Arşivden: “Alfred Hitchcock Tribute”

“Sinemada gerilim ile sürpriz arasında belirgin bir fark var ve yine de birçok film, ikisini sürekli karıştırmakta” der Alfred Hitchcock. Bu meşhur sözünü, oldukça bilindik bir örnekle de açıklar: Bir masanın altındaki bomba aniden patladığında, bu seyirci için sıradan bir sahnedir. Bombanın oraya neden ve nasıl konulduğundan haberdar izleyici için ise, aynı masum konuşmalar büyüleyici hâle gelir.

Hitchcock sinemasının başat öğesinin seyirciye armağan ettiği “bakış” unsuru olduğunu söylemek yanlış olmaz. Slavoj Zizek bu unsuru; Lacan’ın “Ben sadece tek noktadan görüyorum, ancak varoluşumda bütün noktalardan görülüyorum” sözüyle açıklar. Onun izleyiciyi bir tanık olarak konumlandırdığı yer, gerilim yaratma marifetinin kilit ögesidir şüphesiz. Bu gerilimi alt metinlerle zenginleştirebilmesi, filmlerinin psikanalizle olan derin bağı ve mühendislik geçmişinden gelen teknik yetkinliği; seyircinin duygularını avucunun içine alabilmesine ve sinemanın gramerini en yetkin şekilde kullanabilmesine neden olmuştur.

Tam 121 yıl önce bugün Leytonstone’da gözlerini açan yönetmenin anısına, 2013’te, o dönemki mekânımızda özel bir sergi düzenlemiştik. Bant Mag. çizerlerinin, yönetmenin filmlerini resmettiği Alfred Hitchcock Tribute sergisinde yer almış çalışmalarla, bir kez daha iyi ki doğdun Alfred Hitchcock…

Dial M for Murder / Berkay Dağlar
North By Northwest / Ada Tuncer
Strangers on a Train / Ethem Onur Bilgiç
Notorious / Aksel Ceylan
Rear Window / Sadi Güran
Psycho / Saydan Akşit
Vertigo / Can Çetinkaya
Rebecca / Saliha Yılmaz
I Confess / Okan Arabacıoğlu
The Wrong Man / Mark Hale
The Man Who Knew Too Much / Furkan ‘Nuka’ Birgün
Saydan Akşit

Yazı: Merdan Çaba Geçer