Yaşa Takılanlar: De La Soul - Stakes Is High

yazı: deniz bankal

Döneminin hip hop dünyasına dair gözlemleriyle belgesel niteliği taşıyan De La Soul albümü Stakes Is High, artık 30 yaşında.

İlk dinleyişten bu yana neler değişmiş? Şarkıların arasına neler sızmış? Yaşa takılanlar açtı ve yeniden dinledi.


De La Soul
Stakes Is High
2 Temmuz 1996

Çok mühim albümdür çünkü…

De La Soul, her zaman Afromerkezci bir bakışla siyaseti, ırkçılığı ve hip hop’ın gidişatını dert eden bir gruptu. Stakes Is High ise bu yaklaşımın en doğrudan ve berrak ifadesi.

Daha ilk parçadan “De La Soul is here to stay like racism” dizesiyle dinleyiciyi çarpıyor. Albüm boyunca ırkçılığı, popüler kültürün tek tipleştirici etkisini, şöhret kültürünü ve sertliğin pazarlanabilir bir kimliğe dönüşmesini sorguluyor. Bunu da kültürün dışından ahkâm keserek değil; tam içinden konuşarak yapıyor.

Bir yandan DJ Premier’in en yalın işlerinden bazılarını, diğer yandan kariyerinin başındaki J Dilla’nın ilk büyük prodüksiyonlarını buluşturan Stakes Is High, hip hop’ın sonraki yıllarda hangi sorularla yüzleşeceğini de önceden sezmiş albümlerden biri.

İlk dinleyişte hissettirdikleri vs bugün hissettirdikleri

İlk dinleyişte biraz geri planda kalabiliyor. Ne 3 Feet High and Rising kadar oyunbaz ne de ilk anda vurucu. Ama yıllar geçtikçe albümün asıl gücü ortaya çıkıyor. Sadece büyük laflar etmek yerine etrafına dikkatle bakıyor; bağırmak yerine gözlem yapıyor.

Sonra yıllar geçiyor. Hip hop defalarca kabuk değiştiriyor, popüler kültür aynı döngüleri yeniden üretiyor. Bir gün albümü yeniden açıyorsunuz ve fark ediyorsunuz ki aslında eskimemiş. Önceleri abisel gelen satırlar bugün neredeyse belgesel anlatımı gibi duyuluyor.

Ama Stakes Is High pek çok konuda zamanının ilerisinde dursa da dönemin hip hop sahnesine hâkim erko dili ve cinsiyetçi söylemden tamamen sıyrılabilmiş bir albüm değil. Bugün kulağa takılan birkaç satır, onun da 90’ların kültürel kör noktalarından bütünüyle bağımsız olmadığını hatırlatıyor.

Bunu biliyor muydunuz?

2Pac’ın ölümünden sonra Makaveli mahlasıyla yayımlanan “Against All Odds”, hip hop tarihinin en yıkıcı diss parçalarından biri olarak anılır. Hedef aldığı isimlerden biri de De La Soul’du.

Hikâye Stakes Is High ile başlamıyordu. İki yıl önce, Buhloone Mindstate dönemindeki “Ego Trippin’ (Part Two)” klibi, 2Pac’ın “I Get Around” videosuna kısa bir gönderme yapıyordu. Aslında bu, daha çok dönemin gösterişini tiye alan, hafif alaycı bir şakaydı. Posdnuos ve Maseo’nun yıllar sonra anlattığına göre ise 2Pac bunu kişisel bir hakaret olarak almıştı.

1996’da gelen Stakes Is High ise tek bir rapçiyi değil; dönemin iklimini hedef alıyordu. Gangsta rap’in ve G-funk’ın popüler kültürü ele geçirdiği, Doğu Yakası’nda mafyöz anlatılarının yükseldiği, hip hop’ın giderek daha gösterişli ve daha ticari bir dile teslim olduğu bir dönemde yayımlandı. “Everybody sound the same, commercialize the game” derken türün tek sese dönüşmesini, “I can’t call it, beats make brothers think they hard as hell” derken sertliğin yaşanan değil; oynanan bir role dönüşmesini sorguluyordu. “I’ve got questions about your life if you’re so ready to die” gibi küçük silkelemeler ise dönemin gangster romantizmine iliştirilmiş bir abilik söylemi gibiydi.

2Pac bütün bunları üzerine aldı. “Against All Odds”, yalnızca De La Soul’a değil; The Notorious B.I.G., Sean “Puff Daddy” Combs, Mobb Deep, Dr. Dre ve daha birçok isme uzanan büyük bir hesaplaşmaya dönüştü. Aradan geçen yıllara rağmen, özellikle Sean “Puff Daddy” Combs hakkındaki iddialar yeniden gündeme geldiğinde, parçanın bazı dizeleri yeniden dolaşıma girdi. Bu da hem 2Pac’ın öfkesini hem de De La Soul’un Stakes Is High boyunca işaret ettiği hip hop iklimini yıllar sonra yeniden tartışmaya açtı.