Oyuncu Günlükleri: Tilbe Saran
Tilbe Saran bir senaryoyu ilk kez okurken nelere dikkat ediyor? Canlandırdığı karakterlerle nasıl bağlar kuruyor? Oyuncu olmasa ne olurdu?
Oyuncular Sendikası ile oyuncuların pratiklerini ve duygu dünyalarını kurcaladığımız soru-cevap serimizin konuğu, şu sıralar Netflix’te yayına başlayan Masumiyet Müzesi ile gündemimizde olan Tilbe Saran.

Oyuncular Sendikası senin için ne / neyi ifade ediyor?
Oyuncular Sendikası’nı çok önemli ve kıymetli buluyorum. Tek mesleki örgütümüze aidiyetim tam.
Hayatta yapmak istediğinin oyunculuk olduğunu ne zaman ve nasıl anladın?
Anaokulunda! Ama sonra unuttum! Lise sonda yeniden hatırladım.
Bugüne kadar canlandırdığın karakterler arasında sana en çok benzeyen hangisi?
Hepsi ve hiçbiri.
Canlandırdığın karakterlerle çatışma yaşadığın oluyor mu? Bu durumda nasıl metotlara başvuruyorsun?
Seçimlerini ve eylemlerini yargılamadan anlamaya çabalıyorum. Hayatta olduğu gibi…
Bir rolü senin için çekici kılan unsurlar, senaryoyu okurken mutlaka dikkat ettiğin detaylar neler?
Rol kadar metin, senaryo ve ekip çok önemli. Tek başına yapılan bir iş olmadığından ortak üretmekten zenginleşeceğimi umduğum işlere heyecanlanıyorum. Erillik yücelten işlerden uzak durmaya gayret ediyorum.

Oyunculuğa dair algı kapılarını açan, yaklaşımını değiştiren bir söz?
Uzun yıllar boyunca -eminim ki- pek çok farklı ustadan gördüklerim, duyduklarım, okuduklarım…. Tek bir şey işaret edemem.
Sence uzun soluklu bir kariyerin sırrı ne?
Nina’nın söylediği gibi “bizim meslekte önemli olan şan şöhret değil; sabretmesini bilmek, kaderine katlanmasını bil ve inançlı ol”. Başlarken niye sevdiğini bilmezken, anlatamazken akıp giden yıllarda o tutkuya daha da saplanıyorsun. Ferhat’ın Şirin’i unutup dağı delmesi gibi.
Sete girmeden önce kendini nasıl hazırlarsın? Ritüelin, çalışan yöntemlerin var mıdır?
Okurum, bilmediğim bir dönemse araştırırım, resimlere bakarım, playlist yaparım, günlüğünü yazarım…
Karaktere girmek kadar ondan çıkmak da bazen zorlayıcı olabilir. Sende böyle bir etki bırakan bir rol oldu mu?
Hayır, “oyun” oynadığımı hiç unutmadım.
Az önce aradılar, biyografin çekiliyormuş. Seni kim oynasın?
Değmez çekmesinler!
Oyuncu olmasan mesleğin ne olurdu?
Bilimle uğraşmak isterdim veya yasmak.
“Keşke bende de olsaydı” dediğin (ama olmayan) yetenek?
Oooo çoook! Çok iyi bir müzisyen olmak, dansçı olmak…
Yakın gelecekteki projelerine dair verebileceğin ipuçları var mı?
Unutulmuş bir ressamı hatırlatmak…
Sinema, televizyon veya tiyatro farketmez; aklından çıkmayan üç oyunculuk performansı?
Işık Yenersu – Güneyli Bayan
Yıldız Kenter – Arzu Tramvayı
Müşfik Kenter – Bir Garip Orhan Veli
