Nils Frahm usulü mobilya müziği

Balıklar, böcekler, kuşlar, sürüngenler, midyeler ve bizler için güzel haber: Alman piyanist, besteci ve prodüktör Nils Frahm geçtiğimiz günlerde, yeni albümü Music for Animals’ın müjdesini verdi. 23 Eylül’de Rough Trade Records etiketiyle dinlemeye açılacak olan uzunçalardan “Right Right Right“ ise şimdi yayında.

Advertisement

Music for Animals, müzisyenin 2021’de kendi prodüksiyon şirketi Leiter’den yayımladığı, içinde John Cage’e selam çaktığı, 12 yıllık arşivinden daha önce hiç gün yüzüne çıkmamış bestelerini paylaştığı Old Friends New Friends’i takip edecek. Minimalist, incelikli, nostaljik ve romantik olduğu kadar yenilikçi müzikal formların yaratıcısı bu kez, hayvanların dünyasını anlatıyor enstrümanıyla. Doğanın başlıca esin kaynaklarından biri olduğunu söyleyen Frahm bu kaydı fırtınada yaprakların sesini dinleyen, dalların hareketini seyreden, bir şelaleyi izlerken büyülenen dinleyicilerine ithaf ediyor.

nils frahm - right right right

Denizden uzakta, bir poşetin içinde yüzen bir balık fotoğrafının yer aldığı kapağıyla karşılayan Music For Animals’ın ilk tadımlığı “Right Right Right” ise Frahm’ın son yıllarda yaptığı solo ve analog kayıtlarından bir miktar farklılaşıyor. Yine minimalist, sakin, atmosferik seslerle derinleşen yeni bir çeşit “musique d’ameublement” (furniture music) örneği bu. Türkçe karşılığı mobilya müziği olan ve Erik Satie tarafından 1917’de icat edilen bu terim, arka planda var olması amaçlanan, dikkati kendine çekmek yerine etrafındaki seslerle uyum sağlayan bir müziği tanımlıyor. 

Yaklaşım anlamında Satie’yle derin bir yakınlık kuran John Cage, Silence: Lectures and Writings adlı kitabında mobilya müziğini; mobilya gibi, kendini empoze etmeden yalnızca ortamın bir parçası olacak, belki çatal bıçak seslerini yumuşatacak, belki birlikte yemek yiyen arkadaşlar arasındaki ağır sessizliği dolduracak, belki de konuşmaların arasına düşüncesizce giren sokak gürültüsünü etkisiz hâle getirecek ve böylece aslında bir ihtiyaca cevap verecek melodik yapılar olarak anlatıyor. Nils Frahm ise Music For Animals’ta, bu fikir etrafında inşa ettiği müziğe doğayı da eklemlemek niyetiyle yola çıkmış.

Nils Frahm’ın 2021’e bıraktığı, arşivinde duran 23 solo piyano kompozisyonunu kendi deyimiyle “çiçekleri vazoya atar gibi” bir albümde topladığı Old Friends New Friends’te ve 2018’e tarihlenen All Melody’de daha sakin post klasik tınılar duyuyoruz. Geçtiğimiz eylülde F.S. Blumm ile ortaklaştığı 2×1=4da ise elektronik dokunuşları daha yoğun işittiğimiz, biraz daha tempolu, hareketli bir minimaliz sunmuştu müzisyen. Çeşitlemelerine devam edip yine başka sulara dalmış anlaşılan.

tripping with nils frahm
Frahm’ın perdeye taşıdığı kimi sesler

Nils Frahm’ın işleri bazen müziklerini bestelediği sinematik evrenlerle birleşerek, bazen de kendi konser kaydını filmleştirildiği Tripping with Nils Frahm’da olduğu gibi doğrudan perdeye taşınabiliyor. Örneğin, Sebastian Schipper’in plan sekans çekimleriyle özelleşen 2015 yapımı filmi Victoria’da kendimizi, Frahm müzikleriyle karakterin macerasına eşlik ederken bulmuştuk.

Brad Pitt, Nils Frahm ve müzisyenin menajeri Felix Grimm’in prodüktörlüğünü üstlendiği, Benoit Toulemonde imzalı konser filmi Tripping with Nils Frahm ise 2018’deki All Melody turnesinde Funkhouse Berlin’de çalınan canlı performans kayıtlarından oluşuyor. 2020’de kendisiyle gerçekleştirdiğimiz röportajda, dinleyicilerinin heyecanlarını ve hislerini yansıtan farklı hâllerini görmenin onun için çok duygusal olduğunu ve müziğinde seslerin gerçekliğini önemsediğini söylemişti Frahm. Konser ânının sahiciliği ve etkileyiciliğini beyaz perdeden izleyicilere yansıtmaya çalışan 2020 yapımı Tripping with Nils Frahm’ı MUBI üzerinden izlemek mümkün. 

Yazı: Aybüke Ebinç