“The Handmaid’s Tale’”in ikinci sezonunda bizi neler bekliyor?

“The Handmaid’s Tale’”in ikinci sezonunda bizi neler bekliyor?

The Handmaid’s Tale dizisinin 13 bölümlük  ikinci sezonu 25 Nisan’da, yani bu çarşamba başlıyor. 

Yazı: Selin Örnek

Hulu’nun açıklamasına göre Emmy ödüllü dizinin ikinci sezonunu Offred’in hamileliği ve doğacak çocuğunu içinde yaşadığı distopik dünyanın gerçeklerinden kurtarmak için vereceği savaş şekillendirecek. Aunt Lydia’nın “Gilead sizin içinizdedir” sözünün karakterlerimiz için doğru olup olmadığını öğreneceğiz.

(İlk sezonu izlememiş olanlar için yazıda kimi spoiler’ların olduğunu hatırlatalım)

*Kitabın ilerisi

Kitabını okumuş olanlar The Handmaid’s Tale dizisinin birinci sezonda bittiğini zannediyor olabilirler. Çünkü kitabın finali, yani Offred’in siyah kamyonete götürülüşü ve “İlerliyorum, içerideki karanlığa; ya da ışığa” diye içinden geçirişi, birinci sezonun da son bulduğu yer.

İkinci sezonu oldukça heyecanlı kılan faktörlerden biri de bu: Kitabın yazarı Margaret Atwood belirsiz bir sonla bıraktığı hikayesinin devamını 33 yıl sonra bu dizinin ikinci sezonu için yazıyor. June Offred’in karanlığa mı yoksa aydınlığa mı gitmekte olduğunu nihayet bu sezonda öğreneceğiz.

*Koloniler

Kolonileri ilk kez bu sezon göreceğiz. Hatta fragman sayesinde gördük bile… Emily Ofglen’i canlandıran Alexis Bledel ve Janine Ofwarren’ı canlandıran Madeline Brewer’ın Emmy öncesi panelinde yaptıkları açıklamalara göre, karakterlerin kolonilerde yaşadıklarına tanık olurken geriye dönüş sahnelerinde Emily’nin geçmişi hakkında da daha çok şey öğreneceğiz.

*Mayday’in gerçek yüzü

Bize şimdiye kadar bir umut ışığı gibi gelmiş olabilecek Mayday organizasyonunun beklediğimiz gibi olmadığını anlayacağız. Dizinin yapımcısı Bruce Miller, New York Times’a verdiği röportajda “Mayday bir handmaid kurtarma organizasyonu değil, – bir anti-Gilead organizasyonu. Eğer ben Gilead’e zarar vermek isteseydim yapabileceğim ilk şeylerden biri tüm handmaid’leri öldürmek olurdu” dedi. Görünen o ki ikinci sezonda Mayday’in esas amacını keşfedeceğiz ve sorgulayacağız.

*Başkaldırı

Miller’ın başka bir açıklamasına göre şimdiye kadar özellikle gayet pasif olarak gösterilen “martha”lar aslında birbirleriyle iletişim kurdukları ağlarda yer alıyorlar. Bu ağlar ve Mayday’in durumu ikinci sezonda bir devrim mücadelesi görmekle ilgili beklentimizi yükseltiyor, zira June’un bir karakter olarak gelişimi de aynı yönde ilerlemekte… En son Aunt Lydia’nın linç komutuna korkusuzca karşı gelirken izlediğimiz ana karakterimizi ikinci sezonda daha isyankar hallerde görmemiz mümkün. Nitekim dizinin yaratıcıları da birinci sezondaki sisteme alışma ve kabullenme tonunun ikinci sezonda yerini başkaldırılara bırakacağından söz etmekteler.

*Yeni karakterler

Aunt Lydia’yı canlandıran Ann Dowd’un açıklamasına göre eskiden bir öğretmen olan Aunt Lydia’nın geçmiş hayatını görecek, “aunt”ların gündelik hayatlarının içine gireceğiz. Aynı şekilde komutanların da tüm gün ne yaptıklarına şahit olurken Komutan Fred’in karısı Serena’nın geçmişiyle ilgili daha çok geriye dönüş sahnesi izleyeceğiz. Geriye dönüş sahneleriyle birlikte daha çok karakterle tanışacağız. Diziye yeni eklenen kadroya dair duyumlarımız ise şöyle: Emily’nin karısını Clea Duvall canlandıracak. Marisa Tomei konuk oyuncu olarak, Bradley Whitford ise kalıcı olmak üzere diziye katılacak.

Dizinin ikinci sezonunda, yeni toplumsal sınıflardan karakterlerle karşılaşacağız. Bunlar kolonilerde yer alan ve kısır oldukları için bu şekilde adlandırılmış “unwomen” ve aynı anda hem eş, hem martha, hem de handmaid olan Gilead’in düşük seviyeli adamlarının eşleri “econowives” olacak.

The Handmaid’s Tale, bir diğer yandan geriye dönüş sahneleriyle günümüz dünyasının nasıl Gilead gibi bir yere dönüşebileceğini daha detaylı şekilde, adım adım ortaya koyacak.

Fakat ikinci sezonda neler olacağını ne kadar öngörmeye çalışsak da dizinin başrol oyuncusu Elizabeth Moss’un WWHL röportajına göre doğru tahmin etmemize imkan yok. Özellikle sezonun açılış sahnesiyle ilgili yorumu şöyle: “Nasıl olacağını düşünüyorsanız bunu tamamen unutun. Çünkü olaylar benim de asla beklemeyeceğim bir yönde gelişti”.

 

Benzer yazılar