No Good Men, X-Men ’97 ve bu hafta başka ne izlesek?

Yazı: Burcu Teker

Vizyon takviminden ve farklı platformların kataloglarından film, dizi, belgesel ve şov tavsiyelerimizi içeren ne izlesek seçkimizde Shahrbanoo Sadat imzalı politik rom-com No Good Men, ikinci sezonuyla Marvel’ın nostaljik hamlesi X-Men ’97, Rebecca Ferguson başrollü distopik bilim kurgu Silo ve çok daha fazlası yer alıyor.


Kabul Jan / No Good Men (MUBI, 3 Temmuz)

Nedir: 76. Berlin Film Festivali’nin açılış filmi olan No Good Men, Taliban ayaklanması sırasında Kabil’deki en büyük televizyon kanalının tek kadın kameramanının hikâyesini alışılagelmişin dışında siyaset, mizah ve romantizm üçgeninde işlerken Afgan sinemasına da yeni bir soluk kazandırıyor. Keskin siyasi eleştirisine rağmen, toplumun katı normlarının yarattığı çelişkilerden beslenen komik anlarla bezeli filmde Naru; kendisini aldatan kocasından ayrılmış, üç yaşındaki oğlunun velayetini elinde tutmak için mücadele eden genç bir kadın. Sistematik cinsiyetçilik ve genel anlamda erkekler konusunda katı fikirleri var; tecrübe ve gözlemlerine dayanarak haksız da sayılmaz. Kendini uzman ilan edenlerin hadsiz tavsiyelerde bulunduğu, kötü bir gündüz programında çalışıyor. Değişiklik ihtiyacında olduğu dönemde, kanalında çalışan ünlü gazeteci Qodrat Qadiri’ye eşlik ederek kariyerinde sıçrama şansı yakalıyor. Bu görevin, gidişat ve hatta bakış açısı değiştiren türden bir fırsata dönüşeceğini bilmeden: “Afganistan’da hatasını kabul etmeyi, özür dilemeyi, takdir etmeyi bilen; iyi kalpli erkek kalmış olabilir mi yahu gerçekten?” 

Neye benzer: Gospod postoi, imeto i’ e Petrunija / God Exists, Her Name Is Petrunija pişman etmeyecek opsiyonlardan.

Kimler var: Yönetmen Shahrbanoo Sadat, cesur ve türlerin sınırlarını silikleştiren uzun metrajının senaryosunu, başrolü paylaştığı yazar – aktör Anwar Hashimi’nin yayımlanmamış otobiyografisinden esinlenerek kaleme almış. Oyuncu kadrosunda Yasin Negah, Masihullah Tajzai, Torkan Omari, Fatima Hassani öne çıkıyor. İşitsel üretimler Melancholia, Antichrist, Petite fille / Little Girl, Hjartasteinn / Heartstone, Vanskabte land / Godland gibi kalburüstü prodüksiyonların bestecisi Kristian Eidnes Andersen’den.

X-Men ’97 – 2. sezon (Disney+, 1 Temmuz)

Nedir: Marvel’ın 1992-1997 arasında kitleleri peşine takıp 90’lara yön veren ikonik çizgi dizisinin yeni sezonunu beklerken gözleri yollarda kalanlara müjde! Orijinalinin ruhu ve çizgisine sadık biçimde, kötülüğün karşısında duran mutant kahramanların maceralarına yenilerini ekleyen yapım, ilk sezonunda Profesör Xavier’in kaybının ardından verilen mücadele ve karşı karşıya kalınan sıkıntılar ekseninde şekilleniyordu. Finalinde izleyicisini büyük bir dönüm noktasında bırakan serinin yeni bölümlerinde ekip zamanın farklı noktalarına dağılmış durumda. Apocalypse, birden fazla zaman çizgisinde tehdit oluşturuyor; X-Force takımı, X-Factor, Colossus, Quentin Quire gibilerinin sahneye çıkmasıyla ise alışık olduğumuz ittifaklar oyuncu değişikliğine gidiyor.

Neye benzer: League of Legends evreninde geçen Arcane’de savaş, yerin altında hayat sürdürmeye çalışan yoksul kesim ile tepedeki varlıklı zümre arasında.

Kimler var: X-Men: The Animated Series’in yaratıcı ekibinin çoğu X-Men ’97’a da katkıda bulunuyor. Ancak devam dizisinin yaratıcısı, senaristi ve yapım sorumlusu Beau DeMayo; 2024’te, “iç soruşturma” adı altında, prömiyere yalnızca birkaç hafta kala Marvel Studios tarafından işten çıkarılmıştı. Üstelik yayımlandığı anda fan ve eleştirmen favorisine dönüşen animasyon dizisinin ikinci sezon senaryolarını da çoktan tamamlamışken. Üçüncü sezonda DeMayo’nun bayrağını What If…? senaristi Matthew Chauncey devralacakmış. İkonik serinin Cal Dodd, Lenore Zann, George Buza, Chris Potter, Chris Britton gibi usta isimlerden oluşan kadrosu karakterlerini seslendirmek üzere geri dönerken künyeye yeni eklenenlerden bazıları şöyle: Marcella Lentz-Pope, Debra Wilson, Naoko Mori, Patrick Seitz…


Bunlar da var! 

Silo – 3. sezon (Apple TV+, 3 Temmuz)

Her şeye kadir güçlerin hüküm sürdüğü neo-noir bilim kurgu – gerilim, şimdiye kadarki en iyisi olduğu dillendirilen üçüncü sezonuyla aramızda. Graham Yost tarafından Hugh Howey’nin Wool, Shift ve Dust isimli hit distopik bilim kurgu üçlemesinden uyarlanan Silo; insanlığın hayatta kalan son temsilcilerinin, 144 katlı klostrofobik kıyamet sığınaklarında verdiği hayatta kalma ve dış dünyaya ne olduğunu keşfetme mücadelesini takip ediyordu. Yeni bölümlerde, geçmiş ve şimdiki zamanın çarpışmasına tanıklık etmek üzereyiz. Silo 18 ile karmaşanın başladığı “Before Times” arasında gidip gelen ikili zaman çizgisiyle bir yandan Juliette’in (Rebecca Ferguson) hikâyesini takip ederken diğer yandan yeni karakterler kongre üyesi Daniel (Ashley Zukerman) ve gazeteci Helen (Jessica Henwick) vasıtasıyla “eski zamanlara” dönüp işin gerçek mimarlarıyla tanışarak sonun başlangıcı hakkında fikir sahibi oluyoruz. Başrolde ışıldayan Ferguson’a eşlik edenler arasında Common, Tim Robbins, Iain Glen, Chinaza Uche, Remmie Milner var. Müzikler BAFTA ödüllü besteci Atli Örvarsson imzalı. 

Minions & Monsters (Vizyon, 2 Temmuz)

Despicable Me spin-off’u Minions; sevimli, savunmasız ve beceriksiz, silindir şekilli sarı belaların yol açtığı yeni maceralarla geri döndü. Franchise’ın yedinci, Minion’ların başrolde olduğu yan ürün serisinin üçüncü filmi Minions & Monsters’ta canavar filmi çekmeye çalışan yaramaz karakterlerin kendilerini bir canavar filminin içinde bulmaları ve gezegeni yarattıkları kaostan kurtarma mücadelelerini izliyoruz. Yeniden yönetmen koltuğunda oturan Pierre Coffin’in klasik Hollywood referanslarıyla süslü filminde mikrofon başına geçenler arasında bizzat Coffin’in yanı sıra Christoph Waltz, George Lucas, Allison Janney, Jeff Bridges, Jesse Eisenberg, Zoey Deutch, Phil LaMarr, JP Karliak’a rastlıyoruz. Soundtracklerde bu kez Shrek, How to Train Your Dragon, Solo: A Star Wars Story, Happy Feet, Wicked gibi işlerdeki çalışmalarıyla iki Oscar adaylığı bulunan, bol ödüllü John Powell imzası var.

Gasu Ningen / Human Vapor (Netflix, 2 Temmuz)

Kelimenin tam anlamıyla toz duman olabilen bir katili nasıl durdurursunuz? Ishirō Honda’nın 1960 yapımı uzun metrajından Train to Busan yönetmeni Yeon Sang-ho ve Parasyte: The Grey’deki ortağı Ryu Yong-jae ikilisince küçük ekrana uyarlanan Human Vapor, sekiz bölümden oluşan bir bilim kurgu suç dizisi. Hikâyesini, kendini buhara dönüştürüp kurbanlarını içeriden öldürebilen bir katili yakalamaya çalışan dedektif Kenji Okamoto (Shun Oguri) ve muhabir Kyoko Kono (Yû Aoi) etrafında örüyor. Yutaka Takenouchi, Suzu Hirose, Uta Uchida, Kento Hayashi gibilerinin künyesinde yer aldığı dizinin rejisi Shinzô Katayama’ya emanet.

Bang My Box: The Robin Byrd Story (HBO Max, 1 Temmuz)

Prömiyerini Tribeca Film Festival’da yapan, Sarah Jessica Parker’ın yapımcılığını üstlendiği HBO belgeseli. Simgesi hâline gelmiş siyah tığ işi bikinisiyle sunduğu The Robin Byrd Show programı ile 70’lerin sonlarından 90’lara kadar ABD’nin halka açık telefon bağlantılı yayın dünyasına damgasını vuran; kendi adını taşıyan programını seks pozitiflik ve ifade özgürlüğü için bir platforma dönüştüren yetişkin filmleri yıldızı ve ikonik TV sunucusu Robin Byrd’ün hayatına odaklanıyor. Zengin arşiv görüntüleri ve samimi röportajlarla Byrd’ün kariyerini ele alırken New York’taki güncel yaşamının yanı sıra sevilen bir sakini olduğu Fire Island’daki hayatını da takip eden 80 dakikalık belgeselin yönetmen koltuğunu Stephanie Schwam ve Jyllian Gunther paylaşmış.


Little Amélie or the Character of Rain
Gözden kaçmasın

*Amélie et la métaphysique des tubes / Little Amélie or the Character of Rain (TV+, 6 Temmuz)

*La ola / The Wave (Vizyon, 3 Temmuz)

*Nijuuseiki Denki Mokuroku / Sparks of Tomorrow (Netflix, 5 Temmuz)

*Enola Holmes 3 (Netflix, 1 Temmuz)

Hâlâ izlemediyseniz

*Spider-Man: No Way Home (Vizyon, 3 Temmuz)

*Till (Prime Video, 30 Haziran)

*Furiosa: A Mad Max Saga (HBO Max, 30 Haziran)

*Sisu (Netflix, 28 Haziran)