Yaşa takılanlar: Tom Tom Club - Tom Tom Club
Yazı: Ekin Sanaç
Talking Heads üyeleri Chris Frantz ve Tina Weymouth’un ritmi merkeze alan kaçış noktası Tom Tom Club’ın ilk albümü artık 45 yaşında.
İlk dinleyişten bu yana neler değişmiş? Şarkıların arasına neler sızmış? Yaşa takılanlar açtı ve yeniden dinledi.
Tom Tom Club
Tom Tom Club
23 Haziran 1981
Çok mühim albümdür çünkü…
Tina Weymouth ve Chris Frantz tarafından kurulan post punk / new wave efsanesinin bu ilk albümü, her ortama rahatlıkla sızabilen muazzam bir dans müziğinin yanı sıra bize harika bir “boynuz kulağı geçti” hikâyesi de veriyor. Şöyle ki Talking Heads’in ritim bölümünü oluşturan Weymouth (bas) ve Frantz (davul), 1980’lerin başında grup arkadaşları David Bryne’ün solo takılmaya yoğunlaştığı o dönemi (muhtemelen) “okullar tatil oldu” benzeri bir coşkuyla karşılayarak kendi gruplarını kurmaya karar verirler. Island Records’ın bu yan proje için kendilerine teklif ettiği anlaşma kapsamında New York’un gürültüsünden uzaklaşarak soluğu Bahamalar’da alır ve stüdyoya girerler. Grup, Tom Tom Club ismini Nassau şehir merkezinde takıldıkları bir dancehall’dan alır. Albüm için de yakınlarındaki Compass Point Studios’da kayda girerler. Prodüktör olarak Lee “Scratch” Perry’i ayarlamışlardır ancak Perry bu seansı eker. Konsolun başında yanlarına o sıralar henüz 23 yaşında olan Jamaikalı ses mühendisi Steven Stanley oturur ve eşsiz bir funk – disco yaklaşımıyla daldan dala sıçrayan bu tatil gibi albüm de böylece ortaya çıkar.
Tom Tom Club, “Wordy Rappinghood” gibi klasiklerle sadece dans müziği değil; rap müzik adına en heyecan verici erken dönem referanslarından biri olarak karşımızda duruyor. Albümle (ve muhtemelen David Byrne’den uzaklaşmanın özgürleştiriciliğiyle) açığa çıkan yoğun yaratıcı enerjinin New Yorklu sanatçı James Rizzi imzasıyla dönüştüğü ikonik kapağın da altını çizmeyi unutmayalım.
Tom Tom Club albümü aynı zamanda bugün hip hop ve R&B tarihinin en çok sample’lanmış şarkılarından biri olarak anılan “Genius of Love”ın da evi elbette. Karşı koyması imkânsız klavye loop’u ve ritimleriyle büyük patlama yakalayan ve devasa bir hite dönüşen parça, sonradan muazzam egosundan önünü görmekte zorlanan, kontrolcü, grup arkadaşlarına kredi verme konusunda berbat bir karakter olduğunu öğreneceğimiz David Byrne tarafından zamanında ne yazık ki “ticari bir girişimden ibaret” olarak nitelendirilmişti. Çünkü kendisi (muhtemelen) kıskançlıktan çatlamıştı ki ilerleyen yıllarda grup içi dinamiklerine ve o dönemlere dair (belirli bir düzeyde) özeleştirisini de verecekti. Chris Frantz’in 2020 yılında The Guardian’a verdiği röportajda o günlere ve Byrne ile aralarında yaşananlara dair her şeye rağmen kırgınlık, kıskançlık ya da haset gibi duygular taşımadığını açıklarken kurduğu şu cümleyse aklımdan hiç çıkmıyor: “İnanın bana, David Bryne’ü tanısaydanız onu kıskanmazdınız.”
İlk dinleyişte hissettirdikleri vs bugün hissettirdikleri
Şu hiç değişmiyor: Başa alıp tekrar dinlemek, tekrar dinlemek ve tekrar dinlemek.
Bunu biliyor muydunuz?
“Genius of Love” parçasındaki alkış sesleri Sly & Robbie’ye ait. Çünkü Tom Tom Club’ın Bahamalar Compass Point Studios’da albümü kaydedildiği esnada yan odada da Grace Jones abidesi Nightclubbing pişirilmekteydi. Chris ve Tina, el çırpma efektlerinin overdubları yapılırken Sly Dunbar ve Robbie Shakespeare’i de odaya çağırmanın eğlenceli olabileceğini düşünmüştü.