Nicole Eisenman’ın görmek istediği gibi

Soyutlamanın yükselişte olduğu resim pratiğine, insan formunun temsilini geri kazandırarak 2015’te MacArthur Genius Grant ödülü kazanan Nicole Eisenman, klasik teknikleri popüler kültür ve underground yaklaşımlarla yorumlayan sıra dışı stiliyle 90’lı yıllarda adından söz ettirmeye başladı. 2019’da hem Venedik Bienali hem de Whitney Bienali’nde yer alan ABD’li sanatçı, resim dışında enstalasyonlar ve heykeller de yapıyor. İşlerinin figürle ilgili olmadığını ve benliğin dışında, sanat pratiğinin dışında gelişen hikâyesel anlatılar yaratmak istediğini söylüyor. Figür üretmesinin nedeni ise “çevreyi algılayışının kendi bedeni üzerinden olması”.


Eisenman kendisini, ailesini, arkadaşlarını, çevresinde olanları; hem politik görüşleri doğrultusunda hem de kişisel hayatı üzerinden filtreleyip, gördüğü gibi ya da kendi deyimiyle görmek istediği gibi aktarıyor. İşleri 16. yüzyıldan 21. yüzyıla uzanan geniş bir görsel referans yelpazesine sahip. Renoir ve Kirchner’in kalabalık grup portrelerini, Maria Lassnig’in insan bedeni tasvirlerini ve geçmişten aşinalığımız olan daha birçok eseri akıllara getiriyor. Tarihe küçük ve kinayeli eleştirilerle dokunarak geliştirdiği eklektik dili, işlerini en özel kılan etmenlerden.

Yazı: İpek Temizkan