/dergi/no-60/ortama-yarasir-posterler-yaratma-tutkusu-le-gig-poster/
192254

Le Guess Who? festivali kapsamında bu sene beşincisi gerçekleşecek Le Gig Poster? sergisinin yaratıcısı sanatçı Joris Diks, geçmişten günümüze bu poster deneyimini anlatıyor. 


“HER GEÇEN YIL DAHA ÇOK POSTER SANATÇISI ARAMIZA KATILMAK İSTİYOR VE BİRAZ DAHA BÜYÜYORUZ. BENCE ÖLÇEĞİMİZ MEKÂN İÇİN DE FESTİVAL İÇİN DE ÇOK UYGUN. BİR YANDAN DA NEREDEYSE HER ŞEYİYLE KENDİM İLGİLENDİĞİM İÇİN TEK BAŞIMA YAPABİLECEKLERİMİN ÜST SINIRINDAYIM.”

Image

Utrecht’te yaşayan bir müzik sever olarak Le Guess Who? senin için ne ifade ediyor? Festivale ilk kez ne zaman katıldın? Festivale dair deneyimlerini, senin için en özel anları özetleyebilir misin?

Le Guess Who? Utrecht’te düzenlendiği için çok mutluyum. Festival her sene beni şaşırtmayı başarıyor. Her sene önceden tanımadığım yeni gruplarla tanışıyorum. Gerçek bir müzik macerası ve içinde çok hoş sürprizler barındırıyor. Festivale izleyici ya da katılımcı olarak katılmadığım hiçbir sene olmadı.

Şüphesiz ki Le Gig Poster?’ın festivalin en heyecanlı etkinliklerinden biri. Festivalle bu serge için güçlerinizi nasıl birleştirdiniz?

Teşekkür ederim! Le Guess Who? ile iletişime geçmeden önceki yıllarda Flatstock Hamburg gibi çeşitli poster etkinliklerine katılıyordum. Bu etkinliklerden o kadar keyif alıyordum ki Utrecht’e de getirmek istedim. Bu noktada LGW? ile iletişime geçmek çok mantıklıydı çünkü farklı posterlerin sunduğu çeşitlilikle festival programının çeşitliliği birbiriyle çok iyi örtüşüyor. Ortaklığımız çok iyi gidiyor ve bir süredir festivalin resmî bir parçası olduğumuz için de memnunum.

Festival programındaki isimler için her sene birçok sanatçı nefis posterler tasarlıyor. Bu posterleri seçerken nelere dikkat ediyorsun?

Sanırım en önemli kriter, sanatçının grup ve müzikle bağ kurabilmesi. O noktadan sonra işlerin nasıl ilerlediği her poster sanatçısı için değişiyor. Ben müzikal yaklaşımına hayranlık duyduğum gruplarla çalışmayı seviyorum. Onları tanımak işlere daha da yardımcı olabiliyor.

Le Gig Poster? sanatçıları her geçen sene çoğalıyor. Bu sene düzenlenen sergi hakkında neler söyleyebilirsin?

Evet, her geçen yıl daha çok poster sanatçısı aramıza katılmak istiyor ve biraz daha büyüyoruz. Bence ölçeğimiz mekân için de festival için de çok uygun. Bir yandan da neredeyse her şeyiyle kendim ilgilendiğim için tek başıma yapabileceklerimin üst sınırındayım. Bu sene Avrupa ve İngiltere’nin en iyi poster sanatçılarını gösteren gezici sergi Poster-O-Rama ile güçlerimizi birleştiriyoruz. Heyecanlıyım. Festivale özel harika posterler hazırlanmakta olduğunu biliyorum. Dylan Carlson & the Bug, Shabazz Palaces, Protomartyr bunlardan bazıları.

Image
Image

Bildiğim kadarıyla her sene festival için farklı bir poster hazırlıyorsun. Kişisel işlerin ve bu iş için geçirdiğin yaratıcı süreçler arasında ne gibi farklar var?

Evet. Festival için her sene alternatif bir poster hazırlamaya çalışıyorum. Bu yıl da özel bir şey hazırlamaya çalışacağım çünkü poster sergisinin beşinci yılını kutluyoruz. Festivaldeki ortamı, sunduğu çeşitliliği, macerayı ve güzel atmosferi yansıtmaya çalışacağım. Elbette çalma listesini de dinleyerek mümkün olduğunca çok müzik duymaya çalışıyorum.

Son yıllarda Avrupa’da konser afişi sahnesinde oldukça aktifsin. Müzik dünyasında bu kültüre artan bir ilgi olduğu söylenebilir. Bu sahnenin geleceğine dair öngörülerin neler?

Bu harika işleri Utrecht’e getirebilmek ve iyi bir ortamda gösterebilmek için elimden geleni yapıyorum. İlginin daha da artacağını umuyorum. Dresden’daki Colored Gigs, İngiltere’de harika işler yapan UKPA ve son olarak güçlerimizi birleştirerek düzenlediğimiz gezici poster sergisi Poster-O-Rama’dan bahsedebilirim. Rostock’taki illüstrasyon bienalinde yaptığımız çıkış çok iyi geçti.

Bana göre bu sahne daha da gelişebilir. Canlı bir sahne ve bu işi oldukça ciddiye alıyoruz. Çok emek verdiğimiz için bu sağlıklı ortamı korumak bizim için çok önemli. Böyle devam edebileceğimiz konusunda da pozitifim. Wytse Sterk’in de dediği gibi: “Rock & Roll posteri yapma geleneği bir moda değil, tutkudur”.

Le Guess Who?’da sahne almış sanatçılardan posterlere yönelik aldığınız ilginç tepkiler oldu mu?

Aslında genellikle hep pozitif tepkiler alıyoruz. İnsanlar sanat işlerinin kalitesinden ve çeşitliliğinden çok etkileniyor. Konser posteri kavramına aşina olmayan bazı insanlar Le Gig Poster? aracılığıyla onunla tanışıyor. 

Festivalde sergi alanı hep yoğun ve kalabalık oluyor. Bu sene festivalde hangi isimleri izleyemeye çalışacaksın?

Oofff, henüz çok emin değilim. Protomartyr, Sun Ra Arkestra, Shabazz Palaces & Madensuyu’ne mutlaka bakacağım. Bu sene de her sene olduğu gibi daha önceden bilmediğim isimlerin sürprizlerle karşılaşacağıma eminim. Sizin önerilerinizi de duymak isterim!

  1. Yeniden hayal edilen kadim figürler: The Black Power Tarot

    Le Guess Who? 2017 sırasında sergilenecek The Black Power Tarot’un yaratıcısı King Khan, bu eşsiz setin arkasında yatanları, ilhamlarını, seçim kriterlerini ve Michael James Eaton ile Alajandro Jodorowsky işbirliğini anlatıyor.

  2. Halil Altındere ve Das Art Project: Welcome to Homeland

    Halil Altındere'nin üç kıtaya yayılmış mülteci krizini ele alan üç işini bir arada yerleştiren Welcome to Homeland, 14 Eylül – 21 Ekim tarihleri arasında Cihangir Sadık Paşa Konağı'nda sergilendi. İstanbul'un pek bilinmeyen, metruk binalarını kısıtlı süreler için güncel sanat mekânlarına dönüştüren Das Art Project'in küratörlüğünü yaptığı Welcome to Homeland hakkında Halil Altındere ve Das Art Project üyeleriyle söyleştik.

  3. “Zaman her zaman çok şey öğretiyor”: EZGİ MOLA ve KALBEN (I)

    Şu sıralar yeni film ve yeni albüm heyecanı yaşayan iki arkadaş Ezgi Mola ve Kalben bir araya gelip, birbirlerine merak ettiklerini sordu ve ortaya mutlu olmanın yollarından, çocukluk travmalarına kadar uzanan kocaman bir sohbet çıktı.

  4. “Zaman her zaman çok şey öğretiyor”: EZGİ MOLA ve KALBEN (II)

  5. İnsan faktörünü müziğe dahil etmek: LIIMA & GRIZZLY BEAR

    Liima üyesi Casper Clausen ve Grizzly Bear üyeleri Chris Taylor ve Chris Bear, birlikte yaptıkları Avrupa turnesi sırasında Bant Mag. için müziklerinin yaratım süreçleri üzerine sohbete koyuldu.

  6. Taner Öngür tarafından doldurulmuş bir plak: Elektrik Gramofon

    Araştırmacı, yazar ve arşivci Gökhan Akçura, Taner Öngür’e telefonla bağlanarak yeni çalışması Elektrik Gramofon üzerine konuştu.

  7. Çizgilerle: Pharoah Sanders

    Le Guess Who? 2017 programının en heyecan verici isimlerinden biri olan efsanevi müzisyen Pharoah Sanders'ın kariyerine, Furkan 'Nuka' Birgün'ün illüstrasyonlarıyla bir bakış.

  8. Fransız Art Rock'dan Arap Synth Pop'una açılan tünel: Ahmed Fakroun

    Awedny ve Nisyan gibi iki funk harikası yaratmış, İngiltere’nin saygıdeğer prodüktörlerinden birisi olan Tommy Vance ile birlikte kayıtlar yapmış, Madonna’dan David Bowie’ye birçok etkileyici isimle beraber çalışmış olan Jean-Baptiste Mondino'nun hayranlığını kazanmış, kariyerine bir süre jön olarak devam etmiş ve artık herkesçe bilinen “Arap dünyasının Talking Heads’i” lakabını kazanmış bir sanatçı olan Fakroun'un global bir dinleyici kitlesini etkisi altına almış olduğu aşikâr.

  9. Şarkı şarkı: Jane Weaver “Modern Kosmology” albümü

    12 Kasım Pazar günü Le Guess Who? 2017 sahnesinde olacak Jane Weaver, Mayıs ayında yayınladığı Modern Kosmology albümüyle kitleler üzerindeki etkisini sürdürüyor. Weaver’a psikedelik pop harikası albümündeki 10 parça için 10 soru yönelttik. Yanıtları Ethem Onur Bilgiç resimledi.

  10. Yırtılan bir gerilimin sesleri: Ben Frost

    Geçtiğimiz günlerde Mute Records’dan çıkan son albümü The Centre Cannot Hold’un ertesinde ve Le Guess Who? performansının öncesinde 1 Kasım akşamı Salon İKSV’de çalmak üzere İstanbul’a gelen Frost’un geçmiş çalışmaları ve projelerine kısaca göz atıyoruz.

  11. Kürasyonun ifade ettiği söylemler: Jerusalem In My Heart

    Radwan Ghazi Moumneh, bu seneki Le Guess Who? festivalinin Jerusalem In My Heart tarafından oluşturulmuş programına dair yol gösterici detaylar ve ilginç hikâyeler anlatıyor.

  12. Çizgilerle: Linda Sharrock

    Le Guess Who? 2017'de Jerusalem In My Heart'ın konuğu olarak sahne alacak efsanevi müzisyen Linda Sharrock'ın kariyerinin satırbaşlarını, Deniz Pasha'nın illüstrasyonlarıyla hatırlıyoruz.

  13. Fırtına öncesi sessizlik: METZ

    Kanadalı vahşi noise rock üçlüsü METZ, diskografisinin üçüncü albümü Strange Peace’i Sub Pop etiketiyle yayınladı. Utrecht’te gerçekleşecek Le Guess Who? festivaline iki yıl sonra geri dönecek olan grubun solisti ve gitaristi Alex Edkins’le Steve Albini’nin ses mühendisliğini üstlendiği yeni albümü hakkında konuştuk.

  14. A’dan Z’ye: Liars

    Le Guess Who? kapsamında vereceği konserin ardından 1 Aralık’ta da Salon İKSV’de izleyeceğimiz Liars’ın yolculuğundan önemli karakterler, detaylar ve ilginç hikâyelere, A’dan Z’ye bakıyoruz.

  15. Değişebilen biçimler: EKİN FİL

    Le Guess Who? 2017’de Grouper’ın küratörlüğünü üstlendiği programın konuğu olarak sahne alacak Ekin Fil ile bu sene yayınladığı son albümü Ghosts Inside ve üretim dinamikleri üzerine bir sohbet.

  16. Julianna Barwick: Hayatımı değiştiren kadınlar

    Amerikalı sanatçı Juliana Barwick, küratörlüğünü Perfume Genius’ın üstlendiği program kapsamında Le Guess Who? izleyicisini büyülemeye hazırlanıyor. Kendi jenerasyonunun en özgün şarkı yazarlarından biri olan Barwick, hayatına farklı şekillerde dokunmuş ve ona ilham vermiş kadın sanatçıları anlatıyor.

  17. Çizgilerle: James Holden

    Bu seneki Le Guess Who? programının mucitlerinden biri olan James Holden, yeni albümü The Animal Spirits'le festivalin en ilgi çekici isimlerinden biri. Holden'ın heyecanla beklediğimiz performansı öncesinde, kariyerinden öne çıkan detaylara Sadi Güran'ın çizimleriyle bakıyoruz.

  18. Çizgilerle: Linton Kwesi Johnson

    Dub şairleri arasında bir ikon haline gelen Linton Kwesi Johnson'ın kariyerini Sedat Girgin'in illüstrasyonlarıyla gözden geçiriyoruz.

  19. Altın Gün’ün Türkiye’den favori psikedelik seçkisi

    21 Ekim’de Garaj’da İstanbul izleyicisiyle buluşan ve Le Guess Who? sahnesini Ahmed Fakroun ile paylaşmaya hazırlanan Hollanda menşeli psikedelik rock grubu Altın Gün’den, Türkiye’den en sevdiği 10 parçayı sıralamasını istedik.

  20. Le Guess Who? deneyimi

    Ben Shemie, Mario Batkovic ve Jessica Moss, önceki yıllarda Le Guess Who? festivalinde nasıl deneyimler kazandığını yazdı.

  21. Çizgilerle: William Basinski

    Deneysel müzik sahnesinin öncü isimlerinden William Basinski'nin müzikal yolculuğundan öne çıkan detayları, Burak Dak'ın çizimleriyle mercek altına alıyoruz.

  22. Beyaz perdede tehdit altındaki çürümüş aileler

    Yorgos Lanthimos’un çürümüş aile yapısının damarlarını kestiği, çok konuşulan yeni filmi The Killing of A Sacred Deer bu ay gösterime girerken, sinema tarihinin tehdit altındaki ailelerine göz gezdirmenin tam sırası.

  23. Söylemek mi daha iyi, yoksa ölmek mi?: Call Me By Your Name

    Kusursuz bir filmin ne tamamen orijinal bir hikâye, ne de sadece sıradışı bir görsel tecrübeden ibaret olamayacağını kanıtlarcasına, yalnızca ele aldığı öyküyü ona en uygun şekilde anlatmayı seçmiş, özel bir tecrübeyle karşı karşıyayız.

  24. Gerçeklik leş gibi kokunca büyüyü yaratmak kime kalır?: Körfez

    Emre Yeksan’ın 74. Venedik Film Festivali’nden dünya prömiyerini yapan ilk uzun metraj filmi Körfez, geçtiğimiz ay da Ulusal Yarışma kapsamında İstanbul prömiyerini gerçekleştirdi. Filmin 1 Aralık’ta başlayacak vizyon gösterimleri öncesinde Yeksan ile ilk filmi, senaryo süreci, İzmir ve büyülü gerçekçilik üzerine sohbet ettik.

  25. “Herkes gibi film sevmekle başladım”: Sarı Sıcak

    Yönetmen Fikret Reyhan, çocukluğunun geçtiği mekânlarda canlandırdığı ve 1 Aralık’ta vizyona gelecek ilk filmi Sarı Sıcak’ın, içindeki bundan sonra film yapma isteğini de alevlendirdiğini anlatıyor.

  26. Geçmişi Hatırlarken: 2010’lardan Amerika Sivil Haklar Mücadelesi Belgeselleri

    Le Guess Who? 2017 programındaki The Invaders belgesel gösterimi ve The Black Power Tarot sergisinden yola çıkarak 2010’larda yayınlanan etkileyici ve önemli Sivil Haklar Mücadelesi belgesellerini sıraladık.

  27. Mesafenin İçinden 1: KIVILCIM GÜNGÖRÜN

    Fotoğraf ve çeşitli disiplinler arasında üretim yapan sanatçı Kıvılcım Güngörün’ün “Mesafenin İçinden 1” sergisi, 25 Kasım’da Bant Mag. Havuz / Bina’da açılıyor. Güngörün’ün sadece bu sergi için çektiği ve geçtiğimiz birkaç aydır üzerinde çalıştığı fotoğraflarının yanı sıra yazdığı şiirler, dolaştığı yerlerde karşılaştığı çeşitli objeler ve bazı kolajlar da sergide görülebilecek. “Mesafenin İçinden 1” öncesi Kıvılcım Güngörün merak ettiklerimizi konuştuk.

  28. Tövbeler Tövbesi: ETHEM ONUR BİLGİÇ

    Bant Mag. dahil pek çok yayın ve projede sık sık işleriyle karşımıza çıkan Ethem Onur Bilgiç’in yeni sergisi “Tövbeler Tövbesi”, 28 Ekim cumartesi günü Bant Mag Havuz / Bina’da görücüye çıkıyor. Bilgiç’le günahları ve tövbeleri konu olan yeni sergisi, dijital ve “geleneksel” çalışmanın farkları ve sürekli izinsiz kullanılan işleri üzerine kısa kısa sohbet ettik.

  29. Ortama yaraşır posterler yaratma tutkusu: Le Gig Poster?

    Le Guess Who? festivali kapsamında bu sene beşincisi gerçekleşecek Le Gig Poster? sergisinin yaratıcısı sanatçı Joris Diks, geçmişten günümüze bu poster deneyimini anlatıyor.

  30. Diyarbakır’daki genç sanatçıların yeni alanı: Loading

    Diyarbakır’da açılan yeni sanat alanı Loading’in Deniz Aktaş, Erkan Özgen, Şener Özmen, Cengiz Tekin’den oluşan ekibi, en önemli derdin ayakta durma çabaları olduğunu vurguluyor.

  31. Künye