İkinci In Hoodies albümüne giden yola bırakılan kurabiye kırıntıları: “Circling The Cage”

İçinde olduğumuz karmaşadan kaçmak, başka bir deyişle nefes alabilmek için kendini yeni bir albüm yapmaya adayan In Hoodies, çıktığı yolda kendini Circling The Cage EP’sini kaydederken buluyor. Dört parçanın yer aldığı EP’ye özgürce içini döken, döktükçe kendini yeniden keşfeden In Hoodies, alıştığımız seslerden uzaklaşıp bu kez daha sert tınıları yanına alıyor. Yarın akşam (24 Mart) Salon İKSV sahnesinde Circling The Cage’in lansman konserini verecek olan In Hoodies’le albümün yaratım sürecini, albüm kapağındaki etkileyici çalışmaları, şu sıralar basılmak üzere olan plağını ve dahasını konuşalım dedik.

Röportaj: Busen Dostgül

Circling The Cage EP’sini yayınlama fikri aslında albüm kayıtları esnasında ortaya çıktı diye biliyoruz. Biraz bu EP’nin hazırlık sürecinden bahseder misin? EP’deki şarkılar, albüme girememiş şarkılar mı?

Aslında EP’deki şarkılar albüme girememiş değil, albüm sürecinin ortaya çıkardığı veya belirlediği şarkılar diyebilirim. İkinci albüm için stüdyoya girmeden önce 20 şarkı seçmiş, sonra da 14 şarkının kaydına başlamıştım. Bu süreçte hem kendi hayatımda hem etrafımda pek çok şey oldu. Elimde olmayan gecikmeler, aksilikler, hastalıklar, ertelemeler, anlamsız beklemeler sonucu albüm süreci uzadı. Uzayan bir kayıt sürecinde mutlaka şarkılardan uzaklaşıyor ve onlara karşı körleşiyorsunuz. Yeni bir şey denemek, yeniden nefes alabilmek sağlığım için kaçınılmaz hale gelmişti. Bu düşüncelerle ikinci albüm için hiç planda olmayan yeni dört şarkı bir araya geldi. Bu anlamda EP ikinci albümün kaydı ve bu sırada olanlar hakkında olmasına rağmen, ilk albümü ikinciye bağlayan tuhaf bir geçiş gibi oldu sanıyorum. Bu dört şarkı ikinci albüme giden yolda varmak istediğim yeri ararken yere bırakılan kurabiye kırıntıları gibiler benim için. 

İlk albümün A Lunar Manoeuvre’un ardından Circling The Cage EP’sinde daha agresif, sert ve kararlı dokunuşların baskın olduğu ilk dinleyişte hemen fark ediliyor. Bu değişimin temelinde ne var? Bu EP’deki şarkıların oluşum sürecinde, önceki çalışmalarına nazaran ne gibi farklılıklar gözlemliyorsun? 

Dediğim gibi hem kendi etrafımda hem dünyada yaşananlar. Görebildiklerim, hissedebildiklerim, maruz kaldıklarım. Bu yüzden sözler siyasi baskılar, ekonomik zorluklar, kendisine odaklanmış insanlar, eşitsizlik, görünüşçülük, anlayışsızlık, türcülük, ilgi bağımlılığı, erkek egemen kültür gibi sosyal çıkmazlar yanında hastalıklar, ölümler, yetersizlik gibi varoluşsal çaresizliklerle dolu. EP, önceki çalışmalardan zaman aralığı olarak uzun görünse de stüdyo zamanı anlamında çok daha hızlı ve ilk albümden farklı şartlarda kaydedildi. Daha önce belirli bir zaman aralığında sadece bir projeyle ilgilenen yerlerde ve kişilerle çalışmışken bu sefer çok daha değişken bir takvimle ilerledi kayıtlar ve bu şarkılara yansıdı. Hiçbir şeyin tam potansiyeline ulaşamaması, kimsenin gerçekten durup, tam olarak kapanıp, duygusal olarak odaklanmaya zamanı ve imkanı olmaması gibi şeylere karşı vermeye çalıştığım içsel mücadele, arızaları, eksiklikleri kabul etmek, yaptıklarınla, kendinle barışamamakla barışmaya çabalamak gibi duygular, bazı noktalarda daha gerçek kıldı şarkıları sanıyorum. Asla zamanında değil, ya geç ya aceleyle gibi yani.

Parçalardaki bazen daha sert bazen daha kırılgan yapı bu sürecin, kapatılma duygusunun, tıkanma, devam edememe hissinin bendeki karşılıkları.

Circling The Cage’le ilgili en sevindirici haberlerden biri de EP’nin Tantana Records etiketiyle plak formatında sınırlı sayıda basılacak olması. Tantana’nın genişleyen ailesinin bir parçası olmak nasıl bir duygu? 

Tabii ki çok güzel. Güzel şeyler üreten insanların bir araya geldiği her alan gibi Tantana da çok besleyici ve umut verici bir alan yaratıyor.

EP’nin kapak tasarımı Kerem Ardahan ve Big Baboli tarafından hazırlandı. Ayrıca, plakların içinde yer alacak harika Mert Tugen illüstrasyonunu da geçtiğimiz günlerde paylaşmıştın. Bu iş birlikleri nasıl ortaya çıktı? Müziğinin görsel yansımaları senin için büyük önem arz ediyor. Bu anlamda farklı sanatçılarla çalışırken seni motive eden şeyler neler oluyor?

Big Baboli ekibinin konserler için yaptıkları afişler ve merch çalışmaları dolayısıyla uzun zamandır iletişimdeyiz. Harika bir ekip. Onların atölyesinde yeni EP demolarını dinlerken Kerem Ardahan’ın bir çizimini gördüm. Kerem’in çizimlerindeki Basquiat etkisi, yamuk uzuvlar, imkansız duruşlar, harika çirkinlikler, eserlerindeki dağınık ve içgüdüsel özgürlük hissi çok etkiledi beni ve böylelikle tanışıp, EP için çalışmak üzerine konuştuk. 

Mert Tügen ise çok uzun zamandır işlerini hayranlıkla takip ettiğim bir sanatçı. Şarkılar içinde konuşan karakterlerin / yaratıkların eksiklikleri, mükemmellikten uzak olmaları, umutsuzlukları, hüzünleri Mert’in yapacağı bir çalışma ile çok iyi yansıtılabilir diye düşündüm. O da sağ olsun harika bir eser çıkardı ortaya.

Müziğin başka sanatçılar elinde görsel karşılığını görmek inanılmaz bir duygu. Benim için çok çok değerli, müthiş bir paylaşım. Aslında görsel alanlarda üreten sanatçıların müziğe verdikleri bu değer, devam etmemi sağlayan temel şeylerden biri. Fazla dramatik gelecektir ama umutsuz ve değersiz hissettiğim bir anda örneğin Mert’ten gelen çizimin benim için anlamını, yapabildiklerini tarif edemem.

24 Mart Cumartesi akşamı, Salon İKSV’de dinleyicileri çeşitli sürprizlerin beklediğini biliyoruz. Circling The Cage EP lansman konseri için bize biraz ipucu verir misin?

Benim için çok değerli bir gece. EP’nin hem görsel işlerinin bir arada sunulacağı, hem EP şarkılarının tümüyle ilk kez canlı çalınacağı, hem de albüme ilişkin fiziksel üretimlerin tek geceliğine bir bütün olarak paylaşılabileceği bir gece. Bu üretimler içinde, plaklar yanında albüm için hazırladığım bir hayli boyutlu “Wasteland Breeze” isimli bir flyer, farklı artwork çalışmaları, kartpostallar, konser için Ekmel Ayar’ın yaptığı afişlerin baskıları ve Little Fabien zombie bebekleri gibi pek çok şey olacak. Henüz yayınlanmamış ikinci albüm şarkılarının bir kısmı ve ilk albümden de bir seçki olacak. Aynı zamanda uzun zamandır sahnede göremediğimiz harika bir müzisyen arkadaşımız o gece konuğumuz olacak.

24 Mart Cumartesi akşamı Salon İKSV sahnesinde olacak In Hoodies konseriyle ilgili detaylara buradan ulaşabilirsiniz.

salon-afiş