Kıvılcım Güngörün’ün ev sergisi “Seni Hep Bir İnsan Sandım” bugün açılıyor

Üç yıldır yaşadığı evinden çıkmadan önce, evi bir sergi için yeniden düzenleyen fotoğrafçı Kıvılcım Güngörün’ün Seni Hep Bir İnsan Sandım sergisi, bugünden itibaren İzmir Konak’ta görülebilir. Her bir bölümü zaman, olgu, insan ve mekan gibi kavramların sarmal bir şekilde karşımıza çıkacağı sergi, 29 Mayıs’a dek ziyarete açık olacak.

Serginin gerçekleşeceği adres: 24. Sokak No:19 Daire:3 Güzelyalı/Konak/İzmir

son

Ahmet Nursoy’un söz konusu sergi ve Güngörün’ün fotoğrafçılığıyla ilgili yazdığı metin, sergide ziyaretçileri nelerin beklediğine dair ipuçları taşıyor:

Bebekleriyle oynamadan önce günlerce senaryolar kuran bir çocuk, odasında saatlerce tek başına müzik dinleyip şarkı sözlerini didik didik inceleyen bir gençten rüyasında duyguları doğrudan fotoğrafa dönüştürebildiğini gören bir sanatçıya dönüştü. Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Fotoğraf Bölümü’nden mezun Kıvılcım Güngörün’ün gördüğü tuhaf rüyanın önemli bir bölümü gerçeklikle uyuşuyor diyebiliriz.  1992 doğumlu fotoğrafçı her gün karşımıza çıkan görüntüleri, hepimizin yaşadığı kişisel anları çerçeveliyor. Fakat çimenlikte oturan insanların önünde vücudu tamamen pembe boyayla kaplı halde yüzünde anlaşılmaz bir ifadeyle koşan adam fotoğrafını ‘hepimizin yaşadığı kişisel anlar’  kategorisine dahil edemeyince Güngörün’ün tüm eserlerine sirayet etmiş başka bir özellik buldum: kaydedilen anın öncesinde ve sonrasında neler yaşandığına dair derin merak uyandırmak! Ben bu merak duygusunu Kıvılcım Güngörgün karşımıza başına geçirilmiş çöp poşetinin üzerine ortopedik boyunluk takmış birini çıkartmadığında da duyuyorum. Biri birinden bir adım geride bize arkası dönük iki yabancıyla birlikte etrafı demir çubuklarla sarılı bir beton binaya bakarken hayallere dalmak elimde olmamakla birlikte şaşırtıcı da. Sanatçının belgelediği anılarına eşlik eden hislerine ne kadar ulaşabiliriz bilemiyorum fakat duyguları kitli bir kutu içinde kalmak zorunda olsa da Güngörün’ün onları erişilebilir kılmak için elinden geleni yaptığını düşünüyorum. Sıradan malzemelerin özensizce bir araya getirilmesiyle oluşmuş objelerin özensizce yan yana ve üst üste gelmesinden ibaret manzaralar içlerinde insan barındırmasa da Güngörün’ün gözünden görüldüğünde hikayeler yazmak için elverişliler. Bunlar rastlantıların ve ayrıntıların içindeki güzelliği ve dolayısıyla elimizin altındakinin gerçek potansiyelini açığa çıkaran, sıradanı sanatsal bir gözle görmemizi, sıradanla barışmamızı sağlayacak fotoğraflar. Kıvılcım Güngörün bu kez sizi tanımadığınız birinin doğum günü partisine ya da ufak bir bardaki rock konserine değil, taşınacağı için boşalttığı evinde açtığı sergiye davet ediyor. 27-29 Mayıs tarihleri arasında gerçekleşecek sergide duvara yapıştırılmış ya da tavandan sarkıtılmış, rahatlıkla fotoğraflarına konu olabilecek, çeşit çeşit objeler bulacağınızı söylemekle yetineceğim. Fotoğrafçı yönünü dilim elverdiğince anlatmaya çalıştığım Kıvılcım Güngörün’ün yaptığı bu sürpriz hamleyi görmek istiyorsanız bu sefer sizin ona gitmeniz gerekecek.

Sergiyle ilgili detaylara buradan ulaşabilirsiniz.