Kit Mizeres ve yolda yaşamın mitolojik atlası

“Bu düzensiz hayatımdaki ilk önceliğim, seyahat edip yeni insanlarla tanışmak. Sanatım da bunun bir sonucu.” diyen ABD’li sanatçı Kit Mizeres, çalışmalarında konar-göçer yaşam tarzının sembolik yansımalarını işliyor. Gezgin hayatının günlük deneyimlerini Japon folkloru, Jung psikolojisi, Yunan mitolojisi gibi öğelerle harmanlıyor. 


1930’lar ve 1940’ların sürreelist geleneğinde “otomatik yazma” adı verilen, bilinçli kontrolün bastırılmasıyla bilinçaltının çalışmayı kontrol etmesine izin verilen teknik, Mizeres’in çalışmalarında âdeta daha ekstravagant ve güncel bir ivme kazanıyor. Böylelikle, kişisel deneyim, duygu ve kişilerle şekillenen kurguların bile evrensel bir tınısı oluyor. 

Mizeres, resimlerinde tema olarak çoğunlukla toplumla paylaşmaktan çekindiği; kimi zaman çok bayağı bulduğu kimi içsel mücadelelerinin görsel metaforlarını takip ettiğini söylüyor: “Tüm sanatçıların işlerinde görülebilecek kişisel sembolizmler vardır. Benim için de resimlerimdeki hayvanlar, insan haricindeki tüm canlılarda bulabileceğiniz kırılganlık ve saflığı temsil ediyor.”

Yazı: Cansu Çubukçu