yer alan seçki ve dizilimle kristalize olacağını umduğum sistematik bakış, tarihçesi yaklaşık 3.5 milyon yıl öncesine dayanan ve doğayı çeşitli biçimlerde dönüştürmek amacıyla kullanılan arkaik bir el aletinin işlevini ikinci plana atarak bu aletin biçimsel özellikleri aracılığıyla doğayı ölçülebilir kılmaya çalışan kategorik bir yaklaşıma sahip. Fotoğraf aracını kullanarak bilgi üretme arzusunu ve bu mecranın kendine has yetersizlikleri aracılığıyla gerçeği dönüştürme biçimlerini, seri boyunca kendini tekrarlayarak bir çeşit personaya dönüşen çekiçler aracılığıyla hissedilebilir kılmaya çalıştım.

Fotoğrafik görüntülerle, bu görüntülerin ucu açık anlamlarını daraltarak onları bir anlamda mimlemeye çalışan, Roland Barthes’ın tabiriyle bir çeşit çıpa (anchor) işlevi üstlenen metinler arasındaki gerilim kitapta izini sürmeye çalıştığım katmanlardan bir diğeri.

Screen Shot 2018-10-19 at 11.41.01

Kitap, 2017’de sınırlı sayıda tutulan baskısının ardından 2018’de ilk edisyonunu yaptı. Format olarak “fotoğraf kitabı” olanaklarıyla ve sınırlarıyla sana ne ifade ediyor? Poşe’deki yerleştirme kitabın içeriğini nasıl bir yere taşıyor?

“Fotoğraf kitabı” terimini biraz yapay ve sınırlayıcı buluyorum. Bir kitabı var eden imgeler hangi mecraya ait olurlarsa olsunlar, bu görüntülerin bir kitapta yer alabilmeleri için fotoğrafik bir yeniden üretim sürecinden geçmeleri gerektiğini biliyoruz.

Bu seri özelinde konuşacak olursak, bu fotoğrafları en başından beri bir kitap olarak sunmayı hayal ettiğimi söyleyebilirim. Amacım bilimsel bir fotoğraf antolojisini ya da sahada tutulmuş bir not defterini çağrıştıracak, olabildiğince sade bir nesne üretmekti. Elimdeki görüntülere ve yaratmak istediğim hisse dayanarak seçtiğim boyut, mizanpajı oluştururken verdiğim kararlar üzerinde de doğrudan etkili oldu. Farklı çerçeve oranlarına sahip görüntüler arasında geçiş yapma gerekliliği, bu görüntülerde beliren çekiçlerin çerçeve içindeki konumları, büyüklükleri ve fotoğraf altı yazılarının peş peşe okunmaları halinde oluşturacakları sözel ritim sekansın son haline karar verirken dikkat ettiğim diğer unsurlardandı.

Seriyi Poşe’den önce ilk olarak geçtiğimiz Mayıs ayında Daire Sanat’ta yer alan “Son Baskı 2” sergisi için iki duvara yayılan bir yerleştirme olarak göstermiştim. Bu yerleştirmenin içerisinde çekiçlerin ve dolaylı yoldan karşılaştığımız manzaraların gerçek boyutlarında yeniden üretildiği baskılara yer vermiştim. Poşe’de aynı mantıkla üretilmiş bir görüntü, bu kez mekânın dış cephesinde, mahalleye sinyal gönderen bir çeşit bayrak olarak sallanıyor. Işığı bol bu alanın içinde perdeler aracılığıyla oluşturduğum ikinci bir mekânda ise kitabın bir çeşit adaptasyonu olduğunu söyleyebileceğim döngüsel bir ses/video yer alıyor.

*Hammer for Scale, 28 Ekim Pazar gününe kadar Poşe’de görülebilecek.

unnamed

Benzer yazılar