The Odyssey, Heartstopper Forever ve bu hafta başka ne izlesek?
Yazı: Burcu Teker
Vizyon takviminden ve farklı platformların kataloglarından film, dizi, belgesel ve şov tavsiyelerimizi içeren ne izlesek seçkimizde Christopher Nolan’ın çok konuşulan son işi The Odyssey, Alice Oseman imzalı hit gençlik dizisinin finali Heartstopper Forever, Tereza Nvotová’dan psikolojik drama Father ve çok daha fazlası yer alıyor.

The Odyssey (Vizyon, 17 Temmuz)
Nedir: İnsanlık tarihinin en köklü hikâyesini, 2700 yıllık destansı bir şiiri modern dünyanın hayal gücü ve insafına sunmak için yetkin, kararlı ve dirayetli olmak gerekiyor. Ve belki biraz da takıntılı olmak; tıpkı Christopher Nolan gibi. Metinsellik kavramının en eski ve güçlü halkası sayılan, Batı kanonunun kurucusu kabul edilen büyük ozan Homeros’un zihninden doğma bu uyarlamayı hayata geçirmesinin tam 20 yılını aldığını ifade eden Oscar ödüllü sinemacı, altı ay boyunca altı farklı ülkede yaptığı çekimlerle ekibini ve oyuncularını da geriye değişmiş şekilde döndükleri bir yolculuğa çıkarmış. Senaryosu da orijinal metinden farklı olarak kahramanın kibirinden çok travmalarına ışık tutmayı hedefleyen Nolan tarafından kaleme alınan sinematik deneyim, genel hatlarıyla Truva Savaşı’ndan galip çıkan İthaka Kralı Odysseus’un yuvasına, krallığına, eşi Penelope ve oğlu Telemachus’a dönmek için verdiği varoluş mücadelesini, 10 yıl süren zorlu eve dönüş yolculuğunu konu alıyor.
Neye benzer: Karakterlerin eve dönüş motivasyonları farklılıklar gösterse de iki Oscar adaylığı bulunan Coen Kardeşler imzalı kara komedi O Brother, Where Art Thou? da modern bir The Odyssey uyarlamasıydı.
Kimler var: Her köşesinden bir yıldız ismin fırladığı projenin oyuncu kadrosunda Matt Damon, Anne Hathaway, Charlize Theron, Tom Holland, Lupita Nyong’o, Zendaya, Himesh Patel, Robert Pattinson, Benny Safdie, Elliot Page öne çıkıyor. Yönetmenin Interstellar, Dunkirk, Tenet, Oppenheimer gibi işlerinde de omuz omuza verdiği Oscarlı sinematograf Hoyte Van Hoytema filmin “gizli” başrollerinden. Müzikler ise Sinners, Black Panther ve Nolan’ın ödüle doyduğu biyografik draması Oppenheimer’ın besteleri ile üç Oscar heykelciği kucaklayan İsveçli besteci Ludwig Göransson’dan.

Heartstopper Forever (Netflix, 17 Temmuz)
Nedir: Alice Oseman’ın Türkçeye Yabancı Yayınları tarafından Kalp Çarpıntısı ismiyle çevrilen grafik romanlarından uyarlanan ergenlik draması, seyircisine veda hakkını çok bölümlü bir sezon yerine bir uzun metrajdan yana kullanmış. Üçüncü sezonun doğrudan devamı niteliğindeki final filmi, alışkın olunandan farklı bir anlatıya çeviriyor yüzünü: Yetişkin gerçekliğiyle ilk tanışma. Nick ve Charlie bir yandan büyüme sancıları, ufukta beliren uzun mesafeli ilişki ihtimali, değişen öncelikler, aile içi krizler ve arkadaşlarının yaşadığı gerginliklerle başa çıkmaya çalışırken diğer yandan yaşamlarının kesişmekte olan birbirinden farklı dönemleri arasında bağ kurma gayretinde bu kez.
Neye benzer: Love, Victor mutlu edecek alternatiflerden.
Kimler var: Joe Locke ve Kit Connor’ın başını çektiği, Yasmin Finney, William Gao, Corinna Brown, Kizzy Edgell, Tobie Donovan, Rhea Norwood, Eddie Marsan, Fisayo Akinade, Sebastian Croft’lu dizi kadrosu yeniden bir arada. Anna Maxwell Martin ve Derek Jacobi künyeye yeni eklenen simalar. Yönetmen koltuğunda Wash Westmoreland’in oturduğu filmin görüntü yönetiminden James Rhodes sorumlu.
Bunlar da var!

Otec / Father (Vizyon, 17 Temmuz)
98. Akademi Ödülleri’nde En İyi Uluslararası Film dalında Slovakya’yı temsil eden psikolojik drama, kasıtsız bir ihmalin yol açtığı korkunç trajedinin ardından yaşananların ve affetme eyleminin karmaşık doğasının izini süren türden. Yalnızca başkalarının bize bahşettiği değil; kendimizden de acımasızca esirgediğimiz bağışlanma eyleminin üstelik… Küçük kızını kreşe bıraktığını sanarken aracın arka koltuğunda unutarak geri dönüşü olmayan bir yıkıma sebebiyet veren sevgi dolu bir babanın derin suçluluk duygusunu, utancını, toplumsal baskı ve yargı süreciyle mücadelesini izliyoruz Father’da. Yönetmen ve senarist Tereza Nvotová, senaryoyu geliştirme sürecinde ekibinden Dušan Budzak’ın en yakın arkadaşının başına gelen gerçek olaydan ve Unutulmuş Bebek Sendromu olarak bilinen durumu tecrübe eden ailelerin hikâyelerinden ilham almış. Suçluluk, yas, keder üzerine katmanlı bir inceleme sunan projeyi parlatanın, başroldeki baba Michal’a hayat veren ve sarsıcı performansıyla 37. Palm Springs Uluslararası Film Festivali’nde FIPRESCI En İyi Erkek Oyuncu ödülüne uzanan Milan Ondrík olduğunu paylaşabiliriz.

Cause of Death: Unknown (MUBI, 17 Temmuz)
Yazar – yönetmen Ali Zarnegar’ın nefes kesen, karakter odaklı çıkış filmi Cause of Death: Unknown, İran sinemasının politik arka planlı yol filmi geleneğine eklenen güçlü bir halka olmasına rağmen gerilimini türün klişelerinden değil, sıradan hayatın nabzından alıyor. 98. Akademi Ödülleri’nde En İyi Uluslararası Film dalındaki İran temsilcisi drama, Lut Çölü’nde seyahat eden bir grup yabancının, bir ölümü takiben yüklü miktarda nakit para bulmasıyla çoraklığın göbeğinde ahlaki ikilem yeşertiyor. Cesedi hastaneye götürmeli mi, gömüp parayı bölüşmeli mi? Çaresizlik, suçluluk ve etik değerler arasında sıkışıp kalmış insanlara yönelik incelikli gözlemlerden beslenen filmin tesiri Neda Jebreili, Banipal Shoomoon, Alireza Sanifar’ın nüanslı performanslarıyla katmerlenmiş. Kurduğu görsel dünya ile atmosferi inşa eden isim sinematograf Davood Malek Hosseini.

Ride or Die (Prime Video, 15 Temmuz)
25 yıllık dostunuzun sizden sır sakladığını keşfetseniz nasıl hissedersiniz? Kötü tabii, çok doğal. Fakat sırrın ortaya çıkmasıyla hayatının tehlike olduğunu öğrenen Debbie’nin kendini kötü hissetmeye pek fırsatı olmuyor ne yazık ki! Tessa Coates tarafından yaratılan buddy komedisi Ride or Die’da Judith, hedefleri ortadan kaldırması için milyonlarca dolar ödenen belalı bir suikastçı olduğunu en yakın arkadaşı Debbie’ye açıklamak durumunda kaldığında ikilinin arasındaki bağın dayanıklılığı ayrı, sınırları ayrı sınanıyor. Aksiyon ve ton açısından Thelma & Louise’e göz kırpan mini serinin, aralarındaki kimya yadsınamayacak başrollerini Hannah Waddingham ile Octavia Spencer paylaşmış. Ed Skrein, Bill Nighy, Kathryn Drysdale, Jamie Parker öne çıkanlar arasında.

Lucky (Apple TV+, 15 Temmuz)
Marissa Stapley’nin aynı adlı çok satanından Your Friends & Neighbors, See, Warrior gibi işlerinden anımsanabilecek Jonathan Tropper tarafından adapte edilen suç – gerilim dizisi. Kendisini şekillendiren karanlık ve şiddet yüklü hayattan kurtulmak için çırpınan eski soyguncu genç bir kadını, Luciana “Lucky” Armstrong’u (Anya Taylor-Joy) takip ediyor. Klişeleşmiş kedi – fare oyunundan fazlasını vadettiği söylenebilecek polisiye drama bir yandan insan doğası ile yetiştirilme tarzı arasındaki ilişkiyi kurcalarken diğer yandan “yumuşak karın” addedilen birini sevmenin beraberinde getirdiği tehlike ve kırılganlıkları da hünerle işlemiş. Annette Bening, Timothy Olyphant, Aunjanue Ellis-Taylor, Clifton Collins Jr., Matthew Rauch kadronun göze çarpanları. Müzikler, Ride or Die’da da emek veren Isabella Summers’tan.

Hâlâ izlemediyseniz
*Dazed and Confused (MUBI)
*The Tragedy of Macbeth (TV+)
*Both Sides of the Blade (HBO Max, 8 Temmuz)
*The Day of the Jackal (TOD)
*Rental Family (Disney+, 8 Temmuz)