Arşivden: Nick Drake’ten önceki gizem – Molly Drake

Müzik tarihinde şarkı yazarı / şarkıcı ekolünün en etkili ve önemli isimlerinden Nick Drake tam 45 yıl önce, 24 Kasım 1974’te hayatını kaybetti. Kendi kariyeri süresince ismini çok duyurmamasına rağmen, ölümünden sonra geniş kitlelerce keşfedilen müzisyenin ölüm yıl dönümünde, 2002 çıkışlı A Skin Too Few belgeselini izledikten ve Nick Drake’in annesi Molly Drake’in bu belgeselde ilk kez duyulan parçalarını dinledikten sonra ablası Gabrielle Drake ve Bryter Music’ten Cally ile yaptığımız, 2015 tarihli Bant Mag. No: 42’de yayımlanan röportajımıza dönüyoruz.

Nick Drake’ten önceki gizem: Molly Drake

Nick Drake’in annesi Molly Drake’in 60 yıl önce yapılmış kayıtlarından oluşan albümü, kızı Gabrielle Drake ve Bryter Music’ten dinliyoruz.

Röportaj: Ekin Sanaç / Cem Kayıran
İllüstrasyon: Burak Dak
Çeviri: Nazlı Dönmez

Efsanevi müzisyen Nick Drake’in annesi Molly Drake’in 1950’li yıllarda evlerinin oturma odasında piyano eşliğinde seslendirdiği şarkılar, Squirrel Thing Recordings etiketiyle 60 sene sonrasında bir albüm olarak yayınlandı. İlk olarak Nick Drake belgeseli A Skin Too Few’da duyulan Molly Drake şarkılarının gördüğü ilginin ardından, Drake ailesinin bir başka üyesi, Nick Drake’in ablası Gabrielle ve Bryter Music’ten Cally tarafından oluşturulan derlemede 19 şarkı yer alıyor. Molly Drake ismini taşıyan albüm dingin, eşlik edilesi ve atmosferik şarkı yapılarıyla, Drake’lerin evi ve yaşantısı hakkında ipuçları taşımasının yanı sıra dinleyicide büyük bir merak da uyandırıyor.

Söz konusu albümü, Molly Drake’in ve Drake ailesinin müzikle olan ilişkisini ve Nick Drake’in müziğinde annesinin yansımalarını Gabrielle Drake ve Cally’yle konuştuk.

Müziğe dair en erken anıların nasıl? Annenin oturma odasında sergilediği performansların atmosferini nasıl tasvir edersin? O anlara dair hatırladığın ilk detaylar neler?
Gabrielle Drake: Annemin aile oturma odamızdaki piyanoyu çalmadığı bir an hatırlamıyorum; aynı şekilde babamın da. Benim ailem için, televizyon günümüzdeki aileler için nasıl normal bir günlük hayat eşlikçisiyse, piyano da öyleydi.

 A Skin Too Few belgeselinden önce, Molly Drake’in işlerini daha geniş kitlelere ulaştırmak gibi düşünceler ya da girişimler olmuş muydu?
GD: Hayır.

Molly Drake albümünü bir araya getirebilmek için nasıl seçildi kayıtlar? Kendisinden kalan daha fazla kayıt var mı? Gelecekte yeni bir yayınlama olması mümkün mü?
GD: Molly’nin işini ve hayat görüşünü yansıttığına, temsil ettiğine inandığımız şarkıları ve sarma teyplerin arasından bulabildiğimiz en iyi kayıtları seçtik. Daha fazla kayıt var. Şimdilik onları da yayınlamak gibi bir planımız yok.

Molly Drake’i zamanında şarkıları için adanmış bir şekilde çok çalışırken hayal ettiğimizde, sanki daha büyük bir kitlenin müziğiyle ilgilenebileceği hiç aklına gelmemiş gibi geliyor. Onu müziğini daha geniş bir anlamda ve düzeyde paylaşmaktan alıkoyan neydi sence? Yaşadığı dönemle, jenerasyonuyla da ilgili olduğunu düşünüyor musun?
GD: Molly’nin işlerinin ailesi ve arkadaşları dışında kimse için yeteri kadar değerli olabileceğini düşündüğüne inanmıyorum. O kendini amatör bir müzisyen olarak görüyordu ve onun jenerasyonu için profesyonel ve amatör olmak arasındaki sınırlar bugün olduğundan çok daha kesin ve keskindi. Ve o özünde gerçekten alçakgönüllü bir insandı.

Molly Drake’in “Dream Your Dreams” şarkısı moda tasarımcısı Gary Graham’in 2014 sonbahar koleksiyonunu gösteren, Naomi Yang işbirliğindeki videosuna ilham verdi. Bu projenin oluşum sürecini nasıl buluyorsun? Tepkiler nasıl oldu? Ve gelecekte benzeri başka işbirliği projeleri de var mı?
Cally: İş Molly ve Garry’nin yetenekleri arasında görsel bir uyum yakalamaya geldiğinde, Gabrielle özellikle renklerden ve dokulardan etkilendi. Molly’nin müziğinin yaratıcı endüstrilere sızmasına ve Gary gibi yeteneklerle buluşmasına artık şaşırmıyorum. Gary’yle tanıştım ve detaylara olan dikkatinden ve etraflı araştırma evresinden etkilendim, yaptığı şeyde bir uyum olduğu birçok şekilde görülüyordu. Örneğin müziği kullanışında. Filmi hakkındaki görüşlerden pek haberdar değilim; bizimkiler dışında. Projeler işbirliğinden ziyade ilham. (Molly’nin bizi ayakları altına almadan insanlara ilham verişi.) 

Molly’nin kız kardeşi Nancy’nin de müzikle ilgili olduğunu öğrendik, zamanında Lloyd Sisters ismiyle All India Radio’da bir program sunuyorlarmış. Yaptıkları kompozisyonlar haklarında bir şeyler duydun mu hiç? Nancy’ye dair anıların var mı?
GD: Teyzem Nancy kısa bir süre önce, 2012’de öldü. Dolayısıyla tabii ki birlikte capcanlı anılarımız var. O iyi bir müzisyendi ama anneme kıyasla daha akademik bir yapıdaydı. Profesyonel olarak müzik eğitimi aldı. Annem ve o, İkinci Dünya Savaşı sırasında Hindistan’dayken, zamanlarının popüler şarkılarını teyzemin aranje ettiği düetler hâlinde seslendirirlermiş. Düşük kalitede de olsa da hâlâ o düetlerin birkaç kaydı var.

Bunca yıldan sonra, sizce 2013’ü Molly Drake’in müziğini yayınlamak için doğru zaman yapan nedir? Kararı alırken ne etkili oldu?
C: Bence insanların konuya eğilimden etkilendik. A Skin Too Few filminde Molly’nin şarkısını duyup, Nick’in Family Tree albümüne koyduğumuz iki şarkısını da dinleyen, şarkılarına çok güzel tepki veren ve daha fazlasını duymak isteyen insanlardan. Bilhassa, Island Records’tan Shane O’Neill, Molly’nin yeteneklerinin ateşli bir sözcüsüydü. Önceleri temkinli olmak istedik, Gabrielle, ben ve birkaç kişinin daha müziğini seviyor olması diğerleri tarafından sıcak bir karşılama göreceğini garantilemiyordu, özellikle de eleştirmenler tarafından!
Nick Drake’in müziğiyle anneninkini karşılaştırdığında, tınısı, müziği oluşturan öğeler, yaklaşım ve şarkı yazma süreci açısından nasıl benzerlikler gözlemliyorsun?
C: Joe Boyd, ki kendisi Nick’in müziğinin inşasıyla bu kadar iç içe olduğundan bu konuda görüş bildirmek için en iyi pozisyona sahip, Molly’nin Nick Drake hikâyesindeki kayıp parça olduğunu söylemişti. Bence neden böyle olduğunu anlamaya, çıkarmaya çalışmak sadece Molly’nin yeteneklerini azaltmak, indirgemek olurdu. Sonuçta bu bir fikir olmaktan öteye geçemezdi. Eğer arada bir bağlantı varsa, insanların onu kendileri keşfetmeleri için orada.

A Skin Too Few belgeseli sayesinde biliyoruz ki, annesinin Nick Drake üstünde çok büyük bir etkisi vardı. Sence annenizin desteği ve cesaretlendirmesi Nick Drake’in müzikte ilerlediği yol üstünde ne kadar etkili oldu?
GD: Bence Nick’in iki ebeveyninden de aldığı destek kendisi için son derece önemliydi. Ne yazık ki, onlara borçlu olduklarını tam anlamıyla fark edemeden, kavrayamadan öldüğünü düşünüyorum. Onların iki çocukları için de gösterdikleri teşvik, destek ve nazik fakat güçlü rehberlik, bir şekilde paha biçilemez değerdeydi. Bence kitabımız Remembered For A While‘da verilen kanıtlar bunu fazlasıyla açık kılıyor.