Somut adımların gerekliliği, bir aktivistin portresi: “Greta Thunberg: A Year to Change the World”

İklim krizi alanında yürüttüğü faaliyetlerle son yılların en göz önündeki aktivistlerinden Greta Thunberg, geçtiğimiz sene izleme şansı bulduğumuz I Am Greta’nın ardından, bu kez bir belgesel serisi için kamera karşısında. Türkiye’de BBC Earth’ten izlenebilecek Greta Thunberg: A Year to Change the World’de, bu cesur genç kadının yolculuğuna hiç olmadığımız kadar yakından şahitlik edecek, cuma günleri okula gitmeyerek başlattığı kampanyanın dünyayı nasıl etkisi altına aldığını öğreneceğiz.



Hâlihazırda devam etmekte olan serinin 3. ve son bölümü 27 Mayıs 23:00’de, tekrarı ise 28 Mayıs 21.00’de ekranlarda olacak. BBC Earth’e Digitürk, Tivibu ve D-Smart üzerinden erişim mümkün.

“Küresel sıcaklık artışını 1,5 derecenin altında tutmamız gerekiyor.”

Küresel ısınmayla mücadele adına adım atılması talebiyle tek başına başlattığı kampanyanın ardından kısa süre içinde milyonlarca insanın desteğini alan, iklim değişikliği konusunda dünya liderlerine kafa tutmak ve uluslararası çapta farkındalık yaratmak amacıyla bir yıl okulu bırakan Greta; bugün dünyanın tanıdığı en genç aktivistlerden biri. Yetkili mecralardan küresel ısınmayı sınırlamaya yönelik vaatlerini yerine getirmelerini talep etti ve pek çok ülkeye çeşitli ziyaretler gerçekleştirdi.

Belgeselde, değişen iklimin sonuçlarının hem gezegenimiz hem de bizler açısından kaçınılmaz derecede bariz olduğunu kanıtlarıyla birlikte göstermeye çalışıyor. Tam da bu sebeple Kanada petrol endüstrisinin yanan katranlı kumlarından, Avrupa’nın kömür madenlerine ve ABD’nin eriyen buzullarına uzun bir yolculuğa çıkıyor. Bu yolculuk sırasında, önemli iklim bilimcileri ve ekonomistler de değişimin nedenlerini ve gerekliliklerini ortaya koyuyor.

Greta’nın bizlere duyurmaya çalıştığı ve bilim insanlarının da hemfikir olduğu mesajı oldukça açık: Felaket bir gelecekten kaçınmak ve sıradaki nesillere mümkün olan en iyi şansı vermek için küresel sıcaklık artışını 1,5 derecenin altında tutmamız gerekiyor.

Tanıtım toplantısından notlar

Greta Thunberg: A Year to Change the World’ün geçtiğimiz haftalarda çevrimiçi olarak düzenlenen, dünyanın farklı köşelerinden gazetecilerin katıldığı tanıtım toplantısında, serinin yapımcısı Rob Liddell’in yanı sıra iklim bilimciler Prof. Corinne Le Quéré ve Dr. Tamsin Edwards, belgesel serisi ekseninde merak edilenleri yanıtladı.

I Am Greta’nın (2020) ardından Thunberg, bilimin odakta olduğu bir başka projede yer almak istemiş ve Rob Liddell ile ekibi, BBC’nin talebi doğrultusunda çalışmalara başlamış. Greta’nın aktivist yönüne yer verseler de odakta mümkün oldukça bilimin yer aldığını söylüyor yapımcı. 

Ekip, karbon ayak izimizi azaltmak için havayolu ulaşımını minimuma indirerek seyahat etmiş; yolculuklar araba, tren ve elektrikli araçlarla yapılmış. Kanada’da bir buzulun üstünde çekim yaptıkları esnada, o sırada röportaj yaptıkları bilim insanı John Pomeroy’un “iklim değişikliği ile ilgili ne adım atılırsa atılsın bu buzulun eriyeceğini” söylemesi onları oldukça etkilemiş. Yine de devletlerin doğru planlaması ile küresel ısınmanın bir tehdit olmaktan çıkabileceğine, somut adımlar atılacağına olan inançları tam.

Greta Thunberg hakkında merak edilenler

Yapımcı Rob Liddell, insanların bu krizin ufuktaki bir sorun olarak gördüğünü fakat örneğin Greta’nın o ufka ulaşacağının bilincinde olan bir nesle ait olduğunu belirtiyor. “Bunu gelecekteki bir sorun gibi değil, bugünün problemi olarak düşünmeliyiz; elbette gelecekte daha da kötüleşecek.” demekte.

“Greta’nın bilgeliği ve aktivizmi yaşının ötesinde, sette sizi şaşırttı mı?” ekseninde bir soruya, “Bir yapımcı olarak bana yaşının çok ötesindeki bilgelikte biri olduğunu gösterdi ama umarım seri onun çocuk yanlarını da açık ediyordur. Mesela babasının giyimine müdahale ettiği sahneler var, ilişkileri ne kadar olgun durursa dursun onun bir çocuk olduğunu gösteriyor.” sözleriyle cevaplıyor. Otizmli olduğu için havadan sudan konuşmanın Greta’nın ilgisini çekmediğini, sohbetlerinin her zaman derinlikli olduğunu ekliyor.

Kendisinin nasıl iklim krizinin figürü konumuna gelebildiği hakkında ise, Dr. Edwards, Thunberg’in çözüm odaklı, cesur, net ve kesin iletişim tarzını işaret ediyor. Prof. Corinne “Greta çok açık konuşuyor ama anlattıklarını basitleştirmiyor. Dinlerken ondan öğrenecek çok şeyim olduğunu düşünüyorum.” demekte.

Medyanın Thunberg’e olan tavrı

Greta Thunberg’in görünürlüğü en fazla iklim aktivistlerden birine dönüşmesi, uzun yıllardır kendisi hakkındaki sayısız yalan habere, manipülasyona ve karalama kampanyasına vesile olmuş durumda. Biz de hem medya organlarının onu ele alış biçimi hakkındaki düşüncelerini hem de çekimler esnasındaki iletişimlerinin, zihinlerindeki Greta imgesine katkılarını sorduk.

“Sadece medyayı suçlamak istemem, manşetler kısadır ve genelde herkese bu şekilde bakılıyor.” diyen yapımcı Liddell, sette üç saat bilime odaklanıyorlarsa üç saat de Greta ile konuşup onun kim olduğunu anlamaya çalışmakla geçirdiklerini söylüyor: “Birçok kişinin Greta’nın arka planını anladığını düşünmüyorum. Onu harekete geçiren şeyin ne olduğunu bulmak açısından bilime odaklanmanın çok faydalı olduğunu düşünüyorum. Greta otizmden bir süper güç gibi bahsediyor; gerçeklere bakıp, açık bir şekilde anlayıp, hakkında konuşmasını sağlayan şey bu bence. Ama nihayetinde o bir insan ve seri de bunu gösteriyor.”