hmmm? - Justin Gaar

Los Angeles’da yaşayan yönetmen, fotoğrafçı ve görsel hikâyeci Justin Gaar, yaklaşık 20 yıldır bağımsız sinema, belgesel ve medya üretimi ekseninde üretimlerini sürdürüyor. Yönetmenliğini üstlendiği 2016 tarihli Netflix belgeseli Curse of the Man Who Sees UFOs ile tuhaf ama gerçek bir hikâyeyi hem kişisel bir üslupla hem de kurguya bulaşmadan anlatmasıyla dikkat çekmişti. Bir yandan büyük ölçekte birçok marka ile video ve fotoğraf odaklı iş birliklerini sürdüren Gaar, kurumsal dünyaya da alternatif bir estetikle yaklaşıyor. 

Gaar’ın 2024’te yayımladığı Empire adlı son işi, dev bir yolcu gemisinde geçen beş günü konu alan bir fotoğraf serisi. İlk bakışta tatil estetiğiyle parıldayan kareler, alt metinde modern turizmin sınıfsal yapısını, göz önündeki iktidar ilişkilerini ve kitlesel eğlencenin steril yüzünü sorguluyor. Buradan ulaşabilirsiniz.

Justin Gaar

Duygu durumları, mekânlar, zamanlar ve kaydedilenlere dair sorular sorduk. Justin Gaar arşivinden fotoğraflarla yanıtladı.


Yeniden yaşamak istediğin bir gün?

Sahil boyunca trene binip, bir yaşındaki çocuğumuza San Diego Hayvanat Bahçesi’ni ilk kez göstermek istedik. Öğle vakti hafif bir yağmur yağmaya başladığında uyuyakaldı. Ağaçlarla kaplı hayvanat bahçesinde küçük bir şemsiyenin altına sığındık, onun uyuyuşunu izledik ve birer bira içtik. Eve dönerken trenle çoğu zaman okyanusu izledik.

Favori çocukluk fotoğrafın?

Bu fotoğraftaki ben değilim ama çocuğum sayesinde kendi çocukluğumu yeniden yaşıyorum, dolayısıyla çocukluklarımız arasında bir süreklilik var. Ona sevdiğim şeyleri gösterebiliyorum ve onun da sevip sevmediğini görebiliyorum.

Biriktirmeyi en sevdiğin şey?

Her zaman bana değerli gelen küçük şeyleri toplamayı sevmişimdir. Günümüzde ise bu, her unsurun tam olarak aynı anda bir araya geldiği ve elimde kamerayla o âna tanıklık ettiğim mükemmel sekanslar oluyor.

Özlem duyduğun bir dönem?

2003 yılında Alabama’daki bir ikinci el mağazasında Irak savaşının canlı yayında başladığını izleyen bir adamı çektiğim bir fotoğraf. Bu siyasi dönemi asla özlemem ama hayatın ağırlığı ve sorumluluğu üzerime binmeden önceki, benim kişisel olarak olgunlaşma dönemime ait bu ânı özlüyorum. O zamanlar fotoğraf çekmeyi öğrenen bir çocuktum ve önemli ya da güzel olabileceğini düşündüğüm şeyleri yakalamaya çalışıyordum. Heyecan verici bir dönemdi ve dünyaya yaptıkları için yöneticilere zaten öfkeliydim ama yine de daha basit bir zamandı.

Yasak aşkın / mahçup (!) zevkin?

Şu sıralar cevap: Beyzbol.

Bir daha hiç gitmeyeceğin (ya da gidemeyeceğin) bir yer?

Çocukken, ailem işsiz kaldığı ve halamın okyanus kenarında bir evi olduğu için, bir süreliğine North Carolina’daki Outer Banks bölgesinde, Nagshead adlı bir kasabada yaşadık. O evi birkaç ayda bir ziyaret ederdik, bu yüzden orada yaşayacak olmak beni heyecanlandırmıştı. Ailemiz için gerçekten zor bir dönemdi ama benim için harika bir zamandı. Bölge oldukça vahşi doğaya sahipti. Kumulların arasında tilkileri kovalardım. Yüksek otlar ve kumullar arasında dolaşan yabani atlar vardı; sömürge döneminden kalmışlardı. Bir keresinde bir balina ve korsan gemisi evimizin yakınına vurmuştu. Okul otobüsüm bazen okula gittiğim adaya ulaşmak için deniz üzerinden feribotla geçerdi. Bir çocuk için rüya gibi bir yerdi. Outer Banks aynı zamanda bir bariyer ada ve sürekli erozyona uğruyor. Biz sahilde oynarken bazı evler yavaş yavaş denize doğru çöküyordu. 2014 yılında geri döndüm ve bu fotoğrafı çektim. Sahil evlerinin arkasındaki yol tamamen yok olmuştu ve bizim eski ev neredeyse denize sıfır hâle gelmişti. Şimdi büyük ihtimalle deniz her şeyi alıp götürmüştür.

Kıskançlık damarını kabartan bir şey?

Gerçek bir kış yaşayan insanlara imreniyorum. Benim yaşadığım yerde yıl boyunca sadece tek bir mevsim var.

Unutamadığın bir an?

Klişe olabilir ama ebeveyn olduğum gece.

Terapötik nedir? Tanımla.

Yürümek ve gözlem yapmak, mükemmel ânı yakalamaya çalışmak. Bu benim için terapi gibi oldu. Artık çok sık yapamasam da…

Bir daha hiç gitmeyeceğin (ya da gidemeyeceğin) bir yer?

Çocukken büyükannemin evinde, Noel arifesinde tüm geniş ailemin bir araya gelip tatilin sıcaklığı ve heyecanını yaşaması; ardından karın başlaması!