Teftiş: 3-4 Nisan // The Headhunters // Medeski/Martin & Wood @Babylon

Geçtiğimiz 3 Nisan ve 4 Nisan akşamları Garanti Caz Yeşili kapsamında izlediğimiz The Headhunters ve Medeski/Martin & Wood – Nels Cline konserleriyle caza doyduk. Geçen ayki Caz Yeşili konukları Of Montreal ve 77 Bombay Street’ten sonra yine Caz Yeşili durağı Babylon olurken baharı getirdiğimiz, kışa veda ettiğimiz şu günlerde iki iyi grubu izlemek neredeyse ilaç gibi geldi.


3 Nisan: The Headhunters
İlk konuk olan 3 Nisan akşamı seyrettiğimiz The Headhunters, 41 yıllık dolu dolu bir geçmişe sahip. 70’li yıllarda Herbie Hancock ile birlikte çalan grup, ismini 1973 yılında çıkan “Head Hunters” isimli Hancock albümünden alıyor. Perküsyonda Bill Summers, bateri de Mike Clark ve basta yer alan Paul Jackson üçlüsü Hancock’la birlikte yaptıkları albümlerden sonra The Headhunters adıyla tek başlarına çalışmaya başlamışlar. İlk albümleri Survival of the Fittest i 1975 yılında çıkaran grup 1977 yılında ikinci albümleri Straight From the Gate’i çıkardıktan sonra uzunca bir ara vermiştir. Geri dönüşleri ise yine Hancock’la çalışmaları sonucu çıkardıkları Return of the Headhunters! albümüyle olmuştur. Şu anki Patrick Clahar, Stephen Gordon ve Reggie Washington’lı kadrosunu da bu albümden sonra tamamlayan grup 2008 yılı sonbaharında da İstanbul’u ziyaret etmişti.

Grubun demirbaşı Bill Summers’ın perküsyonu başında seyirciyle konser boyunca sürecek olan sıcak iletişimine “Make Some Noise” sözleriyle başladı ve eğlenceli bir gece olacağının ipuçlarını verdi. Elbette ki bir Hancock şarkısıyla konsere başlayan konser, Thrust albümünden Actual Proof la Headhunters’ın Jazz-fusion grubu diye anılmasının hiç de yersiz olmadığını da göstermiş oldu. Ama aynı zamanda ayağının funk çizgisine ne kadar sıkı sıkı bastığını da ardından gelen James Brown şarkısıyla bir kez daha belli etti. Kyle Rousell’la yaptıkları Butterfly’ı çaldıklarında Bill Summers’ın çıkardığı uçuş uçuş sesler ve tadına doyulmaz klavye solosu ile hem salonun içini hem de dinleyenlerin içini bir jazz buğusu kapladı. Kırk yılı dolduran bir grup olmasına rağmen jazz’a olan tutkularından hiçbir şey kaybetmeyişleri dinleyenleri daha da etkiledi ve bu old-school adamlara eşlik eden doğru seçilmiş yeni yeteneklerle birlikte Headhunters İstanbullu caz dinleyicisine güzel bir gece yaşattı.

4 Nisan: Medeski/Martin & Wood – Nels Cline
Bir sonraki gece yine Babylon İstanbul’un yolunu tuttuk, bu kez 2006 ve 2010 ‘da İstanbul’a konuk olan Medeski/Martin & Wood üçlüsünü kendilerine eşlik eden özel gitarist Nels Cline (Wilco)le birlikte izledik. New York’lu avangard-jazz grubu Medeski/Martin & Wood piyano, klavye de bir üstat olan John Medeski, davulda Billy Martin ve basta Chris Wood’dan oluşan yirmi yıllık bir dostluk bağına sahip. Doğaçlama, ok gibi vuran melodileri ve sesleri karıştırmak konusunda uzman olan grup yanlarına kendilerine uyum sağlamak da hiç de zorlanmayan bir arkadaş da katmış: Nels Cline. Wilco’nun gitaristi olmak yanı sıra pek çok otorite tarafından en iyi 20 yeni gitarist arasında gösterilen Cline, Rolling Stone tarafından en iyi 100 gitarist arasında gösterilmiştir. İşte bu dikkat çekici bir araya gelişi izlemek ve cuma akşamı yorgunluğunu atmak için güzel bir kalabalık Babylon’da yerini almıştı. Daha önce The Woodstock Sessions adıyla tamamen doğaçlama bir albüm yapan dörtlü konser boyunca bu albümden sesler paylaştı. Kuşkusuz aralarındaki kimyayı görmemek mümkün değildi ve bu kimya tüm salonu sarıp sarmaladı. Ufuk açan melodileriyle müzik keyfi yaşatan grup avant-groove adı verdiği dünyasında bir gezgin gibi bizi dolaştırdıktan sonra içimizi enerji ile doldurdu ki konser bittikten sonra evlere dönmek ne mümkün? İki gecelik jazz serüveni biterken bu seferki jazz enerjimizi de bu köklü, kulak açıcı aynı zamanda ruh arındırıcı gruplarla yaptık.

Bir sonraki Garanti Caz Yeşili etkinliği 30 Nisan Uluslararası Caz Günü’nde 5 farklı mekanda gerçekleşecek konserleri merakla bekliyoruz.