Teftiş: Yeni albümler

Teftiş: Yeni albümler

Taptaze albümlerden hazırladığımız Bant Mag. kılavuzunuz geldi.

Yazı: Berk Kula, Cem Kayıran – İllüstrasyon: Sadi Güran

pjimage (44)

Ty Segall – Fudge Sandwich
(In The Red Records)

Bayıldığım bir grup olan War’un efsanevi şarkısı “Low Rider” ile iddialı bir giriş yapsa da albüm genel olarak çok standart bir havaya bürünüp, geçmişte kasetlerden aşina olduğumuz “tape” etkili bir soundla dikkat çekiyor. Amon Düül II, Neil Young ve John Lennon gibi Segall’e ilham kaynağı olmuş isimlerin cover’larından oluşan albüm, müzikal olarak standart rock’n’roll hareketlerine şahit olduğumuz ve aranje bazında müthiş yenilikleri bizden saklayan bir çalışma. Fudge Sandwich, lise yıllarımda beraber yapsak çok heyecanlanacağım bir albüm olurdu ama galiba “Low Rider” ve son şarkı olan Sparks yorumu “Slowboat” dışında kendi listeme bir başka şarkısıyla konuk olamayacak. Saygılar Ty, adın çok güzel bu arada… B.K.

Gaye Su Akyol – İstikrarlı Hayal Hakikattir
(Glitterbeat Records / Dunganga Records)

Gaye Su Akyol’un solo kariyerinin üçüncü uzunçaları İstikrarlı Hayal Hakikattir, yine aşina olduğumuz, ‘buralı’ tınıları fantastik unsurlar, surf rock sound’u ve farklı duygu durumlarıyla bir arada sunuyor. Şahsen, önceki albümlerle kıyasladığım zaman İstikrarlı Hayal Hakikattir’i diğerlerinden ayıran en belirgin unsurun dinleyiciye sunduğu alabildiğine geniş duygu yelpazesi olduğunu düşünüyorum. “Bağrımıza Taş” ve “Gölgenle Bir Başıma” gibi derbederlerin, “Laziko” ve “İstikrarlı Hayal Hakikattir” gibi coşkuyla eşlik edilesi şarkılarla bir araya gelişi ihtişamlı bir bütün oluşturuyor. Albümü ilk dinlediğim günden bu yana favorim olan “Meftunum Sana” ise erken bir final yapıyor ama konserlerde nerelere gideceğine dair büyük bir merak yaratıyor. Ustalıkla altından kalkılan Barış Manço yorumu “Hemşerim Memleket Nire”nin de hakkını teslim etmeden olmaz. C.K.

Julia Holter – Aviary
(Domino)

Disney’in Fantasia’sı ile Björk-vari bir tavır arasında bizi karşılayan ve içeri davet eden Julia Holter, albüm boyunca kendi yarattığı, arada güneşin yüzünü gösterir gibi olduğu, karanlık ve puslu masal / hayal dünyasında, daha çok hayvanlar ile değil de bitkiler ve toprak ile dostluk kurmuş ve onların tınılarını müziğine işlemiş bir ev sahibi. Arada yüzünü gösterse de genel olarak kendi içinde derli toplu bir dağınıklık ile sizi başbaşa bırakmayı da tercih ediyor. İçeri girdiğim ilk birkaç dakika tedirgin olsam da sonrasında gördüklerimden ve duyduklarımdan çok keyif aldığım bir gerçek. Yine çağırsa yine giderim büyük kuş kafesine Julia’nın. B.K.

Bu albümleri de atlamayın:

pjimage (45)

Mick Jenkins – Pieces of a Man
(Cinematic)

Unknown Mortal Orchestra – IC-01 Hanoi
(Jagjaguwar)

Georgia Anne Muldrow – Overload
(Brainfeeder)

Benzer yazılar