Metronomy ve eğlenceyi elden bırakmayan klipleri

Joseph Mount’un 1999’da hayata geçirdiği projesi Metronomy, önümüzdeki yılın ilk günlerinde Small World isimli albümünü yayımlayacak ve hemen sonrasında çıkacağı turne kapsamında 20 Nisan 2022’de Zorlu PSM Turkcell Sahnesi’ne de uğrayacak. 


Yeni albümden taptaze iştah açıcı “It’s Good To Be Back”, göz kamaştıran bir kliple teşrif etmişken; grubun önceki işi Metronomy Forever’ın görsel evreninin rengârenk dünyasında bir gezintiye çıkıyoruz.

Müziğin hikâyesiyle el ele veren klipler

Metronomy, multi-enstümantalist ve prodüktör Joseph Mount tarafından 1999’da bir yan proje olarak kurulsa da çok geçmeden merkez hâline geldi. Heyecan verici coverların ardından 2005’te ilk single, 2006’da ilk albüm Pip Paine (Pay the £5000 You Owe) yayımlandı.

Mount’un esaslı indie-elektronik çıkarması, müziği kadar, eğlencesi bol ve müziğin hikâyesiyle el ele veren klipleriyle de kendini göstermekte. Güçlü birer anlatıcı rolünü üstlenen videolarının hepsi, melodilerin çok renkliliğinden nasibini alıyor. Öyle ki, kafamıza pinpon topu atan “A Thing For Me”, tatilden bildiren “The Bay”, fantastik bir evrene sürükleyen “I’m Aquarius”, kartondan bir dünya kuran “Love Letters”, renkli animasyonuyla canlandırırken eski kliplere de göz kırpan “Reservoir”, durağanlığın içine parti ruhunu bırakan “Old Skool”, bir arabayla hafızadan ve hislerden yansıyanlara dokunan “Hang Me Out to Dry” farklı dallarda UK Music Video Ödülleri’nde aday gösterildi. Ayrıca Antville Music Video Ödülleri’nde “She Wants” En İyi Koreografi dalında aday gösterilirken, “A Thing For Me” de En Eğlenceli Klip ilan edildi.

Metronomy’nin, son albümü için yayımladığı klipleri de bir harika! Joseph Mount, Anna Prior, Olugbenga Adelekan, Oscar Cash, Gabriel Stebbing beşlisinin yaratıcı gücünün sonsuza dek süreceği iddiasında bulunan bir olgunluk dönemi meyvesi olan Metronomy Forever ile Eylül 2019’da buluşmuştuk. Because Music etiketli albüm, Metronomy diskografisinin altıncı harikası. Grubun öncüsü Mount, 17 parçadan oluşan ve her parçada türlerin sınırlarını ateşe veren albümün çok çeşitli temalar barındırdığını söylüyor. Bu kayıtlar için “Kendimi müzik içinde anlamaya çalıştığım bir ifade” diyor. 

Metronomy Forever’ın tema çeşitliliği ve eklektik paletini destekleyen birbirinden keyifli altı klip, bu ifadeyi anlamlandırmanın başka bir yolu. Öyle ki, kliplerden bazılarının yönetmenliğini Mount bizzat üstlenmiş. Yaratıcılığı, absürtlüğü ve eğlenceyi elden bırakmayan kliplerin hepsi, sözlerin ve melodilerin güçlü birer anlatıcısı oluyor. Buyurun, grubun görsel anlatıya verdiği önemden ve önü alınmaz enerjisinden doğan bu altı videonun canlandıran dünyasında gezinmeye başlayalım.

Mini mini Metronomy’leriyle “Lately

“Lately”, Joseph Mount’un yönetmen koltuğunda oturduğu kliplerden biri. Klipte bir çocuk, okul dönüşü kuma batmış hâlde bulduğu Metronomy kasetini eve getiriyor ve holografik kalem kutusu ve kırmızı ojesinin yanına bırakıyor. Grup kasetten çıkıyor ve minicik gövdeleriyle dans ederken minicik enstrümanlarını çalıyor. Bir gençliğe geçiş ve arayış hikâyesinde çocuk- ebeveyn ilişkisine eğlenceli bir bakışla uzanan klipte, baba figürü minyatür grubumuzun saçtığı ışığa müdahale etmeye geliyor. Odaya giriyor ve görmediği müzisyenlerin üstüne oturuveriyor. Müziğin sesini kısıyor. Kaset kumun içine geri gönderiliyor.

Rammstein’a selam duran “Salted Caramel Ice Cream

Mount’un, Rammstein’ın “Sonne” klibinden etkilendiğini söylediği bu eğlenceli video, renkli bir tuz madeninde açılıyor. Hikâye şu: Oscar ile kıllı, mavi ve “gözünden” her iş gelen karakterimiz Rodney’nin hiç dondurması olmayan bir dondurma dükkânı var. Çaresizlikle bekleyen, kara kara düşünen ikilinin tembelliği Mike ve Anna’nın karşılarına açtığı dondurma dükkânıyla sonlanıyor. İşe koyulmalı! “Bunu yapmak zorundayım.” Tarifimiz: Isırgan otu çikolatası, baharatlı vanilya, tuzlu karamel. Her şey tamam ama en önemlisi, tuzlu karamel? Neyse ki iki gün önce ikilinin tuz madenindeki şu Rammstein klibine göz kırpan uğraşı galibiyetle sonuçlanmış, zafer tuzu havaya kaldırılmıştı. Dondurma severlerle ve hattâ rakiplerimizle yeni gözdemiz: “Salted Caramel Ice Cream”.  Ve elbette dans…

90’lara ışınlayan yeşil ekran harikası “Walking In The Dark

“Lately” ve “Salted Caramel Ice Cream” videolarından sonra yayımlanmasına rağmen, “Walking In The Dark”, aslında Mount’un yönettiği ilk videoydu. Metronomy müziğinin eklektik yapısını görselleştiren bu yaratıcı klip, yeşil perdenin mucizesiyle, 90’ların renk cümbüşüne nostaljik bir ziyaret yapıyor. “Guru ve balıkçının yeşil ekran önünde geçen eski hikâyesi”ni anlatan yaratıcı videonun 3D sahnelerinin sorumlusu, yenilikçi animatör ve tasarımcı Clara Bacou. Mount’un yolu animasyon sanatçısıyla birkaç yıl önce Londra’daki Central St Martins okulu için yaptıkları bir iş birliği sayesinde tanışmış. “Benzersiz bir tarzı var” diyor Bacou için. Gerçekten de “Walking In The Dark”ın benzersiz videosu, büyüleyici ve gerçek anlamda baş döndüren bir “saçmalık”. 

Kendini pek de ciddiye almayan “Wedding Bells

“Wedding Bells”in bir düğün programında yazılan şarkı sözlerini takip ettiğimiz ilk videosundan kısa süre sonra, basit ama keyifli ikinci videosu yayımlanmıştı. Bu video, grubun geçmiş yıllarda birlikte çalıştığı yönetmen Daniel Brereton’un emin ellerinden çıkma. Brereton, bu klip için kamerasını gençler arasında öğle vakti düzenlenmiş bir ev partisine ve evin ortasında müziğiyle boy gösteren Metronomy’ye doğrultuyor. “Evet, düğün çanlarını duyuyorum. Ama onlar senin için değil. Onlar senin en iyi arkadaşın için. Ve en iyi arkadaşım için” diyen şarkıya eşlik eden klipte baş karakterimiz, en yakın arkadaşının kız arkadaşına âşık. Gözleriyle genç kadını takip ediyor, arkadaşıyla yakınlaştıklarında acı çekiyor ve hattâ parti sırasında onu rüyasında görüyor. Uykusundan da suratına yine ondan yediği bir pasta ile uyanıyor.  Brereton klibi, “Joe’nun özgürleştirici ve eğlenceli bir şeyler yapmak istediğini hissettim, bu yüzden her gün aldığımız kötü haberlere misilleme olarak kendini pek de ciddiye almayan bir fikirle çıkageldim: Baş karakterin en iyi arkadaşının kız arkadaşını aklından çıkaramadığı bir aşk üçgeni.” diyerek anlatıyor ve bir noktadan sonra başlayan yastık savaşının ne kadar özgürleştirici olduğuna dikkat çekiyor. Düş ve gerçeğin sınırlarını böylece esneten klip, gerçek olup olmadığının ayırdına varamadığımız mutlu bir sonla bitiyor.

Gergin hissetme garantili “Insecurity” partisi

Joseph Mount, bu videonun da inşacıları arasında. Öyle ki, Philadelphia’nın eğlenceli pop-rock grubu Joy Again’in “Couldn’t” teklisi için yayımladığı videodan ilham alarak, yönetmen Richard Phillip Smith ile bağlantı kurdu. “Insecurity” videosu, Mount’un, Smith ve onun yaratıcı ortağı Jake Lazovick ile birlikte Philadelphia’da işe koyulmasının bir sonucu. Ekranlarımıza bir parti, dans, yere döküldüğünde donup kalan içecekler, bilim insanları, incelemeler, biraz ciddiyetsizlik ve biraz da ciddiyet getiriyor… Öncelikle donup kalan sıvılara yönelen “güvensizlik” sonrasında disko topuna, Mount’a ve tek tek herkese uzanıyor. Smith videoyu “Kuralların ve hiyerarşilerin çözülemediği bir paranoya ortamı kurduk” sözleriyle anlatıyor ve kapısından girdiğinizde kendinizi tuhaf ve gergin hissettiğiniz bir parti ortamıyla ilişki kuruyor.

Bir disko ışığının peşinde dolanan “Whitsand Bay

Müziğin hem ruhunu hem ışığını taşıyan nefis bir klip. Sam Davis ve Tom Andrew yönetmenliğinde ortaya çıkan dahiyane klip, bir disko ışığını farklı mekânlarda takip ediyor. “Ve herkes bana bakıyor ve herkes konuşuyor” diyen şarkı, bu kliple kalabalığın içinden kaçıyor ve boş odalarda, ıssız alanlarda, ormanda, yapayalnız bir arabanın içinde, bomboş tünellerde karanlığı aydınlatıyor. Sakin ve karanlık mekânlarla müziğin ritmi ve ışıkların dansı, mükemmel bir uyum sağlıyor. Mount ise klibi şöyle anlatıyor: “Sam Davis ve Tom Andrew’un yönettiği bu sürrealist-vari video, 80’lerde eski bir İtalyan kulübünden kurtarılan bir disko ışığını, Tottenham’ın The Cause kulübünden eski bataklıklarına, şirin bir Hampshire çiftliğinden Suffolk’ta terk edilmiş bir hava sahasına, sakin Essex sahilinden Pembrokeshire’ın muhteşem manzaralarına, kentsel ve doğal pitoresk ortamlarda takip ediyor.”

Yazı: Mine Metin