3 soruda Pelda Aytaş ve Mamut Art Project 2021’deki “İsimsiz” serisi

19 Ekim’de Yapı Kredi bomontiada’da ve çevrimiçi platformda eş zamanlı olarak başlayan Mamut Art Project’in bu seneki katılımcılarından ​​Pelda Aytaş’ın İsimsiz serisi, sanatsal araştırma ve icrasının merkezinde tuttuğu “gündelik” kavramının meydana gelişini, varoluşunu resmeden sahnelerden ve gündelik olanın barındırdığı mahremiyeti anlatan durumlardan ortaya çıkıyor. Yaşantı ve tercübelerini, sezgi ve gözlemlerinin süzgecinden geçirerek ürettiği işlerinde gündelik hayatın, hafızanın ve bu iki olguyu barındıran kişisel ve toplumsal mekânların betimlemesini yapıyor. 



Seride; kadın cinselliğini ve mastürbasyonu eril bir bakışın ve deneyimin bağlamından çıkararak, kadının bizatihi deneyimine mahsus, kendiyle kendi için katıldığı bir eylem olarak aktarıyor. Serinin oda betimlemelerinin aksine bu tasvirler, barındırdığı kadınları mekânsallıktan doğrudan soyutlayarak, arzunun kendisinin zihinsel boyutunda, doğayla bezeli bir mekana dönüştüğü biçimde aktarılıyor.

Nakışı, yaratı sürecinin mecrası olarak benimsemesi ve zanaat terbiyesini kendi sanatsal dışa vurumuna uyarlarak, kadın bireyin günlük rutinine mensup olan bu uygulamayı yeni bir bağlamda değerlendirmeye ve sanat ile zanaat arasındaki mesafeyi daraltmaya sevk ediyor. 

Diyarbakır’daki A4 Atölyesi’nde geçen yıl düzenlenen Müşterek İşler sergisi kapsamında sergilenen “Anıtnakış” işinden de hatırlayabileceğimiz Pelda Aytaş’ın İsimsiz serisi, Mamut Art Project kapsamında 31 Ekim’e kadar bomontiada’da. Pelda, İsimsiz serisi ile ilgili 3 soruluk anketimizi yanıtladı. 

İşlerinle dokunmayı sevdiğin ya da izleyicide harekete geçirmeyi istediğin 3 duygu/fikir

Erkeklerin domine ettiği dünyanın ve sanat tarihinin kadınlara nasıl ve ne ölçüde yer verdiklerini göstermek. Kadınların dünyayı ve dünyanın kadınları nasıl algıladığı hakkında düşündürmek.

İzleyicinin kendi yaşamımı tasvirlemesini sağlamak. Demek istediğim; benim gördüğüm ve benim baktığım yerden sıradan olan yaşam tasvirleri, izleyicinin gözüyle buluştuktan sonra yeniden üretilir ve sürekli kendi kendini doğurur. Bu beni çok yenileyen heyecanlandıran bir şey. 

Tasvir ettiğim mekânlar, izleyicinin deneyimleri üzerinden kurduğu anlam ilişkisiyle katmanlaşsın ve yeniden boyutlansın.

İnsanların senin ve/veya işlerin hakkında bilmesini istediğin bir şey?

Şahsi olarak gerçeklik duygularınıza ve bilincinize benimki gibi doğrudan çarpmıyorsa eğer; nesnelerle ve kendinizle dolaysız bir paylaşıma girerek, dil kurmak sizin için de kaçınılmazsa üretmek, anlamak için en iyi araç oluyor sanat. Çoğunluğun kendini gizleyen, koruyan, gardını alan, ürkmüş insanların yaşadığı bu ülkede bir kadın olarak bana ait bir hayatım olsun diye gösterdiğim çabaya ve serüvenime haksızlık edemem. Bu yüzden samimiyetle ve cesaretle üretmek, ürettiklerimi paylaşmak benim için önemli.

“İlham” mutlak gerekli mi, yoksa bir söylenti mi? 

İlham bence tembellerin uydurduğu bir şey.

Yazı: Zeynep Naz Günsal