David Hockney (1937-2026): Bir izleme listesi

Sanat tarihinin merak duygusunu hiç kaybetmeyen figürlerinden biri olan David Hockney, 70 yılı aşan kariyeri boyunca resimden fotoğrafa, sahne tasarımından dijital çizime uzanan geniş bir üretim pratiği geliştirdi.

11 Haziran günü 88 yaşında hayatını kaybeden sanatçının dünyasına farklı kapılardan giren altı film, belgesel ve videoyu bir araya getiren bu seçki; Hockney’nin eserlerinin ötesine geçip düşünce biçimine, ilişkilerine ve çalışma süreçlerine de yakından bakma fırsatı sunuyor.


Hockney kanonuna kişisel bir giriş yapmak isteyenlere:
A Bigger Splash (1973)

Jack Hazan’ın yönettiği film, Hockney’nin yaşantısına merak duyalnar için ideal bir başlangıç noktası. Belgesel ile kurmaca arasındaki çizgiyi bilinçli olarak bulanıklaştıran yapım, Hockney’nin o dönem partneri ve ilham perisi Peter Schlesinger’la ilişkisinin sona erdiği dönemi merkezine alıyor. İlginç bir detay: Hockney, çekimler sırasında filmin bu kadar kişisel bir yere varacağını öngörmemiş; tamamlanmış hâlini izlediğinde onu “iki saatlik ağlamaklı müzik” diye tarif etmiş. 

Fragmanı burada.


Bitmiş eserlerden çok süreçlerle ilgilenenlere:
David Hockney’s Diaries (1970)

Michael ve Christian Blackwood kardeşlerin çektiği David Hockney’s Diaries, sanatçının fotoğrafla kurduğu ilişkiye odaklanan bir zaman kapsülü gibi. Fotoğraf günlükleri, arkadaş çevresi ve gündelik hayattan topladığı görüntüler üzerinden ilerleyen 30 dakikalık film, Hockney’nin ileride geliştireceği kolaj ve çoklu perspektif çalışmalarının ilk işaretlerini de taşıyor.

Vimeo üzerinden kiralanarak izlenebiliyor.


Sanat tarihine Hockney perspektifinden bakmak için:
David Hockney’s Secret Knowledge (2002)

David Hockney’nin, sanat tarihinin yerleşik kabullerine meydan okuyan bir araştırmacı olarak da karşımıza çıktığı en ilginç işlerden biri. Sanatçının aynı isimli kitabından yola çıkan BBC yapımı belgesel, Rönesans’tan itibaren birçok ressamın camera obscura ve benzeri optik araçlardan yararlanmış olabileceği tezinin peşine düşüyor. Atölye deneyleri, resim analizleri ve beklenmedik bağlantılarla ilerleyen belgesel, sanat tarihçileri arasında yıllardır iddia ekseninde dedektiflik hikâyesine dönüşüyor.

Bir kullanıcı filmin tamamını YouTube’a yüklemiş.


Bir Hockney sergisi gezmek isteyenlere:
David Hockney: The Arrival of Spring, Normandy, 2020 (Royal Academy Virtual Tour) (2021)

Pandemi günlerinde Normandiya’daki evine yerleşen David Hockney, dünyanın durduğu bir dönemde gözünü doğaya çevirdi. Royal Academy’de açılan ve daha sonra İstanbul dâhil farklı şehirlere de taşınan The Arrival of Spring, Normandy, 2020, sanatçının iPad üzerinde ürettiği 116 çalışmayı bir araya getiriyor. Günbegün değişen ağaçları, açan çiçekleri ve mevsimin yavaş dönüşümünü kayıt altına alan seri, Hockney’nin teknolojiyle kurduğu ilişkinin en etkileyici örneklerinden biri. 

YouTube’daki sanal tur videosu ise sergiyi gezdirmenin yanı sıra Hockney’nin baharı neden “iptal edilemeyecek” bir şey olarak gördüğünü de hissettiriyor. 


Hockney’nin gözünden Hockney:
The South Bank Show: David Hockney (1978)

David Hockney’nin sanatını anlamak için bazen en iyi rehber yine kendisi. Melvyn Bragg’in sunduğu The South Bank Show’un bu bölümü, sanatçıyı işlerinin arasına yerleştiriyor; resimlerinden söz ederken, çalışırken, geçmişini hatırlarken ve dünyaya nasıl baktığını anlatırken izletiyor. Bugünden bakıldığında bir tür canlı arşiv niteliği taşıyan yapım; Bradford’daki öğrencilik yıllarından Los Angeles dönemine, yüzme havuzlarından çift portrelere uzanan üretimini anlatan Hockney’nin üretiminin ardındaki merak duygusunu ve bitmek bilmeyen deneme isteğini yakalıyor. 

YouTube’da mevcut.


Zamanı kısıtlı olanlar için:
David Hockney in the Now (In Six Minutes) (2013)

Los Angeles County Museum of Art (LACMA) için hazırlanan altı dakikalık kısa film, David Hockney’nin sanatına kapsamlı bir bakıştan çok onun dünyayı algılayış biçimine odaklanıyor. Hockney’nin üretim pratiğinden teknolojiyle ilişkisine, resim yapma tutkusundan “şimdi” fikrine uzanan anlatı, yakalamayı başarıyor. Uzun belgesellere dalmadan önce iyi bir başlangıç noktası olabilecek film, Hockney’nin kariyeri boyunca yeni pencereler açmaktan bıkmayan bir sanatçı olduğunu hatırlatan kısa ama etkili bir portre sunuyor.

YouTube üzerinden izlenebiliyor.