Einstürzende Neubauten, 46. yılını stüdyodan canlı yayınla kutluyor
Yazı: Cem Kayıran
1 Nisan 1980 günü Beate Bartel, Gudrun Gut, Blixa Bargeld ve N.U. Unruh kadrosuyla Batı Berlin’deki Moon Club’da ilk kez sahneye çıkan Einstürzende Neubauten, 46. yılını merak uyandırıcı bir canlı yayınla kutlamaya hazırlanıyor. Grup, 1 Nisan’da prova stüdyosunda gerçekleştireceği performansla hem güncel kadrosunu tanıtacak hem de yaklaşan festival konserleri öncesinde yeni döneme kısa bir bakış sunacak. Yayının YouTube, Instagram, Facebook ve grubun web sitesi üzerinden eşzamanlı olarak paylaşılması planlanıyor. Tabii “eğer her şeyi çalıştırabilirsek” notuyla birlikte.
Bu yayın aynı zamanda Neubauten’ın son kadro değişikliğinin de ilk kapsamlı tanıtımı olacak. Uzun yıllar grubun omurgalarından biri olan basçı Alexander Hacke’nin ayrılığının ardından kadroya katılan Josefine Lukschy’yi, grubun yeni “enkarnasyonunun” parçası olarak ilk kez dinleyeceğiz. Berlin deneysel müzik sahnesinden gelen Lukschy’nin yein Neubauten basçısı olduğu geçtiğimiz günlerde bu video ile duyurulmuştu.

Einstürzende Neubauten diskografisi, başından beri sürekli yön değiştiren bir araştırma süreci gibi okunabilir. Kollaps’taki (1981) ham metal çarpışmaları ve yıkım estetiği, Halber Mensch (1985) döneminde bedenle, ritimle ve mekânla kurulan daha törensel bir dile evrilmişti. Tabula Rasa (1993) ve Ende Neu (1996) gibi albümlerde grubun ses paleti beklenmedik ölçüde berraklaşıp şarkı formuna yaklaşmış; 2000’lerle birlikte Silence Is Sexy (2000) ve sonrasındaki üretimler ise gürültüyü geri çekerek boşluk, nefes ve titreşimin kendisini merkeze alan daha rafine bir evreye işaret etmişti. Bu hattın bugünkü karşılıklarından biri olan son Neubauten albümü Rampen (apm: alien pop music) (2024) ise grubun doğaçlama pratiğini merkeze alarak “şarkı” ve pop fikriyle temkinli ama oyunbaz bir temas kurduğu açılımlarından biri olarak okunabilir.
Hurda metali enstrümana dönüştüren sahne pratiklerinden erken dönem bağımsız üretim modellerine, konseri bir “ses laboratuvarı” olarak ele alış biçimlerinden disiplinlerarası iş birliklerine kadar Neubauten’ın mirası endüstriyel müziğin sınırlarını genişletmekle kalmadı; müziğin nerede başlayıp nerede bittiğine dair sorunun kendisini de kalıcı biçimde tahrip etti.