Bant Mag. No:40’tan // Sevginin çoklu hâli: Unknown Mortal Orchestra

Üçüncü albüm Multi-Love’ı 26 Mayıs’ta yayınlamaya hazırlanan Unknown Mortal Orchestra bu kez daha farklı bir albüm yaptığının bilinciyle emin adılarla ilerliyor. Albümü evinin bodrum katında, erkek kardeşiyle birlikte kaydeden vokalist Ruban Nielson’a hem onunla ilgili merak ettiklerimizi hem de yeni albümle ilgili detayları sorduk.

Röp: Busen Dostgül, İllüstrasyon: Naz Tansel

Çocukluğunda en çok dinlediğin müzikler nelerdi? Bazı canlı performanslarınızda Otis Redding çaldığınızı görüyorum. Hiç annen veya baban seni ve kardeşini, herhangi bir grubu veya şarkıcıyı dinlemeniz için zorladı mı?
Hayır, bizi hiçbir şeyi dinlememiz için zorlamadı ama onun arşivinin bana katkıda bulunduğunu söyleyebilirim. Babamın müzik kutularında Frank Zappa veya Hendrix plakları bulurdum ve dinlerdim. Lisedeyken çok fazla hip hop dinlemiştim ve yine babamın hip hop adına elinde olan bazı ilginç kaynaklarını ve sample’ları da dinlemişliğim var. Babamın her gün en az bir saat trompet egzersizi yapması gerekiyordu. Seslerin nasıl şekillendiğini de zamanla duya duya öğrenmiş oluyordum. Annem de şarkı söylüyor ve dans ediyordu. Radyoda çalan şarkıların ana melodilerini söylemeden, doğaçlama vokaller de yaptığını duymuştum. Annemin, kardeşleriyle birlikte kurdukları profesyonel bir Hawaii müzik grupları varmış. Armoni aslında doğasında varmış diyebilirim. Normalde şarkıda olmayan, kendisinin doğaçlama olarak söylediği kısımları duyunca bunun bir sihir olduğunu düşünürdüm eskiden. Kendi tarzıyla yorumladığı pop şarkılarının bile kulağa daha iyi gelmesini sağlardı. Bir de benim aklımdan geçenleri okuyabiliyordu. Şaka yapmıyorum.

Eski grubun Mint Chicks’le ilgili bazı detayları merak ediyoruz. O grupta erkek kardeşinle birlikte çalıyordun. Unknown Mortal Orchestra’ya dahil olman ve Mint Chicks’ten ayrılma sürecin nasıl gerçekleşti? Kardeşinle çaldığın bir gruptan ayrılmak zor olsa gerek…
Mint Chicks, bir anda alev aldı ve bitti gitti. Bu gibi şeylerde bildiğin gibi zamanlama her şey demek. Yaptığım herhangi bir şeyi geride bırakıp, devam ederken çok sıkıntı yaşadığımı söyleyemem. Bazen bir projeyi sonlandırmak aslında yapabileceğin en saygı dolu hareketlerden biri olur. Çalışmalarımız adına durgun zamanlar geçirmek veya eskiden yapılan çalışmalara gölge düşürecek bir sürece girmektense grubu dağıtmak ve iyi zamanlarımızı hatırlamak bana her zaman daha iyi gelmiştir. Durgunluk ve geriye gitmek, dayanamadığım şeyler. Hayatım farklı yönlere doğru ilerliyor ve UMO da bunun sonuçlarından biri.

Yeni albümünüzle ilgili konuşurken, Daft Punk’ın son albümü Random Access Memories’den ilham aldığını söylemişsin. Bu albüm gerçekten de Daft Punk’ın kariyerindeki en farklı albümlerden biri. Daft Punk’ın nesinden etkilendiniz ve hangi şarkı sizi etkiledi?
Albümü daha dinlemeden, albümle ilgili birtakım yazılar okumuştum. 70’lerin hi-fi sound’unu kullanmaları bana çok ilginç gelmişti.

2013’ten bu yana enstrümantal kayıtlarınızın yer aldığı miksteyplerinizi internet üzerinden paylaşıyorsunuz. Paylaşımlarınızda “Unknown Mortal Orchestra” yazıyor ama aslında bu kayıtları kardeşin de dahil olmak üzere, grupta olmayan arkadaşlarınla kaydetmişsiniz. “SB” ismini taşıyan bu serinin hikâyesi nedir? Bu kayıtların UMO’dan farklı karakterde oldukları aşikâr çünkü…
Bunlar aslında sahiplenilmemiş birtakım fikirler veya onun gibi bir şeyler. Kardeşim II albümümüzde davul çalmıştı. Multi-Love’da da çaldı. Dolayısıyla aslında kardeşim için Unknown Mortal Orchestra çatısı altında bir şeyler çalmak çok da nadir olan bir şey değil. “SB” serisi aslında bir şekilde yavaş yavaş bilgisayarımda kayıtların biriktiği bir klasör hâline geldi. Yeterince dolduğunu hissettiğim zaman, bu kayıtları paylaşıyorum. Bu arada kardeşimin yanısıra Riley de “SB” serisinde davul çalıyor. Bazen aklımıza gelen bir fikir, şarkı şekline dönüşmüyorsa, onun üzerinde enstrümantal olarak çalışmaya devam ediyoruz ve bu kayıtları “SB” klasörüne kaydediyoruz. Bence çok eğlenceli. Benim için müziği keyifli kılıyor.

Röportajın tamamını okumak için buraya tıklayarak Bant Mag. No:40’a ulaşabilirsiniz.