Ne dinlesek?: Charli xcx, REZN ve haftanın diğer yeni müzikleri
Yazı: Cem Kayıran, Elif Öz, Şevval Öztemur, Tuana Özcan, Utkan Çınar, Zeynep Naz Günsal
Bu hafta dikkat kesildiğimiz yeni müzikler: Charli xcx, REZN, Michael Stipe, Alex Cameron, Rico Nasty, 888hz, Daphni, Lockimara ve dahası.
Taze yayımlanmış albüm ve teklilerden hazırladığımız güncellenen çalma listemiz sizi bekliyor.

SPOT IŞIKLARI:
Charli xcx – Music, Fashion, Film
(Atlantic)
2024’ü koca bir Brat yazına dönüştüren Charli xcx; John Cale, Marc Jacobs ve Martin Scorsese üçlüsünün bize doğru baktığı siyah beyaz albüm kapağının ardından daha sert, asi ve dağınık personasına göz kırparak, herkesi etkisi altına aldığı cıvıl cıvıl dans pistlerinin tersine doğru bir yol çizmiş. Grunge ve rock tınılarının daha ön planda olduğu Music, Fashion, Film albümü, kulüp müziğiyle bağlarını kopardığının haberini verirken sanki endüstriye karşı isyankâr; kişisel meseleleri daha geniş bir çerçeveye taşıyarak dinleyicisine bir hikâye anlatmaya ve kendini ifade etmeye çalışıyor. Ş.Ö.

ŞİFA NİYETİNE:
Lockimara – Only Sun, Only Moon
(Play Dead)
Lockimara’ın ikinci albümü Only Sun, Only Moon, değişimin yarattığı belirsizliği hem duygusal hem de müzikal bir anlatıya çeviriyor. Kanada’dan New York’a uzanan taşınmalar, biten bir ilişkinin ardından gelen boşluk hissi ve hayatını tamamen müziğe adama kararı, albümün dokuz parçasına yayılmış hâlde. Glitch dokuları ve elektronik ritimler bir anda akustik gitarlarla yer değiştirebiliyor; shoegaze’in puslu katmanları indie rock tınılarıyla, zaman zaman da hyperpop’a yaklaşan prodüksiyon tercihleriyle iç içe geçiyor. Ancak bu çeşitlilik hiçbir zaman dağınık hissettirmiyor; tüm bu ses dünyalarını bir arada tutan güçlü bir duygusal hat var. Türler arasında dolaşmaktan çok, belirsizliğin içinde bir denge arayan albüm, yönünü kaybetmenin huzursuzluğu ile güzel seslere teslim olmanın tuhaf rahatlığına aynı anda sahip ve dinleyicisini nasıl içine çektiğini tam olarak anlamadığı ama çıkmak da istemediği bir girdaba bırakmış gibi. T.Ö.
TEKLİ: Michael Stipe – Hum Desiderata
(Joyfully Waiting)
Michael Stipe’ın uzun yıllardır beklenen ilk solo albümü yavaş yavaş şekilleniyor. Grubu R.E.M.’in 2011’de dağılmasının ardından gerçek bir emeklilik yaşayan Stipe, ufak tefek birkaç şarkı dışında ciddi bir projede yer almamıştı. Bu hafta elimize düşen yeni şarkı biraz değişik bir yayın. Bildiğiniz hiçbir platformda bulunmayan şarkıyı sadece joyfully-waiting.ch adresinden dinleyebiliyorsunuz. Şarkıda Stipe bizle ABD’li şair Max Ehrmann’ın ünlü şiiri Desiderata’yı paylaşırken arkadan da hafif hafif albümde yer alacak bir şarkıdan kısımlar duyuyoruz. Şiir güzel, Stipe’ın sesi etkileyici ama bu kadar dolambaçlı yollara girmeye gerek var mı,bilemedik. Stipe’ın R.E.M. sonrası çekingenliği hâlâ etkili gibi. U.Ç.

EP: Daphni – hav u a sec
(Jiaolong)
Dan Snaith’in projesi Daphni için verimli bir yıl oluyor. Sene başlarında yayımladığı albümü Butterfly’dan sonra yeni bir EP ile karşımızda. EP ile aynı adı taşıyan şarkı albümün hemen sonrasında canlı performanslarda ortaya çıkmış klasik bir Daphni şarkısı. Asıl ilgi çekici kısım ise diğer iki şarkı. Daha düşük ritimli; biraz krautrock, biraz Four Tet tadı veren şarkılar Daphni’den bugüne dek duyduğumuz en iyi müziklerden. U.Ç.
TEKLİ: Chelsea Wolfe – Cold
(Loma Vista Recordings)
21 Ağustos’ta yayımlanacak The Dark adlı albümden paylaşılan tekli ile Wolfe’un karanlık atmosferi bu kez olabildiğince sade ve hüzünlü bir balad formuna bürünmüş. Sessizliğin de enstrüman gibi kullanıldığı, karanlık bir atmosfer kuran bir parça. Geçtiğimiz ay dinlemeye açılan “The Dark” ve “Death Is Not the End”in ardından gelen “Cold”un videosunu izlemek için buraya. T.Ö.

DERİNLERE DALMALIK:
REZN – Cycles in the Infinite Dream
(Sargent House)
Baştan söyleyelim, biraz sabır istiyor yeni REZN albümü. 2010’ların ortasında Chicago’da kurulan grup, dinleyicinin dikkatini yüksek ses ya da yoğun katmanlardan ziyade ayrıntılarla yakalıyor. Grubun “joker”i olarak tanımlayabileceğimiz Spencer Ouellette’in saksafon solosuyla şahlanan “Transient”, akışın ortasında biraz keder biraz da yavaşlık aşılayan “Devotion” ve ezici yapısıyla onu takip eden “The Vessel”, REZN âleminin yayıldığı farklı uçlarla yeni tanışacak olanlar için de iyi bir başlangıç noktası olabilir. Cycles in the Infinite Dream‘in Jacques de Beaufort ellerinden çıkan sürreal kapağı da albümün ses dünyasına iyi bir giriş niteliğinde. C.K.
TEKLİ: Protomartyr – Sounds We Cannot Hear
(Domino)
Protomartyr, üç yıl aradan sonra yeni albümü Hotel Usona‘yı duyurdu. 25 Eylül’de yayımlanacak albümden ilk tekli “Sounds We Cannot Hear”, grubun karakteristik karanlık post-punk çizgisini nefesliler, çanlar ve ksilofon gibi yeni dokularla genişletmiş ve grubun alışıldık tekinsiz atmosferi çok daha büyük ve sinematik bir noktaya ulaşmış. Yeni albüme eşlik eden tanıtım metni ise aynı Protomartyr gibi Detroitli olan Iggy Pop’un elinden çıkma. T.Ö.

ALBÜM: WILLOW – The Thread
(Three Six Zero Recordings)
Şubat ayındaki sürpriz yayını Petal Rock Black’ı, kutsal anne arketipi ve dişil öfkenin lütfuna adadığı bu -resmen- sekizinci stüdyo albümüyle takip eden Willow Smith, çok yönlü ve ayrıksı bir müzisyen olarak rüştünü ispatlamaya devam ediyor. 11 yıldır üstünde ister istemez taşıdığı nepo bebek etiketi yapışkanlığını gittikçe daha da yitiriyor gibi. Canlı renkler, yoğun imgeler, girift groove’lar ve ilginç desenlerle inşa ettiği The Thread’de vokali her zamankinden daha kıvrak ama aynı zamanda geniş bir alana yayılır nitelikte. Prodüksiyonda Coping Mechanism ve Empathogen albümlerinde de beraber çalıştığı basçı -ve aslında her şeyci- Chris Greatti’nin yanı sıra son yılların en dikkat çekici yeteneklerinden Mei Semones de var ki etki ve estetiği Smith’e baya yakışmış. Z.N.G.
TEKLİ: The Avalanches feat. Karen O – Blue Shadows
(Modular Recordings)
Bu tekli için hayali desek tam değil; net ve keskin bir tavrı da kesinlikle yok. Sahip olduğu akışkan formu, zihnin içinde gezinen düşüncelere öyle güzel sızıyor, bunu yaparken ışıl ışıl synthesizerlar da öyle yardımcı oluyor ki kırılan bir kalbi tekrar toparlamanın peşine Karen O’nun büyüleyici sesiyle düşmek, hüzünlü ama hiç yorucu olmuyor. The Avalanches ile Karen O’nun tekrar buluştuğu “Blue Shadows”, Avustralyalı grubun topladığımız ipuçlarına göre yeni albümle açılan başka bir patika olabilir. Ş.Ö.

UZUN YOLA ÇIKANLARA:
Alex Cameron – Late To Set
(Ditto Music)
Avustralyalı müzisyen Alex Cameron’ın müziğiyle bu müziği sunmayı tercih ettiği karakterini birbirinden ayırmak zor. “Başarısız bir müzisyen” kişiliğiyle yayımladığı albümlerle aslında manidar bir şekilde başarı da elde etti Cameron. Beşinci albümü Late to Set bu ironiyi devam ettirirken daha düşük tonlu bir sound seçmiş. 80’lerin soft-rock ve synth pop’u dominant ve bu türlerin öğelerini şarkılara ustaca yedirdiğini söylemeli. Yer yer Peter Gabriel tadı da alabiliyorsunuz. Vokaller biraz sakinleşse makul prodüksiyonun zevkini daha çok çıkarabileceğiz sanki. Cameron’ın konsepti de müzik tarzı da günümüzde ne kadar geçerli tartışılır ama sanki hoşunuza gidecek anlar bulmanız olası. Özellikle ikinci yarısında, daha sakin anlarda. U.Ç.
TEKLİ: Boy Harsher – Hard Beat
(Atlantic)
Jae Matthews ve Augustus Muller’ın eylülde çıkacak beşinci albümünden ikinci tadımlık. Romantik ilişkilerini iki yıl önce sonlandıran ikiliden en son birlikte yazıp yönettikleri orta metraj korku – müzik filmi The Runner’la (2022) haberdar olmuştuk. Aşk, kayıp ve hayatta kalma üzerine bir meditasyon niteliğinde, bir kefaret ve yeniden doğuş albümü olacağını belirttikleri GET MEAN’le tanıdık karanlıklarına tekrar boğacaklarını belli ettikleri “Hard Beat” de motorikliği, az söyleyip çok şey anlatan sözleri ve atmosferiyle ürkütürken merak uyandıran cinsten, seksi bir tekli. Akıllara direkt The Crash (1996) filmini getirme işlevli klibini de hemen şuraya iliştirelim. Z.N.G.

TEKLİ: 888hz – YO DJ!
(Bounce)
Ham distortion, yoğun alt frekanslar ve kulüp sistemlerini zorlayan prodüksiyon anlayışıyla dikkat çeken 888hz, yeni teklisi “YO DJ!”de bu kez ritim oyunlarını öne çıkarıyor. İlk başta kaba kuvvetle ilerliyormuş gibi bir intiba olabilir ama asıl sihri ince hesaplanmış geçişlerle kendini belli ediyor. 10 saniyeyi bulan introsunun ardından sanki bir rave setinin 45. dakikasına sıçrıyormuş gibi hissettirebilir, yere sağlam basarak dinlemekte fayda var. C.K.
TEKLİ: TYSON feat. Coby Sey, Nosaj Thing – Away
(Ladies Music Pub Records)
Geçtiğimiz günlerde çıkan “The Edge” teklisinde bir araya gelen TYSON, Coby Sey ve Nosaj Thing’in bir diğer buluşma noktası “Away”, kendi değerini öfke, kırgınlıklar ve değersizlikler arasında bulmakla ilgili. Parçanın tekinsiz ve puslu atmosferine ayak uyduran Coby’nin meleksi vokali, Nosaj Thing’in dramatik ve biraz kaybolmuş hissettiren etkisi, TYSON’un deyimiyle “küçük ve değersiz hissettiren zor bir ilişki hakkında” olan parçayı dinlemesi oyunlu bir kıvama getiriyor. Ş.Ö.

HAFTANIN DANSI:
Rico Nasty – RX
(Sugar Trap)
Marylandli rapçi üçüncü resmî albümde hem yaza hem kendine yakışır ölçüde duyuları zorluyor. Kaotikliğinden hiçbir şey eksilmemiş hâlde cümle âleme kuduz köpek gibi meydan okumaya devam eden Nasty’nin Kenneth Blume’u prodüktör koltuğuna tekrar konuk ettiği proje, başlangıçta 2022’de yayımlanmak üzere planlanmış ancak rafa kalkarak yerini MC’nin Las Ruinas adlı mixteybine bırakmış. Aralarda diğerlerinden daha fazla nefes alan bir iki parça var ama genelinde çok hızlı ve sert bir 20 dakika sizi bekliyor. Evden çıkmaya hazırlanırken açmak iyi bir adrenalin desteği sağlayabilir de beyni biraz sarsabilir de; her türlü dinlerken baya bir aşınmaya hazır olmak gerek. Z.N.G.
ALBÜM: The Strokes – Reality Awaits
(RCA Records / Sony Music)
Önüm, arkam, sağım, solum derken yeni The Strokes albümüne kavuştuk bile. yine Rick Rubin’in prodüktör koltuğunda oturduğu “yeni The Strokes albümü” heyecan verici bir hadise olduğundan albüme dair merağımız hiçbir zaman sönmedi. Kosta Rika’da gerçekleşen kayıt sürecini belgeleyen kısa film In Transit: Part II’yu da buraya bırakıyoruz. Reality Awaits, teklilerden sonra keyfi kaçan kitlenin modunu düzeltiyor. Beklenen albüm değil de kendi olmaktan çekinmeyen bir albüm var önümüzde. Belki grubun içinde bulunduğumuz çalkantılı vakitlere cevabı budur. E.Ö.

ALBÜM: Worldpeace DMT – Flowers Powers
(WPDMT)
Worldpeace DMT, yeni mixtape’i Flowers Powers, ikilinin ekim ayına randevu verdiği yeni albümü Stick Around for Tea öncesinde bir ara durak niteliğinde. Leo Fincham ve The Femcels üyesi Rowan Please’dan oluşan Worldpeace DMT’nin ilk albümü The Velvet Underground & Rowan‘ın ardından gelen Flowers Powers; indie rock, hyperpop ve anti-folk sularında dolaşan, dinlemesi son derece keyifli, zengin seslerden oluşan bir koleksiyon olarak grubun yeni albümü öncesinde iştah kabartıcı. Ayrıca koleksiyonda, ilginç bir Joni Mitchell “Big Yellow Taxi” cover’ı da bulunmakta. T.Ö.
TEKLİ: Militarie Gun – World’s Always Burning (feat. Mannequin Pussy)
(Loma Vista Recordings)
Militarie Gun, geçtiğimiz ekim ayında yayımlanan God Save the Gun albümünü üç yeni şarkıyla genişletecek. Deluxe versiyondan paylaşılan ilk şarkı “World’s Always Burning”, Mannequin Pussy’den Marisa Dabice’in konuk vokaliyle, gerginlik hattını yalnızca gitarlardan değil; Ian Shelton ve Dabice’in uyumlu seslerinden de alıyor. Grubun vokalisti Shelton, yeni şarkılar hakkında şöyle demiş: “God Save the Gun‘daki her şey iç dünyaya odaklanmıştı. Bu şarkılar ise kendi zihninde kaybolduktan sonra yeniden dışarıya bakmayı, dünyanın akmaya devam ettiğini fark etmeyi anlatıyor.”. Deluxe versiyonun kalanı 7 Ağustos’ta dinlenebilecek. T.Ö.