Bant Mag. sunar: Duvarımda Asılı Part I

“Bant Mag. sunar: Duvarımda Asılı” sergisine hoş geldiniz! Bu sergiyi hazırlamak için farklı konuklara giderek bizle duvarlarında asılı işlerden bir tanesinin fotoğrafını ve hikâyesini paylaşmalarını istedik. Sanatçılara duvarlarında asılı olan kendi ellerinden çıkma işleri de sorduk tabii… Serginin 18 Nisan Cumartesi saat 19:00’da Bant Mag. Instagram Hikâyelerinde açılan birinci ayağının tamamı aşağıda sizi beklemekte…



ALİ ELMACI’nın duvarından

“Yapamadığım Şeylere İnandır Beni II” (40x40cm, Tuval üzeri yağlı boya, 2020)
Sanatçı: ALİ ELMACI

“En son ürettiğim işim Instagram üzerinden yürüttüğüm bir yardım kampanyası içindi. Hayvanlar için çalışan seçtiğim üç dernekten birine ya da her birine 100 TL bağışta bulunan bir kişiye kura sonucu resmimi vereceğimi söyledim. Harika bir katılım oldu ve işin üretim aşamalarını zaman zaman Instagram üzerinden canlı olarak gösterdim.”

Sanatçı: Horasan 

“Duvarımda en çok izlediğim eserlerden biri, Horasan’a ait bu resim. Kendisi yakın arkadaşım ve komşum olur. Bu resmi de sanatçıların en çok başvurduğu ve kesinlikle harika bir yöntem olan ‘takas’ usulüyle edindim. Fotoğrafta belli olmasa da resmin altında ‘Mezarlarınıza Tüküreceğim’ yazıyor. Sadece Boris Vian’ın değil, Türkiye gündemini takip eden birçok kişinin söylediği bir söz olarak bana özellikle bu günlerde televizyonumun üzerinden göz kırpıyor.” 

AYTEKİN YALÇIN’ın duvarından

Sanatçı: AYTEKİN YALÇIN (2018)

“Zanzibar’da, 2018 yılında çekmiştim bu fotoğrafı. Bayram günüydü. Kameramı alıp dolaşmak istemiştim köyde, bir çadır ve bir kalabalık gördüm. Heyecanla yaklaşıp ne olduğunu anlamaya çalışıyordum. Boynumda kameram, içerden biri çıktı ve selam verdi, yaklaşıp ‘Oh, real photographer’ dedi heyecanla. Vücut diliyle anlaşmak zor olsa da bu uzun sıranın fotoğraf çekimi için olduğunu anlamıştım. İçeriye girdiğimde âdeta bir filmin içindeydim. Üç dakikada bir karakterler değişiyordu. Bebeğiyle fotoğraf çektirenler, en yakın arkadaşı ile takım giyinmiş inanılmaz tipler, eşiyle göz göze bakıp poz veren eşler, neler neler. Hepsini fotoğraflama imkânı buldum. 2019’da Milano’da ‘Vitamina Art Exposition’da  sergilendi. Şimdi ise Milano’daki evimde, oturma odamda.”

BORA AKINCITÜRK’ün duvarından

“Made in Britain” (Tuval üzeri yağlı boya, 40×30 cm, 2020)
Sanatçı: BORA AKINCITÜRK

“Bu benim son bitirdiğim resim, tam karantina başlarken bitti. Bir charity shop’ta 1 Pound’a bulduğum bir moda kitabının kapağındaki fotoğrafın resmi.”

Sanatçı: Mark Wehberg (Untitled, Tuval üzeri akrilik, 2016)

“Mark’la birbirimizi Instagram’ın ilk yıllarından beri takip ediyoruz. Bu resmi kendi hesabında ilk paylaştığından beri bir şekilde takasla falan resme sahip olmak istiyordum. Benim için airbrush akımının öncülerindendir Mark ve bu resmi ilk gördüğüm andan itibaren aklımdan çıkaramıyordum. 2016 sonlarına doğru Mark online bir sale yaptı ve ben de bir arkadaşıma ondan resim almasını tavsiye ettim. Mark da bu satış sırasında benim bayıldığım bu resmi bana hediye olarak yolladı. Çok enteresan olmasa da sevgi dolu bir hikayesi var bence.”

BURCU PERÇİN’in duvarından

“Geometrik Dönem”
Sanatçı: BURCU PERÇİN

“Geometrik Dönem’, 2020’nin başında tamamladığım işlerden biri. Bir süredir üzerinde çalıştığım, ‘Hayalimdeki Başyapıt’ adını verdiğim yeni serimin bir parçası olan bu resimde kendi dünyamla insanın doğa üstündeki eski-yeni inşa formlarını buluşturuyorum.”

Sanatçı: Mark Khaisman

“Amerika’da yaşayan Ukraynalı sanatçı Mark Khaisman’ın eserini 2012 yılında artOn galeriden satın almıştım. O dönem artOn galeri ikimizin işlerini fuarda bir araya getirmişti. Özellikle tekniğiyle ilgimi çekmişti; bant kullandığı için kendi tekniğimle yakınlık kurdum. Paket bantlarıyla ışıklı bir pano üzerine yapılmış olan bu işi özellikle akşamları aydınlatarak keyifle izliyorum.” 

CEM DİNLENMİŞ’in duvarından

“Atlamıycak, şov yapıyo” (Akrilik)
Sanatçı: Cem Dinlenmiş

“Bu son sergimden…”

Sanatçı: Zeki Dinlenmiş (Kâğıt üzerine mürekkep)

“Babamın yaptığı bir tiyatro afişi. Annemle birlikte yer aldıkları çocuk tiyatrosu grubu AÇOK. Bu afiş uzun yıllar babamın bürosundaydı, büro kapanınca oradan kalan başka eşyalarla birlikte ben aldım. Afişin başlığı Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun resmin işleyişini anlattığı şu dizelerden geliyor: ‘Dört küheylan çeker arabamızı / Biri leke, biri çizgi, biri benek, biri renk.”

CEYLAN ERTEM’in duvarından

Sanatçı: Mehmet Güleryüz

“Mehmet Güleryüz bizim okulda bileşik sanatlar bölümünde öğretmendi. Hep karşılaşıp heyecandan konuşamadığım bir sanatçıydı. Yıllar sonra İstanbul Modern’de retrospektifi gerçekleşmişti. Koşarak gittim. Sergi sonrası yemeğe gittiğimde yan masamda oturuyordu. Tüm cesaretimi toplayıp, dünyasını, renklerini ne kadar sevdiğimi acemice anlatıp, (orijinalini almaya gücüm elbette ve yazık ki yetmeyeceğinden) anı diye aldığım resmi imzalattım. Harika bir an’dı. Evimde çok sevdiğim dostlarımın işleri var ancak, bu imzalı resmin çok özel bir yeri vardır gönlümde. Fakir ama gururlu bir yeri!”

C. M. KÖSEMEN’in duvarından

“Bodrum”
Sanatçı: C. M. KÖSEMEN

“Bu benim çektiğim ufak ve ucuz bir fotoğraf, ama gün batarken üzerine çok hoş bir ışık vuruyor. Bodrum-Bitez açıklarındaki Çelebi Adası’nı gösteriyor.”

“Snaiad”
Sanatçı: C. M. KÖSEMEN

“Bu aralar sanat üretimimde tamamen ‘vites değiştirdim’. Sembolik, renkli tuvaller yerine aşırı gerçekçi, siyah-beyaz çizimler yapıyor; başka bir dünyada yaşamın evrimini anlatan çok geniş kapsamlı bir projeye hazırlanıyorum. Bu resim bu projeden yayınladığım ilk detaylardan biri. Daha çok işim var, en azından 2-3 yıl daha bu proje ile uğraşmayı planlıyorum.”

Sanatçı: John Conway

“Evimizdeki favori resmimiz bu. Dünyaca ünlü paleontoloji ressamı (ve yakın dostum) John Conway’in 2010 yılında hediye ettiği, ‘Sericipterus’ cinsi yırtıcı uçan sürüngeni gerçek boyu ile tasvir eden bir eser. Hayvan ufak bir kedi boyunda. John Conway ile pek çok ortak iş yaptık; 2012 yılında ‘All Yesterdays’ isminde, best-seller bir paleontoloji ve sanat kitabı yazdık. Halen bu resme bakıp beraber geçirdiğimiz günleri hatırlarım. Acaba bir daha ne zaman görüşebileceğiz? John Conway’in eserlerini www.johnconway.art adresinden görebilirsiniz.”

GAYE SU AKYOL’un duvarından

Sanatçı: GAYE SU AKYOL

“Karantina günlerinde bir şeylere dokunabilmek adına Ali Elmacı’nın başlattığı harika bir hareket var. Belli derneklere bağış yapıp dekontuyla çekilişe katılıyorsunuz ve çekilişle bir kişiye resmini hediye ediyor. Bu fikirden yola çıkarak ben de bir linol baskı hazırladım. 15 adet baskı alacağım, ilk 5 baskısını @adayaumutol hesabı için, diğer 5 baskıyı hayvan barınakları için ve geri kalan 5’liyi de arşivim için basacağım. Kazıma işlemi tamamlandı, sıra baskıda.”

Sanatçı: Bora Akıncıtürk

“Bora Akıncıtürk’ün 2007’den bir işi. Kadife Sokak’ta Gram ismini verdiğimiz mekânda konserler, sergiler düzenlediğimiz günlerden. Bir karma sergi için almıştım, ardından çok sevip koleksiyonuma kattığım bir iş oldu.”

GÖKSU GÜL’ün duvarından

“Tavşanların Evi” (2020, Kâğıt üzerine akrilik, 22 x 33 cm)
Sanatçı: GÖKSU GÜL

“İlk el yapımı kâğıda yaptığım resim.”

Sanatçı: Nejat Satı (Tuval üzerine karışık teknik, 30×37 cm)

“Bu işi takas yoluyla edinmiştim! Nejat’ın resmiyle ilgili tek hissim bana zorla takas yaptırttığı. Ama sonradan o resmi çok sevdiğim. Hatta şimdi uyanınca direkt o resmi görüyorum.”

HARE SÜREL’in duvarından

Sanatçı: HARE SÜREL

“Bu resmin ismini bilmiyorum. Tarihi de tam bilmiyorum; iki üç yıl olmuş olmalı…”

Sanatçı: Aylin Zaptçıoğlu (Eller2, 2017)

“Bu resim, sevgili Aylin Zaptçıoğlu’na ait… Duvarda durduğu gibi paylaşıyorum çünkü sarmaşığın bu resme tutunmasını çok seviyorum. Ben de bu resme tutunuyorum doğrusu, aydınlık ve karanlıkta dengeyi onunla hatırlıyorum.”

LEYLA GEDİZ’in duvarından

Sanatçı: LEYLA GEDİZ

“Bu ara kendim yine atölye köşesinde türlü mizansenler yaratıyor ve bunları tuvale aktarmaya çalışıyorum. Fena gitmiyor, ama burada bitmemiş bir resim paylaşmaktansa, bir dijital kolaj paylaşmak istedim. Doğası gereği, kolajda farklı düzlemler ve mesafeler zengin katmanlar oluşturuyor. Atölye tezgâhından, Instagram kullanıcısına, sanatın aşması gereken badireler bunlar belki. Meraklısına: Ekrandaki figür, Robert Montgomery’nin Göldeki Kadın (1947) adlı filminden Audrey Totter. Filmde Montgomery aynı zamanda başrolü oynuyor, ancak filmi kült yapan şey şu; başrol oyuncusu kameranın arkasına gizleniyor ve tüm film onun gözünden izleniyor. Nedense sanattan çok edebiyatla ilişkilendirdiğimiz, birinci tekil şahısın dilinden hikâye anlatmak, Hollywood’da daha önce hiç denenmemişti, ve bu film büyük bir gişe başarısızlığına yol açtı. Ama umarım siz de bu satırları okuduktan sonra benim gibi filmi merak edecek ve atölye için bolca ilham bulacaksınız! Karantina film listenize eklemeyi unutmayın!”

Sanatçı: Nalan Yırtmaç

“Lizbon’daki evimizde, yıllardan beri kendi başıma, ve sonradan Cihan’la topladığımız sanat eserlerinin çok azı bulunuyor. Cihan’ın favorileri var, biliyorum, ama benim için içlerinden seçmek imkânsız gibi, bana sanki hepsi aynı mesafede duruyor. Yalnız Nalan’ın (Yırtmaç) karikatürü, dolaysızlığı ile bütün mesafeleri delip geçiyor. Gözümle ona her değdiğimde, bir sergi açılışında sergilediğimiz o komik anı yeniden yaşamama neden oluyor. Gerçekte bir fotoğraf makinesi için dizilmiş poz veriyorduk, fakat eli hızlı Nalan, kameranın asla yakalayamayacağı detayları iki dakikada kağıda geçirmeyi bildi. Fotoğrafı da hiç görmedim. Ama bu çizim evimin baş köşesinde duruyor. Beraber yan yana durabildiğimiz daha nice güzel açılışlarımız olsun!”

MODA127’nin duvarından

Sanatçı: ASUMAN TANYAŞ (Moda127)

“Son aylarda yaptığım çizimlerden biri. Bunu paylaşmak istedim çünkü bir şekilde kafamda, şu içinde bulunduğumuz gudubet günlerle örtüşüyor.”

Sanatçı: Sadi Güran

“Bu güzel illüstrasyon atölyemizde asılı. Yanılmıyorsam 34. yaş günümde sevgili dostum Sadi Güran’a yaptığım şantaj ve duygu sömürüsü sonucunda ele geçirdim. Bu işi çok seviyorum çünkü harika bir illüstrasyon olmasının yanı sıra her baktığımda beni güldürüyor. Batman ve ‘Robinler’in o dramına, sıkıntısına bayılıyorum, süper kahraman mitiyle eğleşmesi çok hoşuma gidiyor. İyi ki ağlayıp sızlayıp kapmışım!” 

MELİKE ŞAHİN’in duvarından

Sanatçı: CİNS

“2018 Mamut Art Project’te KRÜW standından edinmiştim. Geldiğinden beri koca duvarı ona ayırıyoruz, yanına yöresine başka bir iş eklemiyoruz. Gözü üstümüzde ve bizi bir şekilde şimdiye getiriyor gibi hissediyorum. Bilgelik ve neşenin kolkolalığı hoşuma gidiyor çok.” 

MERT TUGEN’in duvarından

“First Date” serisinden
Sanatçı: MERT TUGEN

“Atölyemin duvarındaki bu küçük işler ilk kişisel sergim ‘First Date’ için şubat ayında hazırladığım seriye ait. Seriye çalışırken yaptıkça asıyordum duvara. Onlar da şimdi Porto’da, galerinin duvarlarında yeni sahiplerini bekliyorlar ama pandemi yüzünden galeri kapalı olduğu için sergi sadece birkaç gün açık kalabildi maalesef.”

Sanatçı: Skinkeape

“Bu iş Norveçli illüstratör Skinkeape’e ait. Kendisini çok uzun süredir takip ediyorum ve karakterlerinin hastasıyım. Kaplanlarla bir alıp veremediği var. Hatta o kaplanlardan birini kolumda taşıyorum. İşi de mart ayında Porto’dan, sergim için gittiğim illüstrasyon cenneti O!Galeria’dan, görür görmez hiç düşünmeden aldım. Geldiğimden beri de karantinada olduğum için çerçeveletemedim. Yine de dayanamadım astım duvara. Evimin duvarında Skinkeape’in Norveç’ten gelen küçük ayaklı karakterlerinin kırmızı topuklu ayakkabılarını görmek bana ilaç gibi geliyor.”

NOVA NORDA’nın duvarından

Sanatçı: Kübra Su Yıldırım (Kafeless)

“Son parçam ‘Kim Üzdü Seni’nin  klibi için Fam illüstratörü Kafaless, klibin son sahnesini çizmişti. Klip sonrası tabii ki bastırıp duvarıma astım. Muhteşem bir çekim süreci geçirdiğimiz için bu illüstrasyon bana çok büyük mutluluk veriyor! Kübra’nın diğer işlerini burada bulabilirsiniz.”

ÖZGE ÖZPİRİNÇCİ’nin duvarından

Özge Özpirinçci: “Twitter’da dolandığım bir gün takip ettiğim birinin retweetlediği bir tweet ile karşılaştım. Afrika kıtasını bisikletiyle gezmeye çıkan bir maceraperest! Hemen takip etmeye başladım Hasan Söylemez’i!!! Bu tabloyu Liberya’da bir sanat galerisinde görmüş ve ‘Afrika’yla ilgili en özgün resim diyebilirim’ dedi. Ben zaten fotoğrafından büyülendiğim bu tablo için hemen gönüllü oldum! Tabii banka hesabına transfer, gümrükten tabloyu almaya çalışmalar… Onlar da benim metropol ve bürokrasi maceralarım oldu diyebilirim!”

Hasan Söylemez: “Afrika’dan kolay kolay eşya almam taşıyamadığım için. Pek içimde de kalmıyor almadığım şeyler. Çünkü başka bir ülkede benzerini mutlaka görüyorum. Ancak bu tablo çok farklıydı, gördüğüm en özgün tablolardan biriydi. Ne yazık ki büyüktü ve yanımda taşıyamıyordum. Sonra sen [Özge Özpirinçci] bana gönder dedin ve beni sanki kendi evimin duvarında asılıymış kadar mutlu ettin.”

SADİ GÜRAN’ın duvarından

Sanatçı: SADİ GÜRAN

“Eve kapanmadan önce yaptığım son çekimden bir kareyi resimledim. Uzun süredir tanıdıklarımla evde yarattığımız dünyalarla çektiğim fotoğraflardan yaptığım bu portre serisi bu günlerde benim için daha da anlamlı oldu. En azından yalnız hissetmiyorum.”

Sanatçı: Aylin Güngör

“Bu Aylin’in en eski fotoğraflarından biri. Uzaklara taşıyan hissini çok seviyorum ve nereye taşınsam  duvara astığım ilk fotoğraf oluyor. Uzaklara taşıyan küçük bir pencere gibi.”

SERKAN ALTUNORAK’ın duvarından

“Mask: Behind The Persona”
Sanatçı: Beyza Çoruhlu 

“Beyza Çoruhlu’nun bu eserini 2017’de Mamut Art Project’te satın almıştım. İlk bakışta beni ürküten bu fotoğraf bir süre daha karşısına geçip bakınca yerini başka anlamlara bırakmıştı. İçinde olduğumuz bu anlaşılmaz süreçte yine yerini bambaşka anlamlara bırakan bu eserin duvarımdaki en güzel parçalardan biri olduğunu söylemek isterim.”

TANER CEYLAN’ın duvarından

“Bahçe” (1998)
Sanatçı: TANER CEYLAN

“Son zamanlarda ürettiğim bir iş göstermeyeceğim. Ama hiçbir zaman vazgeçemeyeceğim, hep benimle kalacak gözbebeğimi yolluyorum. 1998’de yaptım. Adı: ‘Bahçe’”

Sanatçı: Nur Koçak

“Duvarlarımdaki bütün işlere aşığım açıkçası. Beni kendime getiren bana kendimi hatırlatan işlerden birini yolluyorum. Çıtayı nerde tutmam gerektiğini gösterdiği için önemli. İçindeki duyarlılık, ışıltı ve erotizmin dozu beni büyülüyor. Nur Koçak’ın Vitrinler 1 serisinden- Untitled isimli diptiki. 2006’da üretilmiş. 2011’de A 44’te açtığı kişisel sergisinden almıştım.”