Rızasız gelecek: Yapay zekânın kültür endüstrisini dönüştürdüğü bir yıldan notlar

Hazırlayan: bant mag.

Geçtiğimiz günlerde açıklanan Google DeepMind ve A24 ortaklığı, yapay zekâ şirketlerinin sinema sektöründe giderek artan etkisine işaret eden önemli gelişmelerden biri oldu; sektörden ve izleyiciden büyük tepkiyle karşılandı. Müzik alanında hız kazanan benzer gelişmeler de beraberinde birçok tartışmayı gündeme yerleştiriyor. Yapay zekâ müziğin yaratılma, dağıtılma ve tüketilme biçimlerini hızla yeniden şekillendiriyor; yasal boşluklar telif haklarından sanatçı kimliğine uzanan geniş bir alanı tehdit ediyor. Sektör devleri masada oturacakları yeri sağlamlaştırmaya ve pastadan büyük dilimler kapmaya çalışırken, sanatçılar için riskler bir anlamda hiç olmadığı kadar yüksek görünüyor. 

İşte son dönemde dünyanın farklı noktalarında kültür sanat sektörünün akıbeti için yapay zekâ uygulamalarına karşı yükselen bazı tepkiler, yaşanan gelişmeler ve yasal düzenleme hamleleri.


Google DeepMind ve A24 ortaklığına tepkiler sürüyor

22 Haziran 2026’da yapılan duyuruyla, Google DeepMind ve A24 stüdyosunun resmî bir araştırma ve geliştirme ortaklığı kurduğu açıklandı ve Google DeepMind’ın A24’a yaklaşık 75 milyon dolar yatırım yaptığı öğrenildi. Yapay zekâ şirketlerinin Hollywood’daki etkisinin giderek artacağına işaret eden bu gelişme, bağımsız yapımcılar ve izleyiciler kanadında pek hoş karşılanmadı. Sosyal medyada hızla büyüyen tepkiler, eleştiriler ve A24 aboneliklerinin iptali için yayılan gönderilerle sürüyor. A24 ise olan biteni izlemek yerine sanatçıların elini güçlendirebilmek için masada oturmak ve böylece söz sahibi olmak stratejisini önemsediklerini açıkladı. Bu anlaşma yalnızca bir araştırma ve geliştirme ortaklığı; Google, A24’un içerik kütüphanesine ya da verilerine erişim hakkı elde etmiyor.


Fransa Senatosu’ndan Darcos Yasası: “Tarihte görülmemiş yağmaya” karşı

“Yapay zekâ şirketleri eserlerimizi kullandıklarını kanıtlayana kadar masumiyet karinesi yok.” Fransız Senatörü Laure Darcos tarafından hazırlanan ve Fransız Senatosu tarafından oybirliğiyle kabul edilen yasa teklifi, yapay zekâ şirketleri için alışılmışın tam tersini öngörüyor: Sistemi eğitmek için telif hakkıyla korunan eserleri kullanmadıklarını kanıtlama yükümlülüğünü AI şirketlerinin kendisine yüklüyor. Fransa’dan 81 kuruluşun desteklediği teklif, CISAC’ın Haziran 2026 Paris Genel Kurulu’nda dünya genelinden meslek birlikleri tarafından da sahiplenildi. SACEM CEO’su Cécile Rap-Veber durumu şöyle özetledi: “Eserlerimizin büyük ölçekte ve izinsiz biçimde yapay zekâ eğitimi için kullanılması, sanatsal ve yaratıcı eserlerin tarihte görülmemiş en büyük yağmasını temsil etmektedir.” Tasarı henüz Fransız Ulusal Meclisi’nde bekliyor. Ancak Avrupa Birliği’nin geneliyle kıyaslandığında sanatçı haklarını ön plana alan radikal bir model önerdiği için küresel yapay zekâ telif hakkı tartışmasının şekillenmesinde belirleyici ses olmaya aday görünüyor.


Spotify ve krizler

Spotify, son dönemde eski CEO Daniel Ek’in yapay zekâ destekli askerî teknoloji şirketi Helsing’e yaptığı yatırımlar sebebiyle küresel ölçekte bir boykotla karşı karşıya kaldı. Yine kısa süre önce yaşanan bir diğer kriz de yapay zekâ müzik grubu Velvet Sundown’ın platformda “doğrulanmış sanatçı” rozeti taşıyarak 400 bini aşkın aylık dinleyiciye ulaşmasına izin verilmesiydi. Spotify geç harekete geçti ve 75 milyon parçayı platformdan kaldırdı. Bu kriz, Daniel Ek’in Helsing’e yaptığı yatırımların ortaya çıkmasıyla başlayan sanatçı boykotları ve No Music for Genocide hareketiyle birleşince, Ocak 2026’da şirket Ek’in yönetim kurulu başkanlığına geçtiğini ve iki ortak CEO atandığını açıkladı.


Polaroid’den “Analog” isyanı

Polaroid, 2025’te Polaroid Flip için “The Camera for an Analog Life” lansman kampanyasıyla ekran bağımlılığına, dijitalleşmeye ve yapay zekâ illüzyonlarına karşı tavrını net ortaya koyan bir dil benimsemiş; “Story ya da reel’ler değil, ‘real stories’ (gerçek hikâyeler)” gibi mottolar üretmişti. Haziran 2026’da start verdiği Polaroid Go Gen 3 lansmanı “The Best of Summer Analog” ile de deyim yerindeyse daha agresif bir pozisyona geçmiş görünüyor. Kampanyanın reklam panoları, Apple ve Google gibi teknoloji devlerinin New York ve Londra’daki ofislerinin hemen önünde dikiliyor.


“No AI Sellout” protestoları: Yapay zekâya satacak müziğimiz yok

Müzik dünyasında son dönemde en çok tartışma yaratan konulardan biri, kayıtlı müziklerin yapay zekâ şirketlerine lisanslanma girişimleri. Bu gelişmeye yönelik büyüyen tepkilerle 19 Mayıs 2026’da ABD’nin dört kenti New York, Los Angeles, Nashville ve Austin’de Music Workers Alliance, Austin Texas Musicians Organization ve AFM’ye bağlı Independent Musicians Caucus gibi topluluklar tarafından “No AI Sellout” temalı protestolar düzenlendi. Universal ve Warner Music gibi büyük plak şirketlerinin telifli katalogları yapay zekâ şirketlerine lisanslamaları konusunda devam eden müzakerelere karşı çıkılarak sanatçılara bireysel onay hakkı, tam finansal şeffaflık talep edildi.


EMMA Açık Mektubu: “Zorla AI sözleşmesine hayır”

Sanatçıların ve söz yazarlarının haklarının yapay zekâya sahiplendirilmesine ilişkin giderek artan endişeler sebebiyle, Avrupa Müzik Yöneticileri Birliği (EMMA) ve Ivors Academy, Featured Artists Coalition, Music Artists Coalition’ın da aralarında olduğu otuza yakın kuruluş tarafından 22 Haziran 2026’da bir manifesto yayımlandı. The Line of Best Fit’te detaylarını görebileceğiniz bu mektupta, bazı büyük şirketlerin ve yayıncıların, müzisyenlerle müzakere yapmadan küresel yapay zekâ lisans anlaşmaları imzaladığı belirtiliyor. Sanatçılar, yapay zekâya böyle bir izin vermeye rızaları olmadığını söylüyor.


Çin’de sanatçılar Xiaohongshu’ya dava açtı

Batı merkezli bu tartışmanın ötesinde, Çin’de de benzer gerilimler mahkemelere taşınıyor. Bir grup sanatçı, sosyal medya platformu Xiaohongshu‘nun (Batı’da RedNote olarak bilinen platform) eserlerini izinsiz olarak yapay zekâ eğitiminde kullandığı iddiasıyla Pekin İnternet Mahkemesi’ne başvurdu. Çin, platform sahiplerine kendi yapay zekâ çıktıları üzerinde telif hakkı tanırken bireysel sanatçıların eserlerinin izinsiz kullanımına dair hukuki çerçeve hâlâ şekillenme aşamasında. Kararın hem Çin’in iç pazarında hem de küresel ölçekte emsal oluşturma potansiyeli taşıdığı söyleniyor.


“Stealing Isn’t Innovation” kampanyası

2026’nın başında Human Artistry Campaign tarafından organize edilen “Stealing Isn’t Innovation” (Çalmak İnovasyon Değildir), telif haklarını korumak amacı taşıyan ve ses getiren bir yapay zekâ karşıtı protesto hareketi oldu. Yapay zekâ şirketlerinin modellerini eğitmek için sanatçı eserlerini izinsiz kullanmasının önüne geçilmesi gerektiğini savunan hareket, üretkenlik adı altında yapılan veri kopyalamanın inovasyon değil düpedüz hırsızlık olmasına tepkisini koydu. 800’ü aşkın sanatçı ve yazarın imzasını attığı bu koalisyona destek verenler arasında Cyndi Lauper, Bonnie Raitt, Jennifer Hudson, Questlove, R.E.M., MGMT ve Scarlett Johansson gibi isimler yer aldı. 22 Ocak 2026’da ABD’de gazetelere tam sayfa ilanlar verilerek telif haklarının çalınmasına karşı yasal düzenleme talep edildi.


Avrupa Birliği AI Yasası: Madde 50 ve “Deepfake” ikonları

Avrupa Birliği AI Yasası’nın en kritik aşaması olan Şeffaflık Kuralları için uygulama rehberi ve zorunlu etiketleme standartları 14 Mayıs 2026’da yayımlandı. Buna göre, 2 Ağustos 2026’dan itibaren dijital sanat, müzik veya videolarda yapay zekâ kullanılarak üretilen ya da manipüle edilen tüm içeriklere (özellikle deepfake tasarımlara) üretimlerin “AI Üretimi” olduğunu ifade eden ikonların zorunlu olarak basılması yasalaşmış oldu.


Universal Pictures’dan jenerikleri AI eğitimine kapatma hamlesi

Sinema endüstrisinde yapay zekâ botlarının filmleri tarayarak görsel ve ses verisi kazımasını engellemek adına Universal Pictures, Haziran 2025’te How to Train Your Dragon gösterimiyle radikal bir adım attı ve vizyona giren tüm filmlerinin kapanışına yasal olarak “Bu yapıt hiçbir yapay zekâ modelinin eğitimi için kullanılamaz ve taranamaz” ibaresini eklemeye başladı.


“Brave New World?” raporu ile Birleşik Krallık hükümetine baskı

Birleşik Krallık’ta Şubat 2026’da, Independent Society of Musicians (ISM), Society of Authors, Association of Illustrators, Equity ve Association of Photographers girişimiyle, yapay zekâ çağında farklı sanat alanında üretenlerin haklarının gözetilmesine yönelik acilen harekete geçilmesi gerektiğini ortaya koyan kapsamlı bir rapor yayımlandı. Brave New World? adlı rapor, müzik, yazarlık, fotoğraf, performans ve görsel sanat alanından 10 binin üzerinde üreticinin verilerini bir araya getirerek yapay zekânın Birleşik Krallık’ta yaratıcı profesyonellere etkisine ilişkin kapsamlı bir çalışma sunuyor. Yapay zekâlar sebebiyle hâlihazırda her üç kreatif işten birinin kaybedildiğinin ve ses/tarz kopyalamalarının çok sayıda sanatçının geçim kaynağını yok ettiğini gösteren rapor, Big Tech’e karşı sanatçıları koruma altına almakta hükümetin geç kaldığını kanıtlayarak Parlamentoya yasal baskı yapıyor.


ABD’de “NO FAKES Act” federal yasası için Kongre baskısı

Recording Academy (Grammy), müzik yaratıcılarını yasa yapıcılarla buluşturarak sanatçı haklarını savunmayı amaçlayan yıllık lobicilik etkinliğinin 21–23 Nisan 2026’da Washington’daki son ayağında, ABD Senatosu’nda bekleyen ve kişilerin ses ile görüntü haklarını federal düzeyde koruma altına alacak olan “NO FAKES Act” yasasının bir an önce çıkartılması için sanatçılarla birlikte Amerikan Kongresi’ne çıkarma yaptı. NO FAKES Act, bireylerin seslerinin ve görüntülerinin deepfake kopyalarını ve üretimlerini yasaklamayı amaçlayan federal bir yasa tasarısı. 200’den fazla Recording Academy üyesi, sektör lideri ve Kongre üyesinin bir araya geldiği etkinliğin öncelediği yasa, rızasız üretilen tüm dijital kopyaları doğrudan federal suç kapsamına almayı hedefliyor.


Elektronik müzik platformu Traxsource, yapay zekâ şeffaflık etiketleri uygulamasına geçiyor

Elektronik müzik platformu Traxsource, müzik endüstrisindeki insan emeğini korumak ve yapay zekâ üretimlerinin mağaza listelerini istila etmesini önlemek maksadıyla yapay zekâ üretimlerine ilişkin yeni şeffaflık politikası imzalayan kuruluşlar arasına adını yazdırıyor. 1 Temmuz 2026 itibarıyla platforma yüklenen tüm parçalarda “Human-Made” ve “AI-Assisted” gibi yapay zekâ yardımı olup olmadığını zorunlu kılan filtreleri ve kullanıcıların görebileceği etiketleri devreye sokuyor. Traxsource kurucularından Marc Pomeroy konuya ilişkin şunları söyledi: “Müzik alışverişinin bugün gıda alışverişine benzediği bir gelecek hayal ediyoruz; geleneksel ürünler, sertifikalı organik ürünlerin hemen yanında yer alıyor ve tercih tüketiciye bırakılıyor.”