Arşivden: Kehinde Wiley – “İçinde bulunduğunuz dengeyi bozmak önemlidir.”

Bugünlerde Saint Louis Art Gallery’de yeni solo sergisini gösteren Los Angeleslı sanatçı Kehinde Wiley, 2012’de henüz ünlü Barack Obama portrelerini yapmamış olsa da (Obama portrelerini geçtiğimiz sene yaptı) çağdaş sanat dünyasının aranan isimlerinin başında geliyordu ve kapaklarımızdan birini de devralarak dergiye konuk olmuştu:

Yazı: Ekin Sanaç
Bu yazı, Temmuz 2012 tarihli Bant Mag. No: 9’da yayımlanmıştır.

Hani bir laf vardır, “Tarih üzerinde mutabakata varılmış bir dizi yalandan ibarettir” diye… 35 yaşındaki sanatçı Kehinde Wiley’nin de şöyle bir lafı var: “İçinde bulunduğunuz dengeyi bozmak önemlidir, ben bozuyorum çünkü kendime benzeyen insanlar görmek istiyorum”…

Şimdi bu iki cümleyi birbirine bağladığımızda, Kehinde Wiley’nin, ihtişam, erk ve kahramanlığı temsil eden bir görsel dilin ortasına yerleştirdiği günlük hayattan figürlerin ne anlatmak istediğini daha da iyi anlıyoruz. Çünkü Los Angeles’ta doğup büyüyen Wiley, çocukken gittiği müzelerde kendini ait hissetmeyi umduğu siyahi bir görsel tarihle karşılaşamayınca, bu hasreti çekmek yerine onu kendisi yaratmaya karar vermiş.

Klasik Avrupa portreciliği nasıl geleneksel olarak üst sınıfın başarılarının altını çizen bir vitrin görevi görüyorsa, Wiley’nin resimleri de aynı tekniği, kentsel ortamlarda tanıştığı genç insanlara uyguluyor. 18. yüzyıla ait bir üslup ve Harlem sokaklarında Bulls formasıyla takılan bir gencin kombinasyonu… Daha önce görsel olarak asla bir araya gelmemiş bir ikili…

Wiley bu işe New York sokaklarında başlamış. Portrelemek için gözüne modeller kestirmiş ve ekibiyle onların fotoğraflarını çekmiş. Modellerine tarihe mal olmuş birtakım pozları sahneletirken homofobiklerden öç almayı da ihmal etmeyen bu tablolarla ilgili bir diğer can alıcı unsur, karakterlerine günlük kıyafetleri içinde yer vermesi. Rönesans, Rokoko dönemlerine, 19. yüzyıla dair kitap yığınları arasında geliştirilen bir estetikle bu kıyafetlerin yarattığı zıtlık insanı gerçekten heyecanlandırıyor. Wiley’nin işleri dünyanın hâlâ bir şansı var galiba, dedirten işler.

87b4a00c11b7f4f3963e2f755d0d8c64
kehinde7

Amerika’nın Afrikalı sokakları bir süre sonra Wiley’ye dar gelir olmuş ve The World Stage adını verdiği serisi için dünyanın dört bir yanında kendine çalışma alanları yaratarak, buralardaki siyahi yaşantının peşine düşmüş. Kehinde Wiley zaten işlerini yaratmadaki en büyük yol göstericisinin “merak” olduğunu her fırsatta dile getirmekten sakınmıyor; dışarıda takılan onca insanın ne yaptığına, nasıl olduğuna, nelerle ilgilendiğine karşı duyulan dipsiz bir merak…  Wiley’nin The World Stage serisindeki işler bugün bizi Hindistan’dan Brezilya’ya, Lagos’dan Çin’e çok sayıda siyahi kahramanla tanıştırıyor.

New York’ta Sean Kelly Gallery ile çalışan sanatçının The Economy Of Grace isimli en yeni serisiyse sadece kadın portrelerine odaklanması açısından öncekilerden farklı. Wiley bu noktada muhabbeti daha da derinleştirerek kadınların tarihsel akıntı içindeki temsiline meydan okuyor. Bu seriye altlık olarak 18. ve 19. yüzyıl sosyete kadını portrelerini almış. O zamanlar bu pozlara özel olarak sıra dışı kostümler diktirmek gibi bir furya varmış. Zaten fark edeceğiniz üzere kadın portrelerindeki kıyafetlerde bir gerçeküstücülük söz konusu. Günlük kıyafet kuralı burada geçerli değil, çünkü Wiley bu iş için ünlü Fransız modaevi Givenchy ekibiyle çalışmış. Kadınların tüm kıyafetleri Givenchy imzasıyla geliyor anlayacağınız.

Wiley bugün yarı zamanlı olarak New York’ta, yarı zamanlı olarak da Pekin’de yaşıyor. Görkemli tabloları bir dolu önemli müzenin koleksiyonunda haklı olarak kendine yer bulmuş durumda. Ve burada akla gelen soru şu; bundan 150 yıl sonra bu resimleri gören izleyiciler Wiley’nin yazdığı görsel tarihle ilgili acaba neler hissedecekler?

Kehinde Wiley’e dair ek notlar:

*Bugün oldukça yaygın bir üne sahip olan Kehinde Wiley, siyahi sanat çevresinde de hâliyle çok sevilen bir isim. Buna Michael Jackson da dâhildi. Kendisiyle hayattayken tanışmışlar. Hattâ ikili tam beraber yapacakları işler üzerinde çalışmaya başlayacakken, Jackson aramızdan ayrılmış.

*Kehinde Wiley, bu işleri gerçek insan boyutundan da büyük çalışıyor!

*Kehinde, Nijerya dilinde “sonradan doğan ikiz kardeş” anlamına geliyor. Nitekim sanatçının bir ikiz kardeşi var. Nijerya’da yeni doğan birçok çocuğa bu şekilde isim verilirmiş.