Pedro Almodóvar ile Penélope Cruz’dan, kusurlu anneliğe adanmış bir film

Madres Paralelas ile kadın evrenine, anneliğe, aileye dönüyorum. Önceki nesillerin ve torunların öneminden bahsediyorum. Hafızanın kaçınılmaz varlığı. Filmografimde pek çok anne var, bu hikâyenin parçası olanlar ise çok farklı. Anlatıcı olarak şu an bana daha çok, kusurlu anneler ilham veriyor.”


Karantinanın ilk üç ayında senaryosunu tamamladığı Madres Paralelas isimli projesi için bunları söylüyor Pedro Almodóvar. Hayata evladıyla bağlanan, çocuğunun suçunu üstlenen, fedakâr veya güçlü anneler görmeyeceğiz bu kez. Filmin başrolünde vazgeçemediği oyuncusu, ekürisi, hatta ilham perisi Penélope Cruz’un yer alacağından haberdardık. Yapımcıları arasında yer alan kardeşi Agustín Almodóvar, Twitter hesabından paylaştığı bir set fotoğrafıyla, çekimlerin başladığını resmen duyurdu.

Görselde ikili dışında, kendisiyle ilk defa çalışacak İspanyol oyuncu Israel Elejalde’ye de rastlıyoruz. Anlaşılan önemli bir rolde karşımıza çıkacak. Rossy de Palma ve Julieta Serrano gibi Almodóvar evrenine yabancı olmayan isimler de kadroda. Alışık olduğumuz üzere Madrid’i mesken tutacak anlatı, aynı gün doğum yapan iki anneyi yakın plana alacak. Bu iki annenin çocuk yetiştirme sürecinin ilk yılları, paralel şekilde anlatılacak.

Pedro Almodóvar ve Penélope Cruz ortaklığından unutulmaz 5 film
Carne trémula / Live Flesh (1997)

Victor ile kız arkadaşı Elena, sonunda silahların patladığı, David isimli bir polisin vurulduğu bir kavgaya tutuşurlar. Bu üçlünün yolları, Victor’un hapishaneden çıkmasının ardından yeniden kesişir. Cruz filmin açılış sekansında yer alıyor ve otobüste doğum yapan bir seks işçisine hayat veriyordu.

Todo sobre mi madre / All About My Mother (1999)

Henüz 17 yaşındaki evladının araba kazası geçirmesiyle sarsılan Manuela, Barcelona’ya gidip oğlunun babasını aramaya koyulur. Rastlantılarla örülü bu yolda karşısına bir kadın çıkacaktır. Cruz bu kez HIV pozitif, hamile bir rahibe suretinde.

Volver (2006)

Bu ortaklığın zirve noktalarından Volver’da, Cruz ilk kez başrolde. İşsiz kocası ve ergenlik çağındaki kızıyla yaşayan; birkaç işte birden çalışan, köklü sırlara sahip Raimunda’yı canlandırıyordu. Performans Cannes ve Goya’da taçlandırıldı, okyanusun öteki ucunda da Oscar ve Altın Küre dâhil sayısız ödüle de aday gösterildi.

Los abrazos rotos / Broken Embraces (2009)

Mateo Blanco, Lanzarote adasında geçirdiği korkunç trafik kazasında sadece görme yeteneğini değil, hayatının kadınını, yani Penelope Cruz’un canlandırdığı Lena’yı da kaybetmiştir. Yaşama tutunabilmesi için gerçek kimliğinin, sevgilisi ile öldüğü fikrini kabullenir.

Dolor y gloria / Pain and Glory (2019)

Deneyimli ama gençlik günleri artık geride kalmış yönetmen Salvador Mallo’nun (Antonio Banderas) geçmişten bugüne yaptığı seçimler, yaşamında iz bırakan olaylar, acıları ve zaferleri. Çocukluk yıllarının yer aldığı sahnelerde, otoriter ama şefkatli annesi Jacinta’ya Cruz hayat vermekteydi.

Yazı: Merdan Çaba Geçer