Electroclash: 2000’lerin parlak, küstah ve kısa süren isyanı
Yazı: J. Hakan Dedeoğlu
11 yılın ardından No Lube So Rude albümüyle geri dönün Peaches, ister istemez, kısa ömürlü de olsa bir döneme damga vuran akımlardan electroclash’i hatırlatıyor tekrar bize. Hatta bilinçdışı, geri çağırıyor bile diyebiliriz.
90’lar nostaljisi ve comeback’lerinin gına getirdiği bir dönemde, nostalji rotasının 2000 başlarına kırıldığı şu anlarda, geniş çerçeveden bakıldığında küçük bir akım gibi duran electroclash belki de sinsice tekrar canlandırılmayı bekliyordur. Electroclash’in yeni jenerasyon için ne ima edeceğini ve onların nezdinde nasıl yeni bir vücut bulduğunu ya da bulacağını beklerken kabaca 2000-2005 yılları arasında cereyan eden bu müzikal enerjiyi satır başlarıyla ziyaret etmek hoş olabilir diye düşündük.

Teaches of Peaches (2000)
-Kabaca electroclash neydi? Electroclash, 90’ların sonu ile 2000’lerin başında ortaya çıkan;
80’ler synth-pop’u, new wave, EBM ve minimal techno’nun punk tavırla yeniden karıştırıldığı bir alt kültür dalgasıydı.
-Sadece bir müzik türü değildi. Bu akım cinsiyet rollerini tiye alıyor, soğuk elektronik sesleri erotik bir dile dönüştürüyordu. Moda, performans ve kulüp kültürünü müzikle eşit konumda tutuyordu. “Ucuz”u bilinçli bir estetik tercih olarak sahipleniyordu.
-Electroclash’in coğrafi çıkış noktasını işaret etmemiz gerekirse tek bir yerden bahsedemeyiz ancak Berlin, New York ve Londra bu akımın yeşerdiği şehirlerdi.
-Küreselleşmenin henüz ters tepmediği, tam tersi hızlandığı bir dönemden bahsediyoruz. İnternetin ve sanal paylaşımın hayatı şekillendirmeye başladığı bir dönem aynı zamanda. Electroclash kulüp kültürünün politikleştiği, queer görünürlüğün arttığı post-feminist, post-punk, post-ironik bir şehirli özgüveni temsil ediyordu.
-Bu özgüvenin en net örneklerinden biri Fischerspooner’ın teatral performansları, diğeri ise Miss Kittin’in soğuk, mesafeli vokal estetiğiydi. Ve tabii ki Peaches’in açık sözlü, sınır tanımayan cinsel politikası.

First Album (2001)
-Electroclash, indie rock’ın gitar merkezli dünyasına verilmiş elektronik bir cevap gibiydi.
Aynı yıllarda The Strokes nasıl rock’ı yeniden minimalleştirdiyse, electroclash de elektronik müziği yeniden “cool” yaptı.
-Electroclash terimi ilk olarak 1990’ların sonu ve 2000’lerin başında New York City’de kullanılmaya başlandı. Terimi ortaya atan ise DJ ve prodüktör DJ Hell (Helmut Geier) ile birlikte sahnenin en önemli figürlerinden biri olan Larry Tee. Kendisi 2001’de New York’ta düzenlediği “Electroclash Festival” ile bu ismi tescillemiş ve bir janra dönüştürmüştür.
-Bu arada, electroclash dalgasını döneminde yaşayan İstanbullu müzik severler de bir hayli şanslıydı. Yabancı bookinglerin kendini iyice hissettirmeye başladığı bir döneme denk gelmesiyle Peaches, Chicks on Speed, Fischerspooner, Miss Kittin gibi tarzın hemen hemen önde gelen bütün isimleri İstanbul’da bir veya birkaç konser verdi.
-Peki Electroclash neden bu kadar hızlı kayboldu? Akımın sunduğu kitsch, neon ve ironik seks dili çok hızlı kopyalandı; moda dünyası ve reklam sektörü içerisinde sterilize edilerek kayboldu. Performatif yönünün ağır basması türü anlık ve tüketilebilir bir yere koydu.

Paradises (2026)
-Elbette Electroclash ortadan kalkmadı. Fransız ikili Kap Bambino da Alman üçlü Chicks on Speed de örneğin geçen sene albüm yayımladılar. Artık yoluna üç kişi olarak devam eden Ladytron da Paradises adlı yeni albümünü geçtiğimiz günlerde paylaştı. Şu sıralar Fischerspooner’dan bir geri dönüş haberi gelse şaşırmam.
-Peki, Electroclash bir “comeback” mi yapıyor? Ya da yapacak mı? Veyahut yapabilir mi? Aslında hava ve saha koşulları buna çok uygun. Hatta Ladytron – “Seventeen” ve Peaches -–“Fuck the Pain Away” şarkıları TikTok’ta çok popüler.
Akımların başlamasına, ömürlerine veya ne zaman tekrar hortlayacaklarına kimse karar vermiyor. Birilerinin zevk ve keşif dürtüleri bazen bir paydada buluşuveriyor ve olanlar oluyor. Electroclash kendinden sonra gelen birçok isme ve türe katkıda bulundu ve bulunmaya da devam ediyor. Merak edenler, keşfetmek ve ondan beslenmek isteyenler için orada ziyaretçilerini bekliyor.