Çıktı: Ducktails – “The Flower Lane”
Real Estate gitaristi Matt Mondanile, solo projesi Ducktails için yanına başka müzisyenleri de katarak yoluna devam ediyor. Continue Reading →
Real Estate gitaristi Matt Mondanile, solo projesi Ducktails için yanına başka müzisyenleri de katarak yoluna devam ediyor. Continue Reading →
2005′te çıkan Another Day on Earth‘den beri Eno’nun ilk solo albümü olan ve orijinal olarak bir ses enstalasyonu için hazırladığı, dört parçadan oluşan 75 dakikalık Lux, efsanevi ismin zarif dokunuşlarıyla, havada kibarca asılı kalan melodik denemelerden oluşuyor. Continue Reading →
Dark wave ve ambient sularında kararlılıkla(!) gezdiği ve zaman zaman can sıkan ilk albümünde, 90′lar R&B gruplarından Brandy & Monica’nın “The Boy Is Mine” parçasını coverlayıp şaşırtmış ve şöyle bir sevdirmişti kendini Meghan Remy –nam-ı diğer U.S. Girls. Continue Reading →
19 – 25 Mart haftası albüm yorumları… Continue Reading →
Haftanın Albümü:
Tindersticks – The Something Rain / City Slang Records Continue Reading →
9 – 16 Şubat haftası albüm yorumları… Continue Reading →
30 Ocak – 5 Şubat haftası albüm yorumları…
Haftanın Albümü:
Aidan Baker – The Spectrum Of Distraction / Robotic Empire Continue Reading →
10 – 17 Ocak haftası albüm yorumları…
26 Aralık – 1 Ocak Haftası albüm yorumları… Continue Reading →
19 – 25 Aralık haftası albüm yorumları… Continue Reading →
Haftanın Albümü: Black Keys – El Camino / Nonesuch Continue Reading →
5 – 11 Aralık 2011 haftası albüm yorumları… Continue Reading →
28 Kasım – 4 Aralık haftası albüm yorumları… Continue Reading →
21 – 27 Kasım haftası albüm yorumları… Continue Reading →
Haruki Murakami’nin 1. baskısı Japonya’da ilk gününde satılan, 3 ciltlik eseri 1Q84 Ekim’in sonunda İngilizce’ye çevrilerek basıldı. Kitap, Orwell’in 1984’ünü referans alarak (Japonca’da Q ve 9 eşsesli imiş) 1984 yılı Japonya’sında bir distopya kuruyor. Continue Reading →
Bu albüm hakkındaki gerçek hislerimi söylersem çok yanlış anlaşılacağımı biliyorum ama bu benim davam oldu artık. Continue Reading →
Haossaa gibi canlı enerjisiyle tanıdığınız bir grubun albümünü dinlemeye koyulurken en büyük merak bu enerjinin albüme nasıl yansıyabileceğiyle ilgili oluyor. Tabii ki Haossaa’nın bu ilk albümü baştan sona ‘dan dun’ ve canlı olarak kaydedilmiş. Continue Reading →
New York’lu ikili High Places üçüncü albümü Original Colors‘u yayınladı. Thrill Jockey etiketi taşıyan albüm, şimdiden internet üzerinden dinleyiciye sunuldu. Continue Reading →
Finlandiya durup durup yeni bombalar patlatmayı iyi biliyor. Olympic Games her ne kadar Siinai’nin ilk albümü olarak beğenimize sunulduysa da onlar aslında bu tamamen yeni bir ekip sayılmaz. Continue Reading →
Uzun süredir bir süpergrup muhabeti dönmemişti… Ki döndüğü zaman da genelde pek hayra alamet olmaz bu haberler. Pek kalıcı da olmuyor üretimleri süper grupların. Bakalım bu seferki -ki eminim kendilerine süper dendiklerine duysalar gülerler- nereye varacak. Slaeter-Kinney, Helium ve The Minders toplanınca Wild Flag oluyor. Continue Reading →
2011′in en psikeledik albümlerinden biri diyerek iddialı bir başlangıç yapabiliriz Getting Paid‘le ilgili yazımıza. Ne de olsa Zechs Marquise de iddialı bir ailenin içinden evrilerek karşımıza çıkmış bir grup. Continue Reading →
‘İki kişilik müzik’ dinamiği altında vahşi ve yırtıcı tonlar yakalayan Mueran Humanos, Berlin’de yerleşik Arjantinli bir ikili. Mueran Humanos’un synth yoğunluğu ve sentetik beat’lerin ekseninde bas riffleriyle yol alan müziği, öfkeli fakat harmonik vokalleriyle de tokat etkisi yaratıyor. Continue Reading →
Çocukluğu ailesiyle birlikte nomadik bir komün içinde geçen Christopher Owens bugünün yıldızlarından biri haline gelmek için yeterli donanıma sahip olduğunun sinyallerini üretiminin ilk günlerinden beri vermekteydi. Continue Reading →
Annie Clark sesi ve enstrümantasyonuyla şüphesiz bugünün öne çıkan müzik karakterlerinden biri. Ama bu teknik bir sunum değil, daha ziyade arkasında yatan bir kişiliğin ve duygu yoğunluğunun neticesinde kendiliğinden ortaya çıkan bir durum. Continue Reading →
Billy Childish yine iş başında… Bugüne kadar 140′ın (evet, yüzkırk) üzerinde albüm ve single yayınlayan sanatçı, aktivist, şair, ressam, müzisyen, yazar, fotoğrafçı, filmci biricik Billy Childish, karısı, Wolf Howard ve Neil Palmer ile Vermin Poets’in küllerinden The Spartan Dreggs’i yükseltti. Continue Reading →