Seretan’la yeni EP’si “Live In Dreams” üzerine

Soundcollage ve Jungleskin gibi projeleriyle tanıdığımız Özcan Ertek’in uzun bir süredir üretimlerini sürdürdüğü Seretan projesi, önümüzdeki günlerde yeni bir EP yayınlıyor. Dijital platformlardan servis edilecek Live In Dreams isimli EP öncesinde Ertek’le hem albümün hazırlık sürecini hem de kişisel müzik zevklerini konuştuk.

Live In Dreams‘in hazırlık sürecinden bahseder misin? Parçalar nasıl evrelerden geçti? Ne kadar sürede ve nerede kaydedildi?
Parçaların büyük bir kısmını kendi evimde kaydettim, okulum ITU MIAM ve Babajim Studios’ta da kritik dinlemeler gerçekleştirdim. Genel olarak synthesizer ile doğaçlama kayıtlar yapıp, elde ettiğim materyali değişik efektlerle işleyerek ilerledim. Yazın fazlasıyla boş vaktim vardı, parçaları son hallerine 2015’in ağustos ayında getirdim. 

Red Bull Music Academy ve Babajim Studios’da Darkside’dan Omar Souleyman’a birçok etkileyici isimle yaptığın kayıtlardan gelen deneyimin yeni Seretan EP’si Live In Dreams‘te ne gibi getirilerini görüyorsun?
RBMA’de ve Babajim’de çalıştığım müzisyenlerden fazlasıyla etkilendim tabi. Birlikte çalıştığınız herkesten öğrenebiliyorsunuz. Herkesin değişik teknikleri ve alışkanlıkları oluyor. Akademide Kieren Hebden (Four Tet) birlikte parça yaparken kolumdan tutup odanın içinde dolaştırmıştı beni, kick’in rezone ettiği frekansı bulmaya çalıştık, gözlerimin içine bakıp “Duyuyor musun?” diyecek kadar ilgiliydi üstelik. Omar Souleyman ile de çalışmak çok keyifli, klavyedeki melodi atlamaları ve vokal nüansı tamamen kendine has. Bazen müzisyenlerin sıradışı fikirleri de çok yenileyici olabiliyor benim için. Darkside’dan Nicolas Jaar ve Dave Harrington ile yaptığım kayıtta değişik neler yapabiliriz diye tartışırken, binanın koridoruna mikrofon koyma fikriyle çıkageldiler. Fikir o kadar hoşuma gitti ki, hemen mikrofonu kurdum, stüdyonun kapısını açtık, Nicolas davulun, Dave gitarın başına geçti ve kayda bastık. Dışarıdan geçen araçlar, polis sirenleri, insanların birbirlerine seslenmeleri hepsi davul nüanslarının arasında duyuluyordu.. Beyoğlu sokaklarındaki hayat Darkside kaydının içine sızdı.

Bir süredir canlı performanslarında davulda Arcan Akduman sana eşlik ediyor. Birlikte çalışma fikri nasıl ortaya çıktı? İlerleyen dönemlerde daha farklı akustik enstrümanları da performansına dahil etmek niyetinde misin?
Onla iki üç sene önce bir Soundgarden’da tanışmıştık. Çok güzel davul çalıyor. Gel zaman git zaman iyi arkadaş olduk ve birlikte çalmaya karar verdik. Onun vuruşları güzel bir dinamik verdi, önemli fikirlerin altını iyice çizdi. Electronica temelli bir rock hissiyatı müziğime her zaman eklemlemek istediğim bir şeydi, bu hayalimi sonunda gerçekleştirdim. İyi bir davulcuyla bunun çok zor bir şey olmadığını görmek beni fazlasıyla sevindirdi. 

Çok farklı müzikal zevklere sahip bir müzisyensin. Bunun yansımaları da üretimlerinde fazlasıyla görülüyor. Son dönemde seni en çok heyecanlandıran, bir şeyler yapmak için harekete geçiren albümler hangileri oldu?
Biraz eskidi ama 2013 çıkışlı CFCF – Outsider albümünü o zamandır dinliyorum. Geçmişe, uzak diyarlara duyulan özlem, Proustçu bir nostalji hissiyatı, yapıcı bir melankoli… Bir sürü duyguyu başarılı bir şekilde barındıran bir albüm. Alessandro Cortini de çok güzel albümler çıkarıyor. En son yayınladığı Forse albümünden “Scape”e bir şans verebilir okuyanlar. Acronym – June senenin en iyilerindendi. Yair Elazar Glotman, Jasmine Guffond, Saffronkeira ve Dialect’in son albümlerini de yukarıdakilerle birlikte sayabilirim. Son olarak da Eartheater – Metaplesis‘i ekleyeyim.

Live In Dreams‘in Selim Hex tarafından hazırlanan kapak görselini aşağıda görebilirsiniz.

Seretan - Live In Dreams cover