Sezonun ikinci Iron Maiden belgeselinin odağında Paul Di’Anno var
Yazı: Güven Yalın
Iron Maiden’ın ilk dönemine sesiyle damga vuran Paul Di’Anno’nun hayatını odağına alan belgesel Di’Anno: Iron Maiden’s Lost Singer, bu ay başlayan festival sürecinin ardından yazla birlikte geniş erişime açılacak. Yönetmenliğini Lemmy ve The Damned: Don’t You Wish That We Were Dead gibi müzik belgeselleriyle tanınan Wes Orshoski’nin üstlendiği film; Di’Anno’nun son yıllarını, sağlık sorunlarıyla mücadelesini ve sahneye dönüş sürecini takip ediyor.
1978-1981 arasında Iron Maiden’ın vokalistliğini yapan Paul Di’Anno, grubun Iron Maiden ve Killers albümlerindeki performansıyla “Britanya Heavy Metal Yeni Dalgası” olarak adlandırılan dönemin karakteristik seslerinden biri olarak kabul ediliyordu. Bruce Dickinson öncesi dönemin sert ve punk’a yakın tonunu belirleyen Di’Anno, Iron Maiden’dan ayrıldıktan sonra da Battlezone, Killers ve Warhorse gibi projelerde üretimlerini sürdürdü. Müzisyen, 2024 yılında 66 yaşında hayatını kaybetmişti.
2017’de çekimlerine başlanan belgesel, Di’Anno’nun özellikle pandemi sonrası dönemde yaşadığı fiziksel ve ekonomik zorluklara odaklanıyor. Uzun yıllar tekerlekli sandalye kullanan müzisyenin Hırvatistan’daki tedavi süreci, eski grup arkadaşlarıyla yeniden kurduğu bağlar ve sahneye dönüş çabası; yoldaki belgeselin eksenini oluşturuyor. Iron Maiden basçısı Steve Harris’in yanı sıra Metallica, Exodus, Slayer, KISS, Sepultura, Megadeth ve Overkill gruplarının üyeleri de Di’Anno: Iron Maiden’s Lost Singer için kamera karşısına geçmiş.
VOD servislerinin yanı sıra Blu-Ray / DVD olarak da Cleopatra Entertainment etiketiyle piyasaya sürülecek belgeselin fragmanını aşağıda görebilirsiniz.
Şu sıralar Türkiye’de de vizyonda olan bir başka Maiden belgeseli daha konuşulmakta: Iron Maiden: Burning Ambition. Müzisyenlerin yaratıcı süreçlerinin neredeyse hiç ele alınmadığı, üyeler ile yapılan güncel röportajlardan beslenmeyen, kişisel bağlam anlamında büyük ölçüde eksikleri olan film için “yüzeysel” tabirini kullanmak sanıyoruz yanlış olmaz. Metal müzik efsaneleri adına tam anlamıyla hakkı verilmemiş bir belgeleme olduğu söylenebilir.