Bant Mag. No: 37’den: Bağımsızlık ve endüstri üzerine: Nø Førmat

Fransa’da Köylü Tarımı Koruma Dernekleri AMAP’ın işleyiş modelinden ilham alan plak şirketi neyi nasıl yaptığına dair sorularımızı yanıtladı.

Röp: Aycan Taşyürek

Nø Førmat, Paris’te konumlanan bağımsız bir plak şirketi. Bundan 10 yıl önce, 2004’te Laurent Bizot tarafından kurulan şirkete üç yıl sonra Thibaut Mullings katıldı. Orijinal müzik projelerini desteklemeyi, günümüz dinleyicilerine onların tabiriyle “büyük beden” gelen alışılmadık sanatçıları keşfetmeyi ve farklı müzisyenleri aynı projelerde bir araya getirmeyi amaçlıyor. Plak şirketleriyle sözleşme yapma fırsatı edinememiş hattâ hiç keşfedilememiş, genellikle Latin Amerika ve Afrika’dan yetenekli sanatçıları bulup onlara müziklerini dünyaya dinletme fırsatı sunuyorlar. Nø Førmat’ı özel yapan bir diğer özelliği ise özgün dağıtım sistemi sayesinde dinleyicileriyle yakın bir topluluk kurması. Fransa’da organik çiftçiliği destekleyen Köylü Tarımı Koruma Dernekleri AMAP’ın (Association Maintien Agriculture Paysanne) modelinden ilham alan Nø Førmat, CD ve plak formatındaki albümlerini müzik marketlerde satmanın dışında abonelik sistemiyle dinleyicilerine ulaştırıyor. Şirketin bünyesinde Chilly Gonzales, Lucas Santtana, Ballaké Sissoko, Vincent Segal, Melissa Laveaux, Chocolate Genius, Inc.ve Julia Sarr gibi birçok sanatçı bulunuyor. Thibaut Mullings, Nø Førmat, müzik endüstrisi ve bağımsız plak şirketleri üzerine sorularımızı yanıtladı.

Organizasyon ve dağıtım modelinizi anlatabilir misiniz?
Üç yıl önce üyelik sistemi kurduk. Yıllık 50 avro ödeyip abone olursanız çıkarttığımız her albüm CD formatında (plak formatı içinse yıllık 60 avro) posta kutunuza geliyor. Ayrıca bazı hediyeler, özel konserlere giriş hakkı ve üyelere özel birtakım ayrıcalıklarınız oluyor.

Fransa’nın dışından da abone olmak mümkün mü? Türkiye’den mesela?
Fransa’nın dışından da Pass’a abone olmak elbette mümkün. Tek problem, düzenlediğimiz özel konserlere katılamıyorsunuz çünkü çoğu Paris’te gerçekleşiyor. Yine de Pass’iniz olmasına değer. Aslına bakarsanız plak abonelerimizin çoğu yurtdışında yaşıyor.

Özellikle Afrika ve Güney Amerika ülkelerinden olan “büyük beden” sanatçıları nasıl keşfediyorsunuz? Genellikle ne gibi engellerle karşılaşıyorsunuz?
Bazen müziklerini bir süredir dinliyor oluyoruz ve tek ihtiyacımız olan arkadaşlar veya ortaklar vasıtasıyla (Lucas Santtana, Kassé Mady Diabaté gibi) iletişime geçmenin yolunu bulmak ve ardından bir plan sunmak oluyor. Kimi zaman birlikte çalıştığımız sanatçılar kendi sanatçı arkadaşlarını bizimle tanıştırıyor, kimi zaman direkt keşfediyoruz ve internet üzerinden sanatçıyla iletişime geçiyoruz. Süreç tamamen gelişigüzel ilerliyor. İletişim kısmı zorlu olabilir de olmayabilir de. Esas engel, sanatçıyla yüz yüze tanışmak için kat etmemiz gereken ve yine aynı şekilde sanatçının da çok uzakta yaşarken tanıtım veya konserler için kat etmesi gereken uzaklıkta yatıyor. Yine de bir şekilde hâlloluyor.

Bant Mag. No:37’de yer alan röportajın devamını okumak için buraya tıklayabilirsiniz.