Arşivden: Çizgi Hikâye – Ciguli (1957-2014)

Arşivden: Çizgi Hikâye – Ciguli (1957-2014)

Hazırlayan: Cem Kayıran – İllüstrasyon: Furkan ‘Nuka’ Birgün
Bu dosya, Bant Mag. ekibinin hazırladığı Babylon Dergi’nin Şubat 2015 tarihli 26. sayısında yayımlanmıştır.

1990’lı yılların sonlarıyla beraber Türkiye müzik sahnesinde kendine eşsiz bir yer edinen Ciguli, 2014 yılında bugün aramızdan ayrılmıştı… Ciguli’nin hayatından satırbaşlarını Furkan ‘Nuka’ Birgün’ün çizimleriyle hatırlıyoruz.

Sonradan Ciguli adıyla tanıyacağımız Angel Jordanov Kapsov, 1957 yılında Bulgaristan’ın Haskova şehrinde doğdu.

Küçük yaşta akordeona merak saran Ciguli, henüz 11 yaşındayken düğünlerde akordeon çalmaya başladı.

Türkiye’de Ahmet adını kullanan Ciguli’nin takma isminin epey ilginç bir hikâyesi var. Bulgaristan’da bir dönem çok popüler olan AvtoVaz isimli otomobil markasının çok hızlı bir modeli olan VAZ-2101 için kullanılan Ciguli ismi Ahmet’e akordeonu çok hızlı çaldığı için verildi.

Dört kardeşi olan Ciguli’nin babası 1972 yılında vefat ettikten sonra, ailesinin geçimi de kendisinin sorumluluğuna geçti. Genç yaşta müzisyenlik yaparak ailesiyle ilgilenen Ciguli, 1974 yılında, sonradan iki çocuk sahibi olacağı Ayten hanımla evlendi.

Ferdi Tayfur ve İbrahim Tatlıses’e olan hayranlığından dolayı bir oğlunu Ferdi, diğerini de İbrahim olarak isimlendiren Ciguli, ağbilerinin ısrarları sonucunda 1990 yılında İstanbul’a geldi.

1991 yılında Hülya Avşar’a akordeonuyla eşlik ettiğinde, Türkiye’deki gazino hayatı başlamış oldu.

Yetenekleriyle dikkatleri hemen üstüne çeken Ciguli, 1993 yılında ilk albümünü kaydetti. Fakat çıkan sonuçtan memnun olmayan müzisyen, albümü yayınlamaktan vazgeçti.

Ayrıca bu dönemde çekilecek klipte kadın kıyafetiyle yer alması istenen Ciguli, toplantı sırasında, “Bir saniye bekler misiniz? Bir sigara alıp geleceğim” deyip toplantıyı terk etti.

Sonrasında uzun yıllar boyu Kumkapı meyhanelerinde sahne alan Ciguli’nin ismi müzik piyasasında yayılmayı sürdürdü.

1998 yılında İzmir Fuarı’nda İbrahim Tatlıses ve Sibel Can’ın arkasında çalan Ciguli’nin sahne performansı büyük bir efsaneye dönüştü ve sonraki yıl için albüm anlaşması hızla imzalandı.

Binnaz isimli ilk Ciguli albümü 1999 yılında yayınlandı ve kısa sürede bir fenomene dönüştü. Albüm yayınlanmadan önce verdiği bir röportajda Binnaz’la ilgili çok heyecanlı olduğunu söyleyen Ciguli, “Albümde çok güvendiğim insanlar çaldı, sanıyorum çok satacak” dedi.

Albümle aynı adlı “Binnaz” şarkısıyla Türkiye’de hızla üne kavuşan Ciguli, albümdeki Roman havası üzerine kurulmuş 10 şarkıda akordeon çalmasının yanı sıra şarkı da söylüyordu.

Albümün başarısının ardından anında televizyonda da kendine yer bulan Ciguli, bir Roman mahallesinde geçen Bizim Sokak adlı dizide başrolde oynadı.

 

2000’li yıllarda beş albüm daha yayınlayan Ciguli’nin enstrüman yetenekleri ve nefis sahne performansıyla verdiği konserler her daim büyük ilgi gördü.

Geçtiğimiz yaz Babylon Soundgarden festivali kapsamında Kolektif İstanbul eşliğinde nefis bir konser veren Ciguli, ilerlemiş yaşına rağmen enerjisinden hiçbir şey kaybetmemiş olduğunu gözler önüne serdi.

Türkiye’deki müzik sahnesinin yakın geçmişine damga vuran en sempatik isimlerden olan Ciguli, 31 Ekim’de Sofya’da bir süredir mücadele ettiği kalp hastalığı sebebiyle hayatını kaybetti. Ciguli’yi her zaman ilham verici enerjisi ve sıra dışı müzikal kimliğiyle hatırlayacağız.

Benzer yazılar