Modern Filistin edebiyatından “Küçük Bir Ayrıntı”

1949 yazında, Filistinlilerin 700 bin kişinin sürülmesine sebep olan Nakba felaketinin yasını tuttuğu, İsraillilerin ise Bağımsızlık Savaşı’nı kutladığı bir dönemdeyiz. Bir grup bedeviyi Negev Çölü’nde katleden İsrail askerleri, aralarında yer alan bir kızı büyük bir trajediye maruz bırakıyor, çok geçmeden de canını alıyorlar. Yıllar yıllar sonra, kimilerine göre tarihteki küçük bir ayrıntı olan bu olayın peşine Ramallah’tan genç bir kadın düşüyor ve hissettikleri sayfalara dökülmeye başlıyor. 



Filistinli yazar Adania Shibli’nin tüyler ürpertici son romanı Küçük Bir Ayrıntı (Tafsil-i Sani); Mehmet Hakkı Suçin çevirisi ve Can Yayınları etiketiyle, bir süredir Türkçede. Filistin’e karşı uygulanan mülksüzleştirme, işgal ve süregelen silme/yetkisizleştirme politikalarında bir halkın sindirmesi zor deneyimlerine yakından bakan metin; aday gösterildiği Uluslararası Booker Ödülleri tarafından “savaş, şiddet ve bellek üzerine akıldan çıkmayan bir meditasyon” olarak tarif ediliyor. Kanlı tarihten bir parça iki bölümde, iki isimsiz anlatıcıyla aktarılıyor: İsrailli bir psikopat ve Filistinli, otizm spektrumundaki amatör bir dedektif.

“Filistin edebiyatımı oluşturuyor ama edebiyatım Filistin ile ilgili değil.”

Küçük Bir Ayrıntı kitabının yazarı, modern Filistin edebiyatının en güçlü seslerinden olan Adania Shibli, 104 sayfalık metni 12 yılda tamamladığını söylüyor. Bu noktada Shibli’ye dair bir parantez açmalı.

Denemeler, oyunlar, öyküleri kapsayan çalışmaları 90’ların sonlarından beri Arap dünyası ve Avrupa’da ses getiren; antolojilerde, sanat kitaplarında, edebiyat ve kültür dergilerinde yer bulan bir yazar kendisi. Dokuz kız kardeşin yer aldığı bir ailenin en küçük üyesini odağına alan Masaas ve bir dizi gizemli aşk mektubu keşfeden genç postane çalışanının ağzından yazdığı Kulluna Ba’id bethat al Miqdar aan el-Hub; kurmaca olarak külliyatından ilk duraklar. Filistin halkının tecrübe ettiklerine işlerinde sıklıkla yer verse de ülkesine dair endişesinin edebiyattan ziyade kişisel bir noktada konumlandığını söylüyor Shibli.

“Filistin edebiyatımı oluşturuyor ama edebiyatım Filistin ile ilgili değil. Adaletsizliğin, acının ve alçalmanın normalleştirilmesinin bir koşulu olarak Filistin’in içinde ve dışında daha çok. Dilin sınırlarını ortaya koyuyor.” derken, ayrıcalıklıların ayrıcalıklarını asla riske atmadığı bir politik düzende yalnızca acı çeken halkla ilgilendiğini, çünkü birbirlerinden başka kimselerinin olmadığı düşünüyor. 

Politik yönünden çok edebi gücünü ön plana çıkardığı fakat politikadan da asla azade etmediği belli olan romanı, dilin sınırlarını kullanarak acı kavramını daha geniş bir spektrumdan ifade etmekte. Küçük Bir Ayrıntı‘nın J. M. Coetzee ve Pankaj Mishra dâhil birçok güçlü yazar tarafından övgülerle karşılandığını da ekleyelim.