Nesilden nesle aktarılan bir müzik dayanışması: A-WA

Nesilden nesle aktarılan bir müzik dayanışması: A-WA

23-24 Eylül tarihlerinde A-WA, Türkiye’de ilk konseri için Babylon sahnesini renkleriyle boyamaya hazırlanıyor. Biz de gruptan gelenekselle kurduğu bağları nasıl güncele taşıdığını ve 2018’de yayınlanacak yeni albümünün detaylarını dinliyoruz.

Yemenli kadınların sözlü tarihi ve eski yıllara dayanan dayanışma kültürünü İsrail’de liste başına taşıyan ve dünyaya yaşamı kucaklayan pozitif enerjisini salan Haim kardeşler Türkiye’deki ilk konserlerine hazırlanırken, gelenekselle kurdukları bağları nasıl güncele taşıdıklarını ve 2018’de yayınlanacak yeni albümün detaylarını anlattılar.

 Röportaj: Ekin Sanaç – İllüstrasyon: Burak Dak

2015 yılı mart ayında “çölden getirdiği taptaze tınılarla” ansızın internete düşen ve kısa sürede viral bir videoya dönüşen “Habib Galbi”, A-WA’yı oluşturan üç kardeşin renkli, yaratıcı ve groove dolu macerasının başlangıcına işaret ediyor. Klipteki çöl topraklarının İsrail’in güneyinde, Haim kardeşlerin çocukluğunu geçirdiği Shaharut kasabasına işaret ettiğini ve parçanın kaybolmaya yüz tütmüş Yahudi Yemen Arapçasında söylendiğini ise sonrasında öğreniyoruz. Yemenli Yahudi bir aileden gelen A-WA, dünyanın dört bir yanından milyonlarca insanı ekrandan yakalamakta zorlanmıyor ve yıllar sonra Mizrahim (Orta Doğu Yahudileri) kimliğinin genç nesil tarafından sahiplenmeye başlamasının bir kanıtı olarak, İsrail müzik listelerinde en üst sıraya çıkan ilk Arapça sözlü parçaya imzasını atma onuruna erişiyor.

Günün çoğunu evde iş yapıp çocuk bakarak, erkeklerden ayrı fakat diğer kadınlarla birlikte geçirmek zorunda kalmış Yemenli kadınların hikâyelerini anlatmak, dertlerini paylaşmak, birbirlerinden derman bulmak için eski yıllarda oluşturduğu birlikte şarkı söyleme geleneğini özümseyerek yola çıkan A-WA, geleneksel sesleri güncel electro-pop ve hip hop tınılar eşliğinde yorumlayarak bağımlılık yaratan sesler ortaya koyuyor. Büyükannelerinin onlara söylediği şarkılar ve anlattığı hikâyeler aracılığıyla Yemenli kadınların sözlü tarihi ve dayanışma kültürüyle küçük yaşta kurmaya başladıkları bağ, çıkış parçasıyla aynı ismi taşıyan ilk A-WA albümünün de temelini oluşturuyor. 23-24 Eylül tarihlerinde A-WA, Türkiye’de ilk konseri için Babylon sahnesini renkleriyle boyamaya hazırlanıyor. Biz de gruptan gelenekselle kurduğu bağları nasıl güncele taşıdığını ve 2018’de yayınlanacak yeni albümünün detaylarını dinliyoruz.

Yemen müziği gelenekleriyle tanışmanıza dair çocukluğunuzdan hatırladığınız detaylardan kısaca bahsedebilir misiniz?
Büyükbabamızın melodik ve neredeyse şarkı söylüyor gibi tınlayan dua etme seansları ilk akla gelenlerden. Büyükannemiz ise Yemen mutfağına özgü çorba ve jachnun ekmeği gibi yemekleri hazırlarken bize Arapça şarkılar söyler, yatağa yatırırken de akıllıca detaylarla bezeli ve mizah bakımından oldukça güçlü Yemen masalları anlatırdı.

Müziğiniz Yemen kırsalında Yahudi kadınların evde bir arada iş yaparken duygularını, dertlerini ve düşüncelerini paylaşmak için yarattığı şarkı söyleme geleneğinden ilham alıyor. Bu sözlü tarihi araştırdıkça size en heyecan verici gelmiş bir hikâye, söz parçası ya da figür var mı?
Yemen kültürü hakkında ne zaman konuşmaya başlasak ne zaman Yemen şarkıları söylesek hep büyükannemiz aklımıza geliyor. O kadar etkileyici bir kadın ki çocukluğumuzdan beri en büyük ilham kaynaklarımızdan biri. Yemenli bir kadın olarak melodik şarkı söyleme yeteneğine sahip ve çok eğlenceli, sıcakkanlı, alçakgönüllü, onurlu ve akıllı biri. Yaşadığı onca şeye rağmen ayakta kalmış; gücü, zekâsı ve sezgilerini kullanarak ailesini yetiştirmiş.

Röportajın tamamını Bant Mag. No:59’dan buraya tıklayarak okuyabilirsiniz. 

Benzer yazılar